7.936
Tesettürlü Kadınların Saçlarını Topuz Yapmalarının Hükmü
İslâm'da tesettür yalnızca bedenin örtülmesinden ibaret değildir. Asıl hedef; sadelik, vakar ve dikkat çekmekten uzak bir duruş sergilemektir. Bu sebeple Resûlullah (asm), ümmetini özellikle âhir zamanda yaygınlaşacak bazı giyim ve süslenme anlayışlarına karşı açık ifadelerle uyarmıştır. Abdullah b. Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah (asm) şöyle buyurmuştur:Ümmetimin son zamanlarında birtakım insanlar hayvanlar üzerindeki eğerlere biner, mescidlerin kapıları önünde konaklarlar. Kadınları ise süslü elbiseler giymiş oldukları hâlde çıplak, vücutlarının bazı kısımları açık ve başlarını deve hörgücü gibi çeşitli süslerle kabartmış hâldedir. İşte bu kadınlar Allah'ın rahmetinden uzaklaştırılmış ve lânetlenmiştir.1Bir başka rivayette ise Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyurur:Cehennem ehlinden iki sınıf vardır ki henüz onları görmedim… Bir de giyinmiş oldukları hâlde çıplak olan kadınlar vardır. Bunlar Allah'a itaattan çıkmış, başkalarını da baştan çıkaran kimselerdir. Başları deve hörgücü gibidir. Bu kadınlar cennete giremezler, hattâ onun kokusunu bile alamazlar.2Hadislerde geçen “başlarını deve hörgücü gibi yapmaları” ifadesi, saçın başın üst kısmında veya baş hizasından yukarıda kabartılar oluşturacak şekilde toplanmasını ve bunun süslenme amacı taşımasını ifade eder. Bu tür bir görünüm, örtü altında bile olsa dikkat çekici olmakta ve tesettürün ruhuna aykırı bir hâl almaktadır. Günümüzde farklı saç modelleri ve baş süsleriyle tepede oluşturulan kabarık topuzlar, hadislerde bildirilen bu uyarılarla benzerlik göstermektedir. Hadiste kınanan husus, saçın toplanmasının kendisi değil; deve hörgücünü andıracak biçimde, gösteriş ve süslenmeye dönüşen bir şekil almasıdır.Sonuç olarak, mü'min kadınlar tesettürü yalnızca şekil olarak değil, mânâ ve maksat yönüyle de korumalıdır. Saç ve baş düzeni, örtünmenin amacını zedeleyecek, dikkat çekecek ve süslenmeye dönüşecek bir biçim almamalıdır. Resûlullah'ın (asm) bu konudaki uyarıları, mü'minler için ağır bir tehditten ziyade; iffet, sadelik ve Allah'a kulluk bilincini muhafaza etmeye yönelik önemli bir rehberdir.KaynakçalarBuhârî, Libâs, 87.Müslim, Cennet, 52

