Sorular

2.243

Kadir Gecesinin Fazileti Ve Bu Gecede Yapılacak İbadetler

En kutsal ve faziletli gece Kadir Gecesi'dir. Kadir gecesi, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır. Kur'ân-ı Kerim'de de bu gecenin faziletini belirten müstakil bir sure vardır.Bu surede yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:Doğrusu biz Kur'ân'ı Kadir gecesinde indirmişizdir. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilir misin? Kadir gecesi bin aydan hayırlıdır. Melekler ve Cebrail, o gecede Rablerinin izniyle her türlü iş için inerler. O gece, tanyerinin ağarmasına kadar bir esenliktir."1Bu geceye Kadir Gecesi denilmesi, şeref ve kıymetinden dolayıdır. Bu gecenin ehemmiyetlerinden bazıları şöyledir:Kur'ân-ı Kerim bu gecede inmeye başlamıştır.Bu gecede yapılan ibadetler, içerisinde Kadir Gecesi bulunmayan bin ayda yapılan ibadetlerden daha faziletlidir.Gelecek bir seneye kadar cereyan edecek olan her türlü hadiseler, Allah Teâlâ'nın ezelî kaza ve takdiri ile ilgili meleklere bu gece bildirilir.2Bu gecede yeryüzüne Cebrail ve çok sayıda melek iner.Bu gece, tanyerinin ağarmasına kadar esenliktir, her türlü kötülükten uzaktır. Yeryüzüne inen melekler, uğradıkları her mü'mine selam verirler.Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber, genellikle Ramazan'ın yirmi yedinci gecesinde olduğu üzerine genel bir kabul görmüş olmakla birlikte, Ramazan'ın son on gününün tek gecelerinde3 veya son yedi gecesinde aranması ile ilgili farklı rivayetler de vardır.4Dolayısıyla Ramazan'ın son gecelerini Kadir gecesiymiş gibi değerlendirmek gerekir. Nitekim Ramazan'ın son on gecesi içinde, özellikle tekli gecelerde olduğunu şöyle ifade etmektedir:Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.5Abdullah b. Ömer'den gelen bir rivayette ise Sevgili Peygamberimiz (sav), 27. geceye işaret etmiş ve bu geceyi ibadet ve zikirle uyanık olarak geçirmemizi tavsiye etmiştir.Kadir gecesini aramak isteyen, 27. gecede arasın.6Bununla beraber Bediüzzaman Hazretleri, Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın 27. gecesi olmasının çok kuvvetli bir ihtimal olduğunu; velev ki olmasa dahi bütün müminlerin o geceyi ihya etmelerinden dolayı hakikî Kadir Gecesi hükmüne geçebileceğini şöyle ifade etmektedir:Yarın gece Leyle-i Kadir olmak ihtimali çok kuvvetli olmasından, bir kısım müçtehidler o geceye Leyle-i Kadr'i tahsis etmişler. Hakikî olmasa da, madem ümmet o geceye o nazarla bakıyor, inşâallah hakikî hükmünde kabule mazhar olur.”7Kadir Gecesinde Yapılabilecek İbadetlerMü'minler bu geceyi gaflet içerisinde geçirmemeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir. Ebû Hüreyre (r.a)'ın rivâyet etmiş olduğu hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:Kim Kadir gecesini, faziletine inanarak ve alacağı sevabı Allah'tan bekleyerek ibadet ve taatle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.8Bediüzzaman Hazretleri kadir gecesi ile alakalı şunları söylemektedir:"Her bir hasenenin (iyiliğin-salih amelin) Leyle-i Kadir'de (Kadir Gecesinde) otuz bin olduğu gibi, Leyle-i Berâet'de (Berâat gecesinde) her bir amel-i sâlihin (salih amelin) ve her bir harf-i Kur'ânın sevabı yirmi bine çıkar. Sâir (diğer) vakitlerde on ise, şuhûr-u selâsede (üç aylarda) yüze ve bine çıkar. Ve bu kudsî leyâlî-i meşhûrede (mukaddes meşhur gecelerde) on binlere veya yirmi bine veya otuz bine çıkar. Bu geceler elli senelik bir ibâdet hükmüne geçebilir. Onun için elden geldiği kadar Kur'ân'la ve istiğfâr ve salavâtla meşgul olmak pek büyük bir kârdır."9“Rivayat-ı sahiha ile "Leyle-i Kadr'i nısf-ı âhirde (son yarısında), hususan aşr-ı âhirde (son on günde) arayınız." ferman etmesiyle, bu gelecek geceler, seksen küsur sene bir ibadet ömrünü kazandıran Leyle-i Kadr'in gelecek gecelerde ihtimali pek kavî (kuvvetli) olmasından istifadeye çalışmak, böyle sevaplı yerlerde bir saadettir.10Bu gece yapılan her bir ibadetin sevabı, başka vakitlere nispeten bin aylık ibadetlerle çarpılmaktadır. Bu yüzden özellikle bu gecenin içerisinde bulunan akşam, yatsı ve sabah namazları da cemaatle kılınmalıdır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (s.a.v), cemaat