Sorular

9

"Nehcü'l-Belâğa" Eserini Okumak Ehl-i Sünnet Açısından Uygun Mudur?

Nechu'l Belağa Hz. Aliye nispet edilse de ona ait değildir. Hicri 4. asırda telif edilen bu eser, ona nispet edilen rivayetlerin bir araya getirilmesiyle oluşmuştur.Eser hutbeler, hitabeler ve emirnâmeler, resmî ve özel mektuplar, vecîzeler ve öğütler olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Birinci bölümde; Allah Teâlâ'dan, Resûl-i Ekrem'den, Hz. Ali ve Ehl-i beyt'ten, dünya ve âhiretten, bazı içtimaî ve iktisadî meselelerle ilk üç halifeden ve Hz. Ali zamanına ait bazı tarihî olaylardan söz eden 242 hutbe yer alır. İkinci bölüm; Hz. Ali'nin Cemel Savaşı'ndan önce, savaş sırasında ve savaştan sonra yazdığı, Muâviye'ye gönderdiği mektuplar, ayrıca idarî mektuplar, emirnâmeler, ahidnâmeler olmak üzere yetmiş sekiz (tekrarsız altmış üç) parçayı kapsar. Hz. Ali'nin vecizelerine ayrılan son bölümde ise 498 özdeyişe yer verilmiştir. Bunlar din, iman, Kur'an, ibadet, dünya ve âhiret, akıl ve bilgi, hakikat, adalet, insanlık ve savaş gibi konularla Hz. Peygamber, Ali ve Ehl-i beyt'e dair özdeyişlerdir.1Nehcü'l-Belâğa'da İslam inancı ve ahlakına uygun güzel nasihatler ve hikmetli sözler bulunmakla birlikte kitabın yazılış amacına uymayan metinler de yer almaktadır. Muhtevasında ilk halifelere yönelik tenkitler barındırması hasebiyle Ehl-i Sünnet akidesiyle bağdaşmayan unsurlar içermektedir. Mesela Hz. Muâviye'ye yazılan mektuplarda geçen hakaret içerikli ifadeler böyledir. Yine Şia'nın sevmediği bazı sahabileri aşağılayan ve kötüleyen metinler de böyledir. Genel bir değerlendirme yapacak olursak, Nehcü'l-belâğa'da eleştiri konusu yapılan metinlerin en önemli ortak noktası Ehl-i Sünnetin görüşüne uymamalarıdır diyebiliriz. 2Bu sebeple, eserin barındırdığı aykırı fikirlerin reddedilmesi gerekirken; Ehl-i Sünnet çizgisine uygun olan kısımlarından istifade edilebilir. Ancak bu müvazeneyi yapabilmek için ciddi bir ehl-i sünnet akidesi malumatına sahip olmak gerektir ki doğru ile yanlış doğru bir süzgeçten geçirilebilsin. Bu yüzden bizlerin tavsiyesi daha faydalı, sıhhati daha kuvvetli, ehl-i sünnet âlimler tarafından yazılmış kitaplara vaktinizi ayırmanızdır.Kaynakçalarİsmail Durmuş, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul 2006, c. 32, s. 538.Gültekin, Hikmet. "Nehcü'l-Belâğa'ya Yöneltilen Eleştiriler ve Hadis İlmi Açısından Değeri." Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 9.29/5 (2016): 106-143.

15

Sabah Ezanının Diğer Vakit Ezanlarından Daha Uzun Okunmasının Sebebi

Sabah ezanının diğer vakitlere göre daha uzun sürdüğü doğrudur. Ancak bu durumun özel bir sebebi yoktur. Dini olarak dayandığı bir emir veya tavsiye de yoktur. Sabah namazının daha uzun olmasının sebebi "es-salâtü hayrun minen-nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) cümlesinin eklenmesi, camiilerde her vakit için farklı makamlarda ezan okunmasından dolayı sabah ezanının nispeten daha ağır bir okuyuş olan ve insana hüzün, sükunet ve manevi bir uyanış hissi veren "Saba" makamında okunması sabah namazının daha uzun okunmasına sebep olan sebeplerden bazıları olabilir.Ayrıca BakınızEZANI RÜYASINDA GÖREN SAHABELEREZAN VE KAMET DUASI NEDİR? HADİSLERDE GEÇER Mİ?EZAN OKUNURKEN YAPILMASI SÜNNET OLAN AMELLERHZ. PEYGAMBER (SAV) EZAN OKUMUŞ MUDUR?EZAN DİNLEME ADABI

18

Kadir Gecesi'nde Kılınan Bir Günlük Kaza Namazı Seksen Senelik Kaza Borcunu Öder mi?

