3.778
Mensuh Hadis
Mensuh hadis var mıdır ve hükmü ile amel edilmeyen hadis var mıdır?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
3.778
Mensuh hadis var mıdır ve hükmü ile amel edilmeyen hadis var mıdır?
1.445
Merhaba. Bir kardeşimiz, “Allah, aciz kullar yaratıp onları kendisine ibadet ettirerek onlara karşı üstünlük mü taslamak istiyor?” şeklinde bir soru yöneltti. Bu soruya nasıl cevap verilebilir?
978
"Ey sersem nefsim. Acaba şu vazifeyi ubudiyyet neticesiz midir?" Cümlesini izah eder misiniz?
8.179
Neden gölgeli bir Kur'an basmıyorsunuz? Bir yandan Risale yazarken ara ara Kur'an'ı yazar, hem de okumuş oluruz. Bazı insanlar, neden yazı hizmeti olarak Risale-i Nur yazılıyor da Kur'an-ı Kerim yazılmıyor, diye soruyorlar. Bu gibi sorulara nasıl cevap verilebilir?
Eşi vefat eden kadının iddet süresi, hamile değilse Kur'an-ı Kerim'de bildirildiği üzere dört ay on gündür. Hamile olması hâlinde ise iddeti doğumla sona erer. Bu durum Kur'an'da şöyle bildirilmiştir:İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri kendi başlarına (evlenmeksizin) dört ay on gün beklerler. Bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde kendileri hakkında, normal ölçülerde yapıp ettiklerinden size bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.1Bu süre içerisinde kadının, iddetini esas olarak kocasının vefat ettiği evde geçirmesi gerekir. Ancak zaruret ve meşru ihtiyaç hâlinde dışarı çıkması konusunda ruhsat bulunmaktadır.Hanefi fıkhına göre kadın, ihtiyaçlarını karşılamak ve geçimini temin etmek gibi sebeplerle gündüz vakti dışarı çıkabilir.2 Alışveriş yapmak, doktora gitmek, gerekli bir işini görmek, resmi iş, güvenlik veya geçimini sağlamak gibi ihtiyaçlar buna dahildir. Ancak mümkün olduğunca işini gördükten sonra evine dönmeli ve geceyi iddet beklediği evde geçirmelidir.Bununla birlikte vefat iddeti, sadece evden çıkmamakla ilgili değildir. Kadının bu süre içerisinde yas hükümlerine de riayet etmesi gerekir. Kocası vefat eden kadının iddet süresini süslenmeden, yani üzüntülü olmadığı izlenimi veren bir fiil işlemeden geçirmesi gerekir. Daha ayrıntılı ifade edecek olursak, kadının iddet süresince güzel koku ve yağ sürünmemesi, zinet eşyası takmaması, usfur ya da za'feranla boyanmış elbise giymemesi gerekir. Çünkü bunların tümü, süslenmek maksadıyla yapılan şeylerdir. Süslenmek ise üzüntü ile bağdaşmaz. Ayrıca süslenmek, erkeklerin kadına rağbet etmesini sağlar. Oysa kadının iddet süresince evlilik beklentisi içerisinde olan bir erkekle görüşme yapması yasaklanmıştır.3Ayrıca BakınızÖLÜM İDDETİ / İDDET SÜRELERİ NE KADARDIR?KaynakçalarBakara, 2/234.Serahsi, Mebsut, 5: 203; 6: 33; Kasani, Bedai', 4: 526.Serahsi, Mebsut, 6: 59; Kasani, Bedai', 4: 534.
İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:Her şeyde ne kadar cüz'î olsa da, bir kasıd ve irâdenin cilvesi bulunmasıdır. Tesâdüf, hakîkî olarak olmamasıdır. Evet, kesretin en çok dağınık ve en ziyâde tesâdüfe verilen, kelimâttaki hurûfâtın vaz'iyetleridir.1Tesadüf, sözlükte ve genel anlamıyla bir olayın herhangi bir kasıt, irade veya plan bulunmaksızın kendiliğinden meydana gelmesi ve olayların birbirine rastlantı sonucu denk gelmesi anlamında kullanılır. Bu bakış açısında meydana gelen bir şeyin arkasında onu özellikle isteyen ve gerçekleştiren bir irade bulunmadığı düşünülür. Ancak Bediüzzaman Hazretlerinin “Tesadüf, hakikî olarak olmamasıdır” sözü, kâinatta meydana gelen hiçbir şeyin Allah'ın iradesi, ilmi ve kastı dışında gerçekleşmediğini nazara vermektedir. Çünkü tesadüf kelimesi gerçek anlamıyla kullanıldığında, bir şeyin herhangi bir irade ve kasıt olmaksızın meydana gelmesini ifade eder. Halbuki Allah'ın iradesinin dışında meydana gelebilecek hiçbir olay yoktur. Kâinatta meydana gelen en küçük hadise dahi Allah'ın ilmi ve iradesi dahilindedir. Dolayısıyla bizim “tesadüf” dediğimiz şey, çoğu zaman bizim olayın arkasındaki hikmeti ve iradeyi göremememizden kaynaklanan bir isimlendirmedir. Olayın kendisinde gerçek anlamda bir “iradesizlik” veya “sahipsizlik” yoktur. Nitekim Kur'an'da şöyle buyrulmaktadır:Ve gaybın anahtarları O'nun katındadır; onları ancak O bilir. Hem karada ve denizde ne varsa bilir. Onun ilmi dışında bir yaprak dahi düşmez. Hem ne yerin karanlıklarında bir dâne, ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, apaçık bir Kitab'da (Kur'ân'da) bulunmasın!2Bir yaprağın dahi Allah'ın bilgisi dışında düşmediği bir kâinatta, insanın karşılaştığı olayların, kelimelerin birbirine denk gelmesinin veya çeşitli hadiselerin meydana gelmesinin Allah'ın iradesi dışında gerçekleştiğini düşünmek mümkün değildir. Biz bazen bir olayın neden ve hikmetini anlayamayabiliriz. Fakat bizim bilmememiz, o olayın başıboş ve sahipsiz olduğu anlamına gelmez. Bilmediğimiz yerde tesadüf değil, bizim göremediğimiz bir ilim ve irade vardır.Bediüzzaman Hazretlerinin Risale-i Nur'da üzerinde durduğu tevafuk meselesi de bu açıdan önemlidir. Risale-i Nur'da bazı kelimelerin, cümlelerin veya harflerin dikkat çekici şekilde birbirine denk gelmesi yahut bazı olayların hayırlı neticelere vesile olması, sıradan bir rastlantı olarak görülmez. Bunlar, Allah'ın yardımına, inayetine ve rızasına işaret eden birer tevafuk olarak değerlendirilir. Bu bağlamda “tesadüf” ile “tevafuk” arasında büyük ve temel bir fark vardır. Tesadüf, irade ve kasıt olmaksızın meydana gelen rastlantıyı ifade ederken, Tevafuk, Allah'ın iradesi ve hikmetiyle meydana gelen anlamlı denk gelişleri ifade eder.Bu sebeple Bediüzzaman Hazretlerinin “Tesadüf, hakikî olarak olmamasıdır” sözü, kâinatta hiçbir şeyin başıboş, sahipsiz ve tamamen rastgele olmadığını anlatmaktadır. Her şeyde, ne kadar küçük ve bize ne kadar dağınık görünürse görünsün, Allah'ın ilminin, iradesinin ve hikmetinin bir cilvesi bulunmaktadır. İnsan bazen bu iradeyi ve hikmeti göremez fakat görememek, o hikmetin olmadığı anlamına gelmez. Kâinata iman nazarıyla bakıldığında “tesadüf” denilen birçok şeyin aslında tevafuk, hikmet ve İlâhî takdir çerçevesinde gerçekleştiği anlaşılır.Ayrıca BakınızTESADÜF KELİMESİNİ KULLANMAKKÂİNATTA TESADÜFE YER VAR MI? HER ŞEY MUHAKKAK HİKMETLE Mİ OLUR?TESADÜF VE ALLAH'IN VARLIĞIKUR'AN'DAKİ TEVAFUKLAR NASIL MUCİZE OLUYOR?TEVAFUK VE VAHDETKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 81.En'âm, 6/59.
Faizli bankada çalışan birisinin verdiği hediyeyi (hususen verdiği parayı) almak caiz mi? Bir de böyle bir kişinin sadaka ve zekatını vakıf veya dernek gibi yerlerde çalışan belli kimselerin kabul etmesi caiz mi?
Kaza namazı kıldıktan sonra uzun tesbihat yapılabilir mi, yoksa uzun tesbihatlar sadece beş vakit namazdan sonra mı yapılır?
7.335
Daire-i imkan nedir. Mahiyyeti nasıldır. Mükevvenat nedir. Mahiyyeti nasıldır. Daire-i imkan ve Mükevvenat iç içemidir ve yerleri nerelerdir?
4.533
Cenab-ı Hakkın Rabliğini, Rububiyetini anlatırken, terbiye edicilik ifadesi kullanılıyor. Bunu izah eder misiniz?
12.720
Gayr-i müslim bir tanıdığım, Kur'an'da gayr-i müslimleri dost edinmeyin diye okumuş. Bana bunun izahını sordu. Bu konuda kendisine nasıl bir cevap verebilirim?
