Sorular

446

Şamlı Hafız Tevfik Kimdir?

Şamlı Hafız Tevfik Ağabey (Mehmet Tevfik Göksu), 1887'de İstanbul'da dünyaya geldi. Kendisine Şamlı denmesinin sebebi babasının Şam'da subay olarak hizmet etmesinden kaynaklanmaktadır. Bediüzzaman Hazretlerini İstanbul'da görmüştür. Birinci Dünya Savaşı sonrasında İstanbul'dan göçerek, annesinin köyü olan Barla'ya yerleşmişlerdi. Yıllar sonra Hazret-i Üstad'ın Barla'ya gelmesi üzerine, kendisine talebe oldu. İyi bir hattat olan bu zatın, ihtiyacın şiddetli olduğu bir zamanda, güzel yazısıyla, yeni yazılmaya başlanan risalelerin te'lifinde ve çoğaltılmasında büyük hizmetleri oldu. O, arkadaşları ile beraber Risale-i Nur'un yazım sürecini şöyle anlatmaktadır:Evet, biz müsveddeyi yazıyorduk, Üstad'ımız da söylüyordu. Yanında hiç kitab yoktu; hiç müracaat da etmiyordu. Birdenbire gayet sür'atli söylüyordu, biz de yazıyorduk. İki üç saatte, otuz kırk, daha fazla sahife yazıyorduk.1Tevâfuklu Kur'ân-ı Kerîm yazma hizmetinde vazife alanlardandı. Elli iki sahifelik 32. Söz'übir gecede yazması üzerine Hazret-i Üstad'ın, “Kardeşim, Allah bana cenneti nasib ederse, seni almadan cennete girmem” şeklinde büyük iltifatlarına mazhar oldu.1935 Eskişehir ve 1943 Denizli hapislerinde Bediüzzaman Hazretleri ile birlikte hapis yatan Şamlı Hâfız Tevfik Efendi 1965 senesinde vefât etti.2 Kabri Barla'dadır. (Rh)Risale-i Nur'un ilk telif yıllarında, güzel hattıyla çok önemli hizmetlerde bulunan Şamlı Hâfız Tevfik Ağabey'in muhterem hanımı, eşine Risale-i Nur hizmetinde destek olan örnek hanımlardan biridir. Hazret-i Üstad, Risale-i Nur hizmetine eşleri vasıtasıyla katkı sağlayan hanımları da Nur'un has talebeleri arasında kabul etmiş ve onları dualarına dâhil etmiştir. Şamlı Hâfız Tevfik'in muhterem hanımı da bu bahtiyar hanımların ilklerinden olmuştur. Vefatı üzerine Hazret-i Üstad, onun hakkında şu satırları kaleme almıştır:“Risale-i Nur'un te'lifi başında başkâtib Şamlı Hâfız Tevfik'in haremi merhume Zehra, ben Barla'da iken, Şamlı Hâfız Risale-i Nur'u yazmasına çalışmak için o merhume, Hâfız'ın bedeline belinde odun taşımakla odun getiriyordu ve Hâfız'ın işlerini görüyordu, tâ nurları yazsın. Biz de o merhumeyi o iyiliğine mukabil, Risale-i Nur'un vefat etmiş has talebeleri içinde o vakitten beri duamızda şerik (ortak) ediyoruz, hem dua edeceğiz.3Ayrıca BakınızBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN TALEBELERİNDEN MUHACİR HAFIZ AHMET KİMDİR?BÜYÜK RUHLU KÜÇÜK ALİBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN ÇOK TAKDİR ETTİĞİ SAFRANBOLULU MUSTAFA USMAN KİMDİR?İMAMOĞLU HAFIZ MUSTAFA (ERTÜRK) KİMDİR?DENİZLİ HAPSİ ÂDİL HAKİMESİ HESNA ŞENER HANIM KİMDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 320.Heyet, Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak, Hayrat Neşriyat, Isparta 2013, c. 1, s. 320.Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 305.

6.091

İkinci Mektupta Bahsedilen "Mezkur ve Malum Talebe" Kimdir?