ile kılınan namazın tek başına kılınan namazdan 27 derece daha faziletli olduğunu ifade ederek namazları cemaatle kılmaya bizleri teşvik etmiştir.Ayrıca bu gecede üzerinde namaz borcu olanların hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları çok faziletlidir.Bu gecelerde Kur'an okumak da çok sevaplıdır. Bu hususta Bediüzzaman Hazretleri şöyle demektedir:“Kur'ân-ı Hakîm'in her bir harfinin bir sevabı var, bir hasenedir. Fazl-ı İlahîden (Allah'ın fazlından) o harflerin sevabı sünbüllenir, bazan on tane verir, bazan yetmiş, bazan yediyüz (Âyet-ül Kürsî harfleri gibi), bazan binbeşyüz (Sure-i İhlas'ın harfleri gibi), bazan onbin (Leyle-i Berat'ta okunan âyetler ve makbul vakitlere tesadüf edenler gibi) ve bazan otuz bin (meselâ haşhaş tohumunun kesreti (çokluğu) misillü, Leyle-i Kadir'de okunan âyetler gibi). Ve o gece bin aya mukabil (karşılık gelme) işaretiyle, bir harfinin o gecede otuzbin sevabı olur anlaşılır. İşte Kur'an-ı Hakîm, tezauf-u sevabıyla (sevapların katlanması) beraber elbette müvazeneye gelmez ve gelemiyor.”11Bununla beraber Bediüzzaman Hazretleri, Kur'ân ilimleriyle meşgul olmayı, marifet ve tefekküre çalışmayı da şöyle tavsiye etmektedir:“Leyle-i Kadr'in sırrıyla seksen sene bir ömrü kazandıracak bir vakitte, en iyi, en efdal şeylerle meşgul olmak lâzım geliyor. İnşâallâh Kur'ân'a âit mesâille iştigal, bir nevi' ma'nevî mütefekkirâne Kur'ân okumak hükmündedir. Hem ibâdet, hem ilim, hem ma'rifet, hem tefekkür, hem kırâat-i Kur'ân ma'nâları risâlelerin istinsâh ve mütâlaalarında vardır i'tikādındayız. Zaten bu ciheti siz takdîr etmişsiniz.”12Bunlar dışında bolca nafile namazı kılmak, Cevşen okumak, çokça tövbe ederek günahlardan bağışlanma dilemek, ilim meclislerindeki sohbetlere katılmak, sadaka vermek, salavat getirmek, "Lâ ilâhe illallah", "Estağfirullah", "Sübhânallah", "Elhamdülillah" gibi tesbihlerle Rabbimize niyaz etmek bizlere büyük ecirler kazandıracaktır. Bu gece fazileti çok olan Tesbih Namazı kılınmasını da tavsiye ediyoruz.Süfyan-ı Sevrî bu gece dua, tövbe ve Kur'an ile meşgul olmak hakkında şöyle demiştir:"Kadir gecesi dua ve istiğfar etmek, namazdan sevimlidir. Kur'ân okuyup sonra dua etmek daha güzeldir." demiştir.13Hz. Aişe validemiz demiştir ki:Resûlüllah'a (s.a.s): "Ey Allah'ın Resûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?" diye sordum. Resûlüllah (s.a.s):“اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِِّي ”"Allahümme inneke afüvvün tühıbbü'l-afve fa'fu annî/Allah'ım sen çok affedicisin, affı seversin, beni affet." diye dua et, buyurdu.14Bediüzzaman Hazretleri bu gecede yapılacak duaların makbuliyyet ihtimalinin çok güçlü olduğunu şu ifadelerle anlatmaktadır:“Hem şuhur-u selâsede (üç aylarda), hususan leyali-i meşhurede (meşhur mübarek gecelerde;) ; hem ramazanda, hususan Leyle-i Kádir'de (Kadir Gecesinde) dua etmek, kabule karin olması rahmet-i İlahiyeden (Allah'ın rahmetinden) kaviyyen (kuvvetle) me'muldür. (umulur)”15Ayrıca BakınızKADİR GECESİNİN GİZLİ OLMASININ HİKMETLERİKADİR GECESİNİN FAZİLETİ / RİSALE-İ NUR'DA KADİR GECESİREGAİB GECESİ NASIL İDRAK EDİLMELİDİR? REGAİB GECESİ'NİN FAZİLETİBERAT GECESİNİN EHEMMİYETİ VE BU GECEDE YAPILABİLECEK İBADETLERMİRAC GECESİNİN EHEMMİYETİ VE BU GECEDE YAPILACAK İBADETLERKaynakçalarKadir sûresi, 97/ 1-5.Tecrîdi Sarih Tercemesi, c. VI, s. 312.Müslim, Sıyâm, 207.Müslim, Sıyâm, 205-206.Buhârî, Leyletü'l-Kadir, 3; Müslim, Sıyam, 216.Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, VIII, 426.Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Altınbaşak Neşriyat, Isparta 2016, s. 541.Buhârî, Kadir, 1Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Altınbaşak Neşriyat, Isparta 2016, s. 538.Bediüzzaman Said Nursi, Şualar, Altınbaşak Neşriyat, Isparta 2016, s. 541.Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Altınbaşak Neşriyat, Isparta 2016, s.137.Bedîüzzaman Saîd Nursî, Barla Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta, s. 340.Tecrid-i Sarih Tercemesi, c.6, s. 313.Tirmizî, Deavât, 84.Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Altınbaşak Neşriyat, Isparta 2016, s. 123.

