0
Ulemâü's-Sû' Şeairi İslamiyenin Değiştirilmesinde Nasıl Aldandı
"Olsa olsa, muvakkat bir cilve-i ma'nâdan gelen bir intibâh-ı muvakkat, o ulemâü's-sû'u aldatmıştır. Ne demek izah eder misiniz?
Hayrat Yardım, dünya genelinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı bağış ve yardımlarla bir iyilik köprüsü kurar. Siz de bu hayra ortak olun.
Hayrat Yardım'a Bağış Yap
0
"Olsa olsa, muvakkat bir cilve-i ma'nâdan gelen bir intibâh-ı muvakkat, o ulemâü's-sû'u aldatmıştır. Ne demek izah eder misiniz?
1
Kalbime baktığımda, benden üstün konumdaki birine karşı haset görmüyorum; aksine insanların mutluluğuyla mutlu, üzüntüsüyle üzgün olurum. Ancak herkes böyle değil ve bazı akrabalarımın tavırları beni üzüyor. Geçmişte ailemizde alışılmadık bir konuma geldiğimde, bana zararı olmayan kişilerden yersiz eleştiri ve haksız davranışlar görmüştüm. Şimdi yine benzer, hatta daha iyi bir konuma gelme ihtimalim var ve geçmişte olduğu gibi kötü tavırlarla karşılaşmaktan endişe ediyorum. Aslında sürekli bir arada olmayacağız ve bu beni çok etkilemeyebilir; yine de bir araya geldiğimizde olası tavırları düşünmek beni çok üzüyor.
10
Mesnevi-i Nuriye'de şöyle bir paragraf var: "Ve kezâ, kudretin taallukātı ayrı, vücûdun cilveleri veya sâir sıfâtın tecelliyâtı ayrıdır. Birbirine iltibâs edilmemeli. Meselâ, dünyada vücûdun tekâmülü tedrîcîdir. Berzahî aynalarda ise ânî ve def'î olur. Çünkü îcâd ile tecellî arasında fark vardır." Buradaki îcâd ve tecellî arasındaki fark tam olarak nedir?
2
Öğle namazının son sünnetini 4 rekâta tamamlamanın gayr-i müekked nev'inden sünnet olduğunu, Efendimiz (sav)'in çoğu zaman 2 rekât kılsa bile zaman zaman bu şekilde öğlenin son sünnetini 4 rekât kıldığını okudum; hatta böyle yapmanın umre sevabı kazandırabileceğini duydum. Bu rivayetler ne kadar doğrudur, sahih midir?
1
Kurbanı kesen kişinin abdestli ve ayık olması şart mıdır? Mezbahanelerde ve toplu kesim yerlerinde kesimi yapan kişinin kim olduğu her zaman bilinmeyebiliyor. Kesen kişinin gece alkol almış olması kurbanın sıhhatine zarar verir mi? Kurban kesen kişide hangi şartlar aranır; hangi durumlarda kurban geçerli olmaz ve kimler kurban kesemez?
7.365
Allah'a inanıyorum fakat dine inanmıyorum diyen birçok arkadaşım var. Genel savunmaları ise ben zina yapmıyorum, yalan söylemiyorum oluyor. Önemli olan bunları tek başına yapmaktır diyorlar. Böyle düşünen kimselere nasıl cevap vermeliyiz?
0
Ölen kişiyi gömmek için illaki toprak olması şart mıdır? Definle alakalı fıkhi hüküm nedir?
39
Bediüzzaman Hazretleri, 30 yaşındayken (1907) İstanbul'a gitmeye karar verir. Konağında on yıl kadar yaşadığı Van Valisi Tahir Paşa'nın, "Harika bir zekâya sahiptir, ilmî ve müşkil meseleleri çözme merciidir. Kendisine has bir kıyafeti vardır ve bütün ricalarımıza rağmen âlimlere ait elbiseleri giymemiştir. Bunun nedeni, kendini talebe (öğrenci) olarak görmesidir. Padişaha sadık ve kanaatkârdır" ifadelerinin yer aldığı mektup da yanındadır. İki büyük amacı vardır.Birincisi: "Doğudaki eğitimsizlik; karışıklığı, vahşeti ve Avrupalıların uğursuz, kirli ellerini ortaya koyar. Eğitim olmadıkça doğudaki sorunlar çözülmez" düşüncesinden hareketle, o dönemde meşhur eğitim kurumları olan mektep, medrese ve tekkeyi birleştirme amacı taşıyan "Medresetüzzehra Üniversitesini" Van merkezli olacak şekilde kurmaktır.İkincisi: Doğudaki ilim ve zekâ potansiyeline dikkat çekmektir.İstanbul'a ulaştıktan sonra iki ay boyunca Ferik Ahmet Paşa'nın yalısında kalır. Sonrasında Fatih'teki Şekerci Hanı'na yerleşir ve ilim ehli insanların ilgisini çekmek için kapısına "Burada her suale cevap olunur, sual sorulmaz" yazar. Medresetüzzehra projesini Padişaha sunmak için bazı paşalarla görüşür. Fakat elbiseleri ve zayıf Türkçesi yüzünden kötü muameleye maruz kalır ve projesi geri çevrilir. Zaptiye (Güvenlik) Nâzırı aracılığıyla kendisine verilen maaşı ve Padişahın ihsan-ı şahanesini kabul etmez.1 Giyimi, üslubu, teklifleri geri çevirmesi ve kapıya yazdırdığı yazı bahane edilerek kendisini hazmedemeyen insanların da meseleyi bulandırmasıyla Üsküdar'daki Toptaşı Tımarhanesi'ne sevk edilir. Bu durumu bir eserinde şu şekilde ifade etmektedir:İstanbul'da bu âfetli