İlgili kısım şöyle geçmektedir:O mezkûr ve ma'lûm talebesinin hediyesine karşı, cevabdan bir parçadır.1Mektubat'taki "O mezkûr ve ma'lûm talebesinin hediyesine karşı cevaptan bir parçadır" ifadesinde geçen “mezkûr ve ma'lûm talebe”nin, büyük ihtimalle Bediüzzaman Hazretlerinin ilk talebelerinden olan İbrahim Hulusi Yahyagil olduğu kabul edilmektedir. Nitekim Mektubat eserinin oluşmasına çoğunlukla Hulusi Ağabey'in soruları sebep olmuştur.Ayrıca BakınızHULUSİ BEY, BEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN HANGİ SUALLERİNE CEVAP VERMİŞTİR?BİNBAŞI HULUSİ BEY'İN HZ. ÜSTAD'DAN ALDIĞI İLK DERSBEŞ RİSALE NE ZAMAN KİM TARAFINDAN TELİF EDİLMİŞTİR? İBRAHİM HULUSİ YAHYAGİL KİMDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 8.

4

Kur'an Sayfalarına Kudüs veya Mescid-i Nebevi Resmi Yapmak Caiz mi?

Kur'ân-ı Kerîm sayfasına resim çizmek uygun değildir. Mushaf, hürmet ve tâzim ile muhafaza edilmesi gereken mukaddes bir metindir. Bu sebeple Kur'ân sahifesine Kudüs, Mescid-i Nebevî veya başka bir şekil ve resim çizmek, maksad güzel olsa da edebe uygun değildir.Ayrıca Kur'âna bu tarz resimler yapmak; tilâvet, tefekkür ve hürmeti zedeleyebilir. En doğrusu, mushafı aslî hâliyle muhafaza etmek; böyle sevgiyi ve muhabbeti ayrı bir defterde, levhada veya uygun başka bir zeminde ifade etmektir.Ayrıca BakınızRESİM VE FOTOĞRAF

14

Peygamber Efendimiz (sav) Neden Ay'a Çıkılacağını Haber Vermedi?

"Ey cin ve insan topluluğu! Göklerin ve yerin sınırlarından geçip gitmeye gücünüz yetiyorsa haydi geçin gidin! (Hâlbuki) bir kuvvet olmadıkça çıkıp gidemezsiniz!" Bu âyet, insanın başka gezegenlere gidemeyeceğini mi anlatıyor? Ayrıca Peygamber Efendimiz (sav), ahirzamana dair olacak şeyleri haber veriyor. Misalen, aya çıkmak hadisesinin yanında büyük binaların yapılması hadisesi çok basit kalıyor. Eğer aya gidebilmek mümkün olsaydı, yüksek binaların yapılacağını haber veren Peygamber Efendimiz (sav), bu büyük hadiseden de haber vermez miydi?

328

El Yıkama Takıntısı Olan Ne Yapmalı?

Ben OKB teşhisi almış biriyim. Tuvaletten çıkarken, kızımın bezini değiştirdikten sonra, sürekli ellerim pismiş, tam yıkamamışım gibi geliyor. Böyle olunca ellerimin değdiği havlu, kıyafet, her şeyi değiştirip değdiğim yerleri siliyorum, tekrar ellerimi yıkıyorum ve kısır döngüye giriyorum. Elbette tuvaletten ellerimi yıkamadan çıkacak değilim ama o sıkıntı gelince 15 dakika ellerimi yıkıyorum ve ellerim artık yara oldu. Ne yapmalıyım?

3.499

Tevil İle Yalan Arasındaki Fark Nedir?

Yalan ile tevil arasındaki fark nedir? Günümüzde çok popüler bir cümle hâline gelen "tevil yaptım" cümlesini artık yalandan ayırt edemez hâle geldik. Bakıyorsun, karşındaki kişi gözünün içine baka baka yalan söylüyor ama "tevil yaptım" diyor. Konuyu izah ettikten sonra sormak istediğim sorular şunlar:1. Tevilin İslamiyet'te ve sünnette yeri var mı?2. Yalan söylemektense tevil yapmak en iyisidir, desek doğru olur mu?3. Zor anlarda veya zaruret zamanlarında tevil yapmamız ne kadar doğru? Caizliği noktasında fetvası var mı?