Ahzab Suresi 59. Ayetin Sebeb-i Nüzulü Nedir?
Bahsedilen âyet, kadınların dışarı çıkarken iç elbiselerinin üzerine giydikleri ve bütün vücutlarını örten cilbabın farziyetiyle alakalıdır. Âyetin meali şöyledir:Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına söyle, (başlarını ve yüzlerini kapatacak şekilde) dış örtülerinden (çarşaflarından bir kısmıyla) üzerlerini örtsünler!(2) Bu, onların (iffetli olarak) tanınıp da rahatsız edilmemeleri için daha yakındır(daha elverişlidir). Allah ise, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.1Âyetin sebeb-i nüzulü ise şöyledir:İbn Sa'd, Buhârî, Müslim, İbn Cerîr, İbn Merdûye ve Beyhakî, es-Sünen adlı eserinde Hazret-i Âişe'nin şöyle dediğini bildirir:Hicab âyeti nazil olduktan sonra Sevde, tuvalet ihtiyacını gidermek için dışarı çıktı. Sevde, cüsseli bir kadındı. Kendisini tanıyan biri, uzaktan görse bile onun kim olduğunu anlardı. Hazret-i Ömer onu gördü ve şöyle dedi:“Ey Sevde! Vallahi, bizden gizlenemiyorsun. Nasıl dışarı çıktığına bir bak!”Bunun üzerine Sevde geri döndü. O sırada Resûlullah (sav), evimde akşam yemeğini yiyordu ve elinde etli bir kemik parçası bulunuyordu. Sevde içeri girerek şöyle dedi:“Ey Allah'ın Resûlü! Bir ihtiyacım için dışarı çıkmıştım. Ömer bana şöyle şöyle söyledi.”Bunun üzerine Yüce Allah, Resûlullah'a (sav) vahiy indirdi. Vahyin ağırlığı Resûlullah'ın üzerinden kalktığında, elindeki kemik parçası hâlâ duruyordu. Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:“İhtiyaçlarınız için dışarı çıkmanıza izin verildi.”2İbn Cerîr'in bildirdiğine göre, Resûlullah (sav) Medine'ye geldiğinde evlerde tuvalet yoktu. Resûlullah'ın (sav) hanımları ve diğer kadınlar, gece olunca tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için dışarı çıkıyorlardı. Erkekler de kadınlarla konuşmak amacıyla yollarda oturuyorlardı. Bunun üzerine bu âyet nazil oldu.3Ayrıca BakınızTESETTÜR VE ÇARŞAFŞERİATA GÖRE TESETTÜR ZORUNLU MUBAYANLARIN BİRBİRİNE KARŞI TESETTÜRÜTESETTÜRDE EL VE YÜZTESETTÜRÜN (ÖRTÜNMENİN) GEREKLİLİĞİTESETTÜRLE ALAKALI İNEN AYETLERİN SIRASIKaynakçalarAhzab, 33/59.Celâleddîn es-Süyûtî, ed-Dürrü'l-Mensûr fi't-Tefsîri bi'l-Me'sûr, Beyrut: Dârü'l-Fikr, c. 6, s. 659.İbn Cerîr et-Taberî, Câmiʿu'l-Beyân ʿan Teʾvîli Âyi'l-Kurʾân, Mekke: Dârü't-Terbiye ve't-Türâs, c. 20, s. 315.

