kategorisindeki sorular

Tercih bila müreccih ve tereccüh bila müreccihin farkı nedir? Açıklayabilir misiniz?
Bedir savaşından sonra hz Ömer esirlerin öldürülmesi, Peygamberimiz ve hz Ebu bekir ise fidye ya da okuma yazma öğretme şartıyla salıverilmesi yönünde ictihadda bulundular. Nihai olarak hz Ömerin ictihadı uygulanmadı diğeri uygulandı. Fakat sonradan inen ayet-i kerimede Allah hz. Ömerin ictihadını doğruladı. O esirler arasında Süheyl bin amr vardı ve kendisi ileride müşrik saftan müslüman safına g
Kader ve kazada, atânın hükmü nedir? Levhi mahfuzda var olan bir şey atâ ile değişir mi? Mesela sadaka belayı def eder. Hadisinde sadakanın kaderde var olan bir belayı değiştirdiği söylenebilir mi? Eğer levhi mahfuzda bir değişme olduğunu söylersek, bu durum Cenabı Hakkın her şeyi bilmesi gerçeğiyle zıt düşmez mi?
Kulu istedi diye Allah razı olmadığı kötülüğü yaratıyorsa, Allah kendine haksızlık yapıpta mecburiyete düşmez mi? Allah razı olmadığı şeyi yaratarak kulunun isteklerine esir olmaz mı? Çünkü bizler razı olmadığımız şeyleri yaparsak, hem psikolojik olarak hem de kanunlara göre esir olduğumuz kabul ediliyor. Allah kötü şeyleri yarattığı için, kötü olarak sorumlu tutulmuyorsa, o zaman razı olduğu iyi
Ecel vaktinin uzaması veya kısalması yani değişme durumu var mıdır? Sadaka ömrü uzatır mı?
Kader Risalesi'nde, Tercih bilâ müreccih'' meselesinde anlatılmak istenen asıl manayı izah edebilir misiniz?
1. Bir otobüs düşünün. içinde onlarca kişiyle şaranpole yuvarlanıp bazıları vefat ediyor. Bazıları da yaralı olarak kurtuluyorlar. Otobüsün şaranpole yuvarlanma işini Allah mı yapıyor. Yani Allah o anda şoförun iradesini mi alıyor. Ölenler ve yaralananların kaderi bu şekilde mi oluşuyor? 2. Bir katil düşünün bir de maktul. Katile öldürme meylini veren Allah mıdır? Yani öldürme şartlarını Allah mı
Kaderin mistar ve kudretin masdar olması ne demektir?
“Cebir ve i‘tizâlde birer dâne-i hakîkat bulunur” Ey tâlib-i hakîkat! Mâzîye hem musibet; müstakbel ve ma‘siyet ayrı görür şerîat. Mâzîye, mesâibe nazar olur kadere, söz olur cebriye. Müstakbel ve meâsî, nazar olur teklîfe, söz olur i‘tizâle. İ‘tizâl ile Cebir şurada barışırlar. Şu bâtıl mezheblerde birer dâne-i hakîkat mev­cûd, mündericdir, mahsûs mahalli vardır. Bâtıl olan ta‘mîmdir." (Lemaat)
Başımıza gelen her musibette nefsimizin bir hissesi mi var? Eğer var ise Kader mahkumu tabiri doğru olur mu?