Medresetü'z-Zehra erkânları, Bediüzzaman Hazretlerinin, başta Ispartalı Nur Talebeleri olmak üzere Risale-i Nur'un ortaya koyduğu iman ve Kur'ân davasına bütün ömürlerini vakfeden talebelerine vermiş olduğu özel bir isimdir. Erkân tabir edilen en önde gelenlerine hitaben kullandığı bir ünvandır. İmana yaptığı büyük hizmetten dolayı Isparta, Üstad Hazretleri nazarında manevi Medresetü'z-Zehra olmuştur. Doğuda açmak isteyip de muvaffak olamadığı o medrese yerine, Risale-i Nur'ları telif ettiği Isparta manen o vazifeyi görmüştür.Eski Saîd çok zaman Medresetü'z Zehrâ'yı gaye-i hayâl ederek çalışmış. Cenâb-ı Hakk kemâl-i merhametinden, Isparta'yı o Medresetü'z Zehrâ hükmüne getirdi. 1Cenâb-ı Erhamürrâhimîn o medresenin ma'nevî hüviyetini Isparta vilâyetinde te'sîs eyledi, Risâle-i Nûr'u tecessüm ettirdi. İnşâallâh istikbâlde Risâle-i Nûr şâkirdleri, o âlî hakîkatin maddî suretini de te'sîs etmeye muvaffak olacaklar. 2“Yâ Rab! Madem Isparta, Risâle-i Nûr'un bir Medresetü'z-Zehrâ'sıdır, sen oradaki fenâ me'murları dahi ıslah eyle. Hüsn-ü âkıbet ver” diye duâ eyledim ve ediyorum. 3Bilhâssa Medresetü'z-Zehrâ erkânlarının, husûsen Husrev'in bu vatan ve millet ve Âlem-i İslâm'a hizmet-i îmâniyeleri ve tahrîbci dinsizlerin desîselerine sed çekmeleri o kadar büyük bir hasenedir ki, farz-ı muhâl binler seyyie olsa affettirir. Öyle ise, başta Husrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkîd etmemek ve kemâl-i ihlâs ve samîmiyet ile onlara tesânüd ve tâm kardeş olmak lâzımdır. 4Bu Lemeât'ın işâret ettiğimiz kısımları Otuz Üçüncü Söz nâmında Sözler'in âhirinde yazılmasını, nûr kahramanı Husrev'in ve Medresetü'z-Zehrâ erkânlarının re'yine havâle ediyoruz. 5Bediüzzaman Hazretleri, bu önde olan erkânlara, hususen Hüsrev Efendi'ye Risale-i Nur'ların tasnifinde söz hakkı vererek onların kıymetlerini bize bildiriyor. Ayrıca bu erkânın en önde gelen talebelerinin isimlerini ve üstün meziyetlerini de şöyle bildiriyor:Husrev'in, Hâfız Ali'nin, Hâfız Mustafa'nın, Küçük Ali'nin birbirine hitâben yazdıkları dört mektublarını okudum. En derin kalbimde bir sürûr, bir hiss-i şükrân, bir memnuniyet hissettim. Bu çok kıymetdar kardeşlerimin ne derece âlî-himmet ve yüksek ruhlu, Risâle-i Nûr hizmetinde ne derece fedâkâr olduklarını anladım... Hâfız Ali'nin hakîkaten müstesnâ bir mahviyet ve tevâzuu içinde ihlâsı ve fenâfil'ihvân düstûrunu muhâfaza etmesi; ve Husrev'in hakîkaten tedbîrce bana ihtiyaç bırakmayacak bir derecede tedbîri ve dirâyeti ve Hâfız Ali gibi yüksek ihlâsı ve mahviyeti; Ve Hâfız Mustafa'nın hizmet-i Nûriyede büyük iktidarı içinde kuvvetli bir sadâkati ve fedâkârâne teslîmiyeti; ve hem Abdurrahmân, hem Lütfü, hem Hâfız Ali ma'nâsını taşıyan büyük ruhlu Küçük Ali, Risâle-i Nûr hizmetini dünyada her şeye tercîhen hayatının en büyük maksadı yapması ve sebeb-i ihtilâfa karşı kuvvetli mukāvemeti bulunduğunu bu dört mektubunuz bana bildirdi. Aynı sistemde, mes'elede alâkadâr kahraman Tâhirî ve kahraman Rüşdü'nün dahi aynı hakîkatte ve aynı ahlâkta bulunduklarını hiç şübhe etmiyoruz.Bu altı rüknün (erkanın), bu muvakkat sarsıntıdan hakîkî bir tesânüdle birbirine el ele, omuz omuza, baş başa vermesi, altı yüz, belki altı bin kıymet-i ma'neviyeyi alıyor diye, Cenâb-ı Hakk'a Risâle-i Nûr hesabına hadsiz şükür ediyoruz. 6DEĞERLENDİRMEMedresetü'z-Zehra erkânları, Bediüzzaman Hazretlerinin, başta Ispartalı Nur Talebeleri olmak üzere Risale-i Nur'un ortaya koyduğu iman ve Kur'ân davasına bütün ömürlerini vakfeden talebelerine vermiş olduğu özel bir isimdir. Erkân tabir edilen en önde gelenlerine hitaben kullandığı bir ünvandır. Medresetü'z-Zehrâ erkânları, Risâle-i Nur hizmetinde dirâyet, ihlâs, sadâkat ve tesânüd sahibi zâtlardır.Başta Husrev Efendi olmak üzere, Hâfız Ali, Hâfız Mustafa, Büyük Ruhlu Küçük Ali, Tâhirî ve Rüşdü Efendi'ler, bu erkânların en önemli 6 talebesi olarak zikredilmiştir.Ayrıca BakınızRİSALE-İ NUR'DA ŞAHS-I MANEVİRisale-i Nur'da Haslar ve Erkânların Şahs-ı Maneviyi Temsil Etmeleri CEVAPLANDI EKLENECEKRİSALE-İ NUR DAİRESİNDE “ERKÂNLAR, SÂHİBLER, HÂSLAR” KİMLERDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 265.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 96.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 176.Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 188.Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2021, c. 4, s. 51.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 310.