Uzun yıllar kaza namazı borcu olan bir kimse, Ramazan'ın son 10 gecesinde her vakit kaza namazı kılsa ve bunlardan biri Kadir Gecesi'ne denk gelse, bu bir gecede 80 küsur yıllık kaza namazı kılmış sayılır mı?Çok sayıda kaza borcu bulunduğu için sünnetler yerine o vaktin kazasını kılmaya çalışıyor. Eğer borcunu Kadir Gecesi'nin faziletiyle kapatmış sayılırsa, bundan sonra namazlarını sünnetleriyle birlikte kılıp kaza namazını bırakması caiz olur mu?

8

Hamilelikte Ayva Yemenin Çocuğu Güzelleştireceğine Dair Sahih Hadis Var mıdır?

Hamile kadının ayva yemesinin çocuğu güzelleştireceği ile ilgili Peygamberimizden direk bir rivayete rastlayamadık. Ancak Sevgili Peygamberimizden (sav) aktarılan zayıf bir hadis şöyledir:Ayva yiyiniz; çünkü o, kalbi rahatlatır (dinlendirir), kalbe (yüreğe) cesaret verir ve çocuğu güzelleştirir.1Bununla birlikte geçmiş zamanlarda yaşayan bir peygamberin bu yönde ilahî bir vahiy aldığı da kaynaklarımızda bulunmaktadır. Buna göre İmam Gazzali İhya'sında şöyle bir kıssa anlatır:"...Rivayet edildiğine göre, bir topluluk peygamberlerine çocuklarının çirkinliğinden şikayet ettiler. Bunun üzerine Allah Teâlâ o peygambere şöyle vahyetti: 'Onlara, hamile kadınlarına ayva (sefercel) yedirmelerini emret! Çünkü ayva çocuğu güzelleştirir.' Bu işlemin özellikle (gebeliğin) üçüncü ve dördüncü aylarında yapılması istenir; zira Allah Teâlâ çocuğu o dönemde şekillendirir. Nitekim eskiler hamile kadına ayva, lohusa kadına ise taze hurma (rutab) yedirirlerdi.2Ayrıca Sevgili Peygamberimiz 'in (sav) ayva ile ilgili şöyle rivayetleri de vardır:Ayvayı aç karnına yiyiniz; çünkü o, göğüsteki sıkıntıyı (veya kalpteki ağırlığı) giderir.3"...Talha şöyle anlatmıştır: 'Resûlullah (sav)'in huzuruna girdim. Elinde bir ayva (sefercel) vardı. Onu bana doğru attı ve şöyle buyurdu: Al bunu ey Ebû Muhammed! Çünkü o; kalbi kuvvetlendirir, nefsi güzelleştirir/hoş tutar ve göğüsteki ağırlığı giderir. 4Ayrıca BakınızYENİ DOĞAN BEBEK İÇİN SÜNNET VE MÜSTEHAP OLAN UYGULAMALARLOHUSALIKTA ALBASMASI İNANCILEZZETLİ YEMEKLERİ VE GÜZEL MEYVELERİ ALLAH NAMINA SEVMEK NE DEMEKTİR?ZAYIF HADİSLE AMEL ETMEKZAYIF HADİSLER KONUSUNDA NE YAPMALIYIZKaynakçalarSuyuti, Camiu'l Ehadis, c.15, s. 391. (Hadis No: 15.779); Suyuti, Fethü'L Kebir, c.2, s. 301 (Hadis No: 8673);Suyuti, Camiu'l Kebir, c.6, s. 452,İmam Gazzali, İhyâü Ulûmi'd-Dîn, Darü'l Marife, Beyrut ts., c.4, s. 285.Ebu Nuaym el-İsfehani, Tıbb-ı Nebevî, Daru'l İbn Hazm, 2006, c.6, s. 793.Ebu Nuaym el-İsfehani, Tıbb-ı Nebevî, Daru'l İbn Hazm, 2006, c.6, s. 792.

13

Sakal Bırakmakta Eşin Rızası Şart mıdır?