şöhret içinde mücâdele ederek nihâyet rakiplerimin ifsâdâtıyla (bozgunculuklarıyla) merhûm Sultân Abdülhamîd'in emriyle tımarhâneye kadar sürüklendim.2Yine kendi döneminde yaşamış; yazar, yayıncı ve aynı zamanda siyasi bir figür olan Ahmed Ramiz, Bediüzzaman Hazretlerinin yaşadığı bu süreci şöyle aktarmaktadır:Rumi 1323 (m. 1907) senesi zarfında idi ki, Şarkın yalçın, sarp, âhenîn mâverâ-i şevâhik-i cibalinde tulû etmiş Said Nursî isminde nevâdir-i hilkatten mâdud bir ateşpâre-i zekânın İstanbul âfâkında rüyet edildiği haberi etrafa aksetmiş ve fıtraten mütecessis olan bazı kimseler o harika-i fıtratı peyapey gördükçe, mâder-i hilkatin hazâin-i lâ-tefnâsındaki sehaveti bir türlü hazmedemeyenler, Şarkî Anadolu kıyafetinde, o şal ve şalvar altında öyle bir kanun-u dehânın ihtifa edebileceğini bir türlü anlayamayarak, bir kısım adamlar ona, "mecnun" demişlerdi. Said Nursî, filvâki ifrat-ı zekâ itibarıyla hudud-u cünunda idi. Fakat, öyle bir cünun ki, "Onun ulvî ruh ve kemâl-i aklına işarettir".3Yani Rumî 1323'te (1907) Hz. Üstad'ın İstanbul'a gelişi büyük dikkat uyandırmıştır. Üstün zekâsı, farklı şahsiyeti ve doğu vilâyetlerine mahsus kıyafeti sebebiyle herkesin ilgisini çekmiştir. Ancak bazı kimseler, bu sade görünüş altında böyle parlak bir dehânın bulunabileceğini anlayamadıkları için onu yanlış değerlendirmiş ve “mecnun” demişlerdir.Doktorun yaptığı muayene sonucunda rapora "bu adamda cünun (delilik) varsa dünyada akıllı adam yoktur" şeklinde kayıt düşülür ve taburcu edilir.Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN SULTAN ABDÜLHAMİD HAN'A KARŞI TAVIR VE TUTUMUBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ'NİN ABDÜLHAMİD HAN'I ELEŞTİRMESİ NASIL ANLAŞILMALIDIR?SULTAN ABDÜLHAMİD DÖNEMİNDE BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİ NEDEN TIMARHANEYE SEVK EDİLDİ? MEHMET AKİF ERSOY'UN ABDÜLHAMİD HAN'A KARŞI TAVRIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Divan-ı Harb-i Örfi, Hayrat Neşriyat, Isparta, s. 23.Bediüzzaman Said Nursi, Şua'lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 531.Bediüzzaman Said Nursi, Divan-ı Harb-i Örfi, Hayrat Neşriyat, Isparta, s. 3.
27
Vücuttan çıkan her şey abdesti bozar deniyor. Bu konuda kişi abdest aldıktan sonra kıl yolsa, elindeki veya vücudundaki bir et parçasını koparsa ama kanamasa veya saçı yolsa/dökülse abdest bozulur mu?
15
Cuma günü gusul almak kadınlar için de sünnet midir?
56
Elmalılı Hamdi Yazır, Sultan Abdülhamid'in hâl fetvasını imzalayarak kötü alimler sınıfına girmiş midir? İşin aslı nedir? Nasıl böyle bir fetvaya katılmıştır?
9
Ticarete konu olan vasıta veya gayrimenkul mallarının sahibi eğer bunların gerçek değerinden haberdar olmayıp çok altında satıyorsa bu kişi ile alışveriş yapmanın hükmü nedir?
13
Erkek çocuklarımıza "Tayyib" ve kız çocuklarımıza da "Tayyibe" ismini koymamızın dinimiz açısından herhangi bir sakıncası var mıdır? Konulmasının sakıncalı olduğuna dair toplumda bazı şeyler duydum. Bu konuyu izah eder misiniz?
10
İkindi ve yatsı namazlarının ilk sünnetlerinde, üçüncü rekâtın başında okunan Sübhaneke duasını unutursak sehiv secdesi gerekir mi?
10.771
Seferi nasıl olunur? Burada mesafe mi dikkate alınmalı yoksa vasıta veya süre mi? Günümüzde seferiliğin şartları değişir mi?
10
Gazlı içecekler, gazoz, kola, meyveli maden suyu gibi gazlı, karbondioksitli içeceklerin caiz olmadığını, hatta içerisinde alkol olduğunu ve haram olduğunu söylüyorlar. Bunun dayanağı nedir? GİMDES'in bunlara sertifika vermemesinin sebebi nedir? Kanıtlarına nasıl ulaşabiliriz?
4.760
Ene bahsinde geçen "Felsefenin teşebbüh-ü bilvâcib insaniyetin gayet-i kemâlidir," cümlesini açıklar mısınız?
12
Bediüzzaman Hazretleri; "Tarîkatte hissesi olmayan ve kalbi harekete gelmeyen, bir muhakkik âlim zât da olsa, şimdiki zındıkların desîselerine karşı kendini tam muhâfaza etmesi müşkilleşmiştir" diyor. Bu cümlesini izah eder misiniz?
11.271
Tayy-i mekan ve tayy-i zaman hakkında bilgi verir misiniz?
4.248
Bast-ı zaman ile tayy-i mekan aynı manaya mı geliyor, arasında fark varsa nedir?
7.440
Allah peygamberlere neden daha fazla yük yüklemiştir? Ayrıca imtihan şartları eşit değilse adalet nasıl sağlanacaktır?