4
Bediüzzaman Hazretlerinin Yeşilay'ın Kurucu Üyesi Olması
Yeşilay (Hilâl-i Ahdâr) Cemiyeti"Hilâl-i Ahdâr" yani şimdiki adı ile Yeşilay Cemiyeti'nin kurulmasında İngilizlerin, İstanbul'da sergiledikleri olumsuz faaliyetlerin etkisi çok büyüktür. Bediüzzaman Hazretleri, herhangi bir siyasi gaye gütmeyen bu cemiyetin kurucuları arasında yer alıyordu. Bediüzzaman Hazretlerine sorulan "Neden bu kadar İngilizlerden nefret ediyorsun, musalahasını da istemiyorsun?" sorusuna şöyle cevap vermiştir:Sebep bir değil, bindir. Bana en ziyade şedit görünen, manen ahlakımıza vurduğu darbedir. Çekirdek halinde olan secaya-yı seyyieyi (kötü huyları) içimizde inkişaf ettirdi.1Bu katı İngiliz siyaseti, Müslümanların ahlâkını bozmak için her türlü yola başvuruyorlardı. Osmanlı gençlerini kendi gençleri gibi yapmak istiyorlardı. 1920'de Avrupa ve Amerika'dan binlerce kasa alkollü içki getirmişler ve gençlerimizi zehirlemeye başlamışlardı. İngilizlerin, Müslüman gençleri üzerinde oynadığı bu şeytani oyunu bozmak için devrin önde gelen bazı şahsiyetleri toplantılar yapıyorlar ve bu duruma karşı nasıl bir tedbir alınabilir diye düşünüyorlardı.Bu yapılan toplantıların neticesinde, 5 Mart 1920'de içkinin zararlarını topluma anlatmak için ''Hilâl-i Ahdâr'' cemiyetini kurdular. Bu cemiyetin ana hedefi giderek yaygınlaşan alkollü içecekler ve diğer bağımlılıklarla mücadele etmekti.Kurucu üyeleri arasında; Şeyhülislam İbrahim Haydarizade, Bediüzzaman Said Nursi, Eşref Edip, Ali Şükrü Bey, Dr. Tevfik Rüşdü Aras, Dr. Mazhar Osman, Hayrullah Diker, Fahrettin Kerim Gökay, İzmirli İsmail Hakkı, Hamdullah Suphi Tanrıöver, Hakkı Tarık Us gibi isimler vardı.2Cemiyetin kurucuları arasında ismi geçen Fahrettin Kerim Gökay, cemiyetin kuruluşu ile alakalı olarak Bediüzzaman Hazretlerinden şöyle bahseder:…Cemiyetin kurucularından olan, Darü'l-hikmeti'l-İslamiye azasından olan Said-i Kürdi Efendi dikkati çeken üyelerden biriydi. İlk gün toplantıda fazla bir şey konuşulmadı. Sonra Said-i Kürdi Efendi genel merkeze seçildi. Orada kendisini daha yakından tanımakla bahtiyar oldum. Said Efendi'nin kendine mahsus bir kıyafeti vardı. Arkasında cepken gibi bir elbise, başında sarık, kenarından sarkıtırdı. Benim tanıdığım bu zat gayet ağır başlı, çevresine etki yapan bir insandı. Aheste konuşur, ağır tonla konuşur ve konuştuğu zaman da, düşünen bir adamın konuşmasıdır.'' Daha sonra zabir defterinde kayıtlı, Nursi'nin bazı sözlerini okur, ''Şeriat'ta ahkam vardır. Tabiblerin beyan ettiği, hikmettir. Hamr (içki), kumar, bunlar nehy-i anil münkerdir ve bunlar kebairdendir.3Daha sonra cemiyet üyelerinin katıldıkları bir toplantı tutanağını gösteren Fahrettin Kerim Gökay, tutanakta "Said-i Kürdi Efendi'nin" bir teklifte bulunduğunu, bu teklifinde, cemiyet tarafından insanlara yol gösterici broşür ve makalelerin yazılmasına ve bunların halka ücretsiz olarak dağıtılmasına dair bir talepte bulunduğunu aktarmaktadır.Netice itibarıyla Bediüzzaman Hazretleri Yeşilay cemiyetinin kurucu üyesi olarak aktif rol almış ve İngilizlerin olumsuz faaliyetlerine karşı mücadele etmiştir.Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN İNGİLİZLERLE MÜCADELESİKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Asar-ı Bediyye, s. 16.Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 216.Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 217.