Sakal bırakmak Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) fiili sünnetlerindendir. İbn Ömer (ra), Rasûlüllâh (sav)'ın şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir:Müşriklere muhalefet edin; sakalları bırakın, bıyıkları kısaltın.1Dolayısıyla sakal bırakmakta eşin rızası şart değildir. Çünkü sakal, erkekler için sünnettir. Sünnet olan bir ibadet şahsî beğeniye ve başkasının rızasına tâbi olmaz. Ancak aile içindeki nezaket, ülfet ve karşılıklı anlayış da gözetilmelidir. Yani eşin gönlünü almak, hikmetli ve yumuşak bir üslûpla hareket etmek güzeldir; fakat bu, hükmü değiştirmez. Eş istemiyor diye sakalı terk etmek doğru değildir.Ayrıca BakınızSAKAL SÜNNETİNİN KAYNAĞI VE FAZİLETİKOCANIN SAKAL BIRAKMASINI İSTEMEKSAKALI KESMEK HARAM MIDIR?TOP SAKAL BIRAKMAKTA SAKINCA VAR MI?KaynakçalarBuhârî, Libâs 62

3.188

Kadının Yüzündeki Tüyleri ve Kaşlarını Almasının Hükmü

Kadına nisbetle yüz, güzelliğin aynası ve odak noktasıdır. Yaratılışın güzelliği de onda tezahür eder. Allah her şeyi olduğu gibi yüzü de cemalinin bir tecellisi olarak âhenkli, dengeli ve mükemmel yaratmıştır. Hz. Peygamber (sav) bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:Allah yüz tüylerini yolan ve yolduran kadına lânet etsin...1Bunun için hayatî ve zarurî bir maslahat yoksa, vücutta bulunan mevcut durumu değiştirmeye gitmemek lâzımdır. Çünkü böyle rast gele yapılan bir tasarruf insanı ağır bir mesuliyet altına sokabilir. Bu konu ile ilgili bir hadis de şöyledir:Abdullah b. Mesud şöyle demiş: “Allah dövme yapan ve yaptıran kadınlara yüz yolan ve yolduranlara, güzellik için diş törpülettirenlere, Allah'ın yarattığı şekli değiştirenlere lânet etmiştir.”Bu söz Benî Esed kabilesinden Ümmü Ya'kub denilen bir kadının kulağına varmış. Ümmü Ya'kub Kur'ân okuyor­du. Hemen Abdullah'a gelerek:— Ne o senden kulağıma gelen söz! Sen dövme yapanlara ve yaptı­ranlara, yüzden kıl yolduranlara, güzellik için diş törpüîetenlere Allah'ın yarattığı şeklî değiştirenlere lanet okumuşsun! dedi. Abdullah da :— Resûlüllahın (sav) Iânet ettiklerine ben ne­den lânet etmiyecekmişim? Hem bu Allah'ın kitabında vardır, cevabını verdi. Kadın :— Yemin olsun ben Mushafın iki kabuğu arasındakileri okudum. Ama bunu bulamadım, dedi. Abdullah:— Gerçekten onu okudunsa mutlaka bulmuşsundur. Allah (Azze ve Celle);“Peygamber size ne verdiyse, artık onu alın; size neyi de yasakladıysa, ondan hemen kaçının!”[1] buyurmuştur, dedi. Bunun üzerine kadın:— Gerçekten ben şimdi senin hanımının üzerinde bundan bir şey görüyorum, dedi. Abdullah:— Git de bak! dedi. Arkacığından kadın Abdullah'ın hanımının yanı­na girdi. Fakat bir şey göremedi. Ve Abdullah'ın yanına gelerek:— Bir şey görmedim, dedi. Abdullah:— Bana bak, bu olsaydı biz onunla bir arada olamazdık. Mukabele­sinde bulundu.”2Sonuç olarak fıkıh âlimleri bu hadisten hareket ederek, yüzünde sakal ve bıyık biten kadının onları gidermesinin caiz olacağını; ancak kaşları inceltmenin, tabi şeklinden çıkarmanın, kirpikleri düzeltmenin veya takma kirpik kullanmanın caiz olmadığını belirtirler. Çünkü diş, kaş ve kirpik birer aza mesabesindedir. Aslında olmayıp sonradan biten yüzdeki kıllar ise bu sınıfa girmediğinden, kadının bunları gidermesin de bir mahzur görülmemektedir. Aynı şekilde kadının bacağındaki kılları gidermesinde de bir mahzur yoktur. Çünkü bu kaş gibi bir uzuv mesabesinde değildir.Ancak, insanlar tarafından aşırı derecede yadırganan (iki kaşın birleşmesi veya kaşların çok dağınık olması gibi) ve insanın psikolojik olarak etkilenmesine sebep olacak ölçüde bir anormallik veya fazlalık bulunursa, o zaman kadının kaşlarını uygun hale getirmesinde dinen bir sakınca yoktur.Ayrıca BakınızERKEKLERİN KAŞLARINI ALMASININ HÜKMÜKADINLARIN KAŞ YAPTIRMASI (KAŞ KONTÜRÜ)KaynakçalarBuhârî, “Libâs”, 84; Müslim, “Libâs”, 120Buhari, 'Libas', 84; Müslim, 'Libas', 120.