4.807

"Erkân-ı Âlem, Anâsır ve Tabâyi'" Kavramları Nasıl Anlaşılmalıdır?

Sorunuzda geçen kelimelerin kapsamları birbirinden farklıdır; ancak birbirine yakın mânâlarda da kullanılmaktadır.Erkân-ı âlem: Âlemin rükünleri ve ana esasları demektir. Güneş, hava, su ve toprak gibi dört büyük unsur kastedilir. Bu unsurlar, âlemdeki İlâhî sistemin işleyişinde büyük vazifeler görürler.Anâsır: Unsurlar demektir. Dört büyük unsur olan güneş, hava, su ve toprak kastedildiği gibi; karbon, azot, oksijen, hidrojen ve diğer elementler de bu mânâ içinde düşünülebilir. Buna dair Bediüzzaman Hazretlerinin ifadesi şöyledir:Unsurlar, mâdenler ise; pek çok muntazam vazifeleri bulunan ve izn-i Rabbânî ile her muhtacın imdadına koşan ve emr-i İlâhî ile her bir yere giren meded veren ve hayatın levâzımâtını yetiştiren ve zîhayatı emziren ve masnuât-ı İlâhiyenin nescine, nakşına menşe' ve müvellid ve beşik olan hava, su, ziyâ, toprak unsurlarına işarettir.1Anâsır-ı erbaa: Güneş, hava, su ve topraktır.Tabâyi': Tabiatlar demektir. Teşekkül, yani oluşum kanunları ile tabiatın vücûd-u haricîye mazhar olan görünen ve hissedilen kısmını ifade eder. Bu kelime aynı zamanda unsurların ve varlıkların yaratılıştan gelen kendilerine mahsus özelliklerini de beyan eder. Meselâ ateş yakıcıdır; su ise ferahlatıcıdır. Bu unsurlar, bu özelliklerle yaratılmışlardır.Özetle: Erkân-ı âlem, daha çok kâinatın işleyişindeki ana esasları bildirir. Anâsır, bu esasları teşkil eden unsurları ifade eder. Tabâyi' ise o unsurların ve varlıkların tabiat, karakter ve fonksiyonlarını anlatır.Ayrıca BakınızHAVA UNSURUNUN FARKLI VAZİFELERİNUR UNSURU - İLİM VE HİKMETİ ARŞITABİAT RİSALESİ'NDEKİ "SEBEPLERİN YARATMASI", "KENDİ KENDİNE OLUŞ" VE " TABİAT YARATIYOR" İDDİALARININ BİRBİRİNDEN FARKLARIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 214.