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
5.103
"Küre-i arz, âlem-i şehâdette bir çekirdektir; âlem-i misâlî ve berzahîde ise, bir büyük ağaç gibi, semâvâta omuz omuza olacak bir azamettedir." cümlesini açıklar mısınız?
Allah'ı şahit tutmadan birinin üzerine yemin etmek diye bişey var mı?
5.087
Münafık özeliklerini taşıyan bir kimse nasıl tövbe etmelidir nasıl kurtulmalıdır?
Lemaat Risalesi'nde geçen ilgili cümleyi devamıyla birlikte izah eder misiniz?
Bu uygulamanın caiz olduğunu ve caiz olmadığını belirten âlimler bulunmaktadır. Konu güncel bir mesele olduğundan, kadim fıkıh kaynaklarımızda bu uygulama hakkında doğrudan bir değerlendirmeye rastlayamadık. Ancak mesele, güncel fıkhî konular çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak elbette ihtiyata uygun olan ve takvaya daha layık bulunan davranış, bu uygulamadan uzak durmaktır. Ancak haram da diyemeyiz. Bu konuda güncel fetvalar şöyledir:Kaşların rengini açtırmada herhangi bir sakınca yoktur. Çünkü bu uygulamada ne nems (kaş alma) ne de Allah'ın yarattığını değiştirme söz konusudur. Boya ve renk kullanılması, bunların kısa sürede giderilebilmesi sebebiyle, kaş alma ve dövme gibi Allah'ın yaratışını değiştirme kapsamına giren uygulamalardan farklıdır.Ancak söz konusu uygulamada, evlenmek isteyen bir kişiyi yanıltma ve aldatma, yabancı erkeklere karşı süslenme veya kâfirlere benzeme amacı bulunursa, bu sebeplerden dolayı haram olur.1Kaşları teşkir etmek (rengini açmak) câizdir.2Kaşların rengini açmak (teşkir) câizdir. Çünkü bu, Allah'ın yaratışını değiştirme kapsamında değildir.3Bu işlem, kaşları düzeltip şekillendirmek ve kılları gidermek gibidir. Sonuç itibarıyla ikisi de aynıdır. (caiz değildir) Çünkü kaşların rengi değiştirildiğinde, kaş sanki tıraş edilmiş veya yolunmuş gibi görünür.4Kaşların, bakan kişinin “Bu kadın kaşlarını aldırmış (nemise)” diyeceği şekilde ten rengine boyanması câiz değildir. Bunu daha önce birçok defa ifade ettik. Ancak siyah dışındaki renklerle boyamak ve kâfirlere veya fâsıklara benzemeyi gerektiren bir durum bulunmaması hâlinde bunda, inşallah, bir sakınca yoktur.5Ayrıca BakınızKADINLARIN KAŞ YAPTIRMASI (KAŞ KONTÜRÜ)KADININ YÜZÜNDEKİ TÜYLERİ VE KAŞLARINI ALMASININ HÜKMÜKEMOTERAPİ ALANLARIN YENİ KAŞ YAPTIRMASIERKEKLERİN KAŞLARINI ALMASININ HÜKMÜHİNT KINASI İLE SAÇ BOYAMA VE DÖVME YAPTIRMASAÇ BOYAMA İLE İLGİLİ HADİSLERSAÇ BOYASI GUSLE ENGEL MİDİR?/ KADINLARIN VE ERKEKLERİN SAÇ BOYAMASI CAİZ MİDİR?Kaynakçalarİslâmweb – Fetva No: 130563Heyet, Fetâvâ ve İstişârâtü'l-İslâm el-Yevm, c. 16, s. 247.Fadl b. Abdullah Murâd, el-Kavâidü'l-Ümm li'l-Fıkh ve Eseruhâ fi's-Sınâati'l-Fıkhiyyeti'l-Mutekaddime ve'l-Muâsıra, Dâr İbn Kesîr, 1. bs. (Dımaşk: 1446/2025), s. 157.Abdülmuhsin b. Hamd el-Abbâd el-Bedr, Şerhu Sünen-i Ebî Dâvûd, ders 467, s. 21.Abdülkerîm b. Abdullah el-Hudayr, et-Ta'lîk alâ Tefsîri'l-Kurtubî, ders 14, s. 1.
Osmanlı Türkçesi alfabesi, okuma ve yazmada Latin alfabesine kıyasla imla açısından bir sorun oluşturuyor mu?
5.137
Ene risalesinde bahsedilen Alem-i Vücub nedir? Buradaki "alem" tabirinden kasıt, bildiğimiz alem midir?
4.764
Kadınlar kapalı ortam bulamadıklarında açık bir alanda namaz kılabilir mi? Erkeklerin onu görmesi namazını bozar mı?
3.806
Erkeklerin altın yüzük takması helal midir?