2.537

"Tekerrüründe Usanç Teceddüdünde Lezzet Vardır" İfadesi Hangi Gıdalar İçin Kullanılmıştır?

“İnsanın yediği şeyler iki kısımdır: biri gıda, diğeri tefekküh ve meyvedir. Birinci kısım tekrar ettikçe memnuniyet ve kuvvet verir, şükre vesile olur. İkinci kısımda ise tekrar usanç verir, yenilendiğinde lezzet vardır.” (İşarat-ul İcaz Bakara suresi sayfa 26)Bu metindeki “tekerrüründe usanç, teceddüdünde lezzet vardır” kısmını izah eder misiniz?

3.702

İtikafın Şartları Nelerdir?

İTİKAFIN ŞARTLARIBir itikâfın sıhhati şu şartların bulunmasına bağlıdır:1) İtikâf yapan, Müslüman, akıllı ve temiz bulunmalıdır. Onun için Müslüman olmayanın, delinin, cünübün, hayız ile nifastan temiz bulunmayanın itikâfı olmaz. Gayr-i müslim ibadete, mecnun da niyete ehil değildir. Temiz olmayanların da mescitlere girmesi yasaktır.2) İtikâfa niyet edilmiş olmalıdır. Buna göre niyetsiz olarak yapılan bir itikâf geçerli değildir. Çünkü bunun bir ibadet olabilmesi niyete bağlıdır.3) İtikâf, mescitte veya o hükümdeki bir yerde yapılmalıdır. Şöyle ki: İçinde cemaatle namaz kılınan herhangi bir mescitte İtikâf yapılabilir. Büyük camilerde yapılması daha faziletlidir. Kadınlar da kendi evlerinde mescit edinilen veya mescit olarak ayıracakları bir odada itikâfda bulunurlar. Buraları onların hakkında birer mescit sayılır. Kadınların dışardaki mescitlerde itikâf etmeleri caiz ise de, kerahetten kurtulamaz. Kadınların kendi evlerinde namaz kılmaları, mescitlerde namaz kılmalarında daha faziletli olduğu gibi evlerinde itikafları da her türlü fitne ve fesat düşüncesinden beri olacağı cihetle mescitlerde itikâfta bulunmalarından daha faziletlidir. İmam Şafiî'ye göre, itikâf tazime lâyık bir yerde yapılabilir ki, o da mescidlerdir. Evlerde mescid edinilen yerler, bu tazime lâyık değildir.4) Vacib olan bir itikâfda, itikâf yapan oruçlu bulunmalıdır. Bu halde orucun yanılarak bozulması itikâfa zarar vermez. Diğer itikâflar için oruç şart değildir. Çünkü onlar için bir müddet yoktur. Öyle ki camiden bir iki saat içinde çıkıncaya kadar itikâfa niyet edilmesi de sahihdir. Şafiî'lere göre, vacib bir itikâfda da oruç şart değildir.5) İtikâf için büluğ, erkeklik, hürriyet şart değildir. Buna göre akıllı olan çocuğun, kadının, kölenin itikâfları sahihtir. Şu kadar var ki, kadının itikâfı kocasının ve kölenin itikâfı da efendisinin iznine bağlıdır. İsterse bunlar itikâfı nezretmiş olsunlar, hüküm aynıdır. İzin bulunmayınca kadın, nezretmiş olduğu itikâfı kocasından ayrıldıktan sonra, köle de azad edildikten sonra kaza eder. Bir kimse, itikâf için zevcesine izin verse bundan dönemez, artık engellenmesi doğru olmaz.1 Ayrıca BakınızİTİKAF NASIL YAPILIR? ŞARTLARI NELERDİR?HANIMLARIN İTİKAF İÇİN EŞLERİNDEN İZİN İSTEMELERİİTİKAFI BOZAN ŞEYLER NELERDİRRAMAZAN AYI HARİCİNDE İTİKAFFASILALI İTİKAFKaynakçalarÖmer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yay., İstanbul ts., s.306