İman rükünlerinin ilk dört sırası Bakara suresinde şu şekilde sıralanmıştır:
Peygamber, kendisine Rabbinden indirilene îmân etti, mü'minler de! Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine, “Peygamberlerinden hiçbirinin arasında ayırım yapmayız.” diye îmân ettiler ve şöyle dediler: “İşittik ve itâat ettik! Rabbimiz! Mağfiretini dileriz; dönüş(ümüz) ancak sanadır!” 1
Bu âyeti Fahreddin-i Râzî şu şekilde tefsir eder:
Allah Teâlâ'ya iman etmek. Bu böyledir; çünkü âlemin, her şeye kâdir olan, her şeyi bilen, her türlü ihtiyaçtan âzâde bir Yaratıcısı olmadıkça, peygamberlerin doğru söylediklerine inanmak imkânsız olur. İşte bu sebeple Allah’a iman edip O’nu tanıma, imanın temeli olmuştur. Bu sebeple de Hak Teâlâ, burada öncelikle “Allah’a iman” konusunu zikretmiştir.
Meleklere imandır. Allah Teâlâ, melekleri vasıtasıyla peygamberlerine vahyetmiş ve şöyle buyurmuştur: “(Rabbin,) melekleri kendi emriyle, kullarından dilediğine, ‘Şüphesiz ki benden başka ilâh olmadığı(nı insanlara bildirmek) ile korkutun da benden sakının!’ diye vahiy ile indirir.” (Nahl, 2). Allah’ın vahyinin insanlara melekler vasıtasıyla ulaştığı sabit olunca, melekler de Allah ile insan arasında bir vasıta gibi olurlar. İşte bundan dolayı, meleklere iman âyette ikinci mertebede zikredilmiştir.
Kitaplara imandır. Kitap, meleğin Allah’tan alıp insanlara ulaştırdığı vahiydir. Bunu, ayın yüzünün güneşin ışığını alarak aydınlanmasına benzetebiliriz. Buna göre melek ay gibi, vahiy ise ayın nurlanması gibi olmuştur. Ayın bizzat kendisinin, derece bakımından nurlanmasından önce oluşu gibi, meleğin kendisi de kitaplar diye ifade olunan vahiyden öncedir. İşte bu sebeple âyette kitaplar sözü, meleklerden sonra zikredilmiştir. Yine bundan dolayı Allah Teâlâ, kitaplara imanı, meleklere imandan sonra zikretmiştir.
Peygamberlere imandır. Peygamberler, vahyin nurunu meleklerden alan insanlardır. Bundan dolayı peygamberler, mertebe bakımından kitaplardan sonradırlar. Bu sebepten ötürü, Allah Teâlâ, peygamberlere imanı dördüncü sırada saymıştır.
Bil ki bu şekilde yapılan bu dörtlü tertipte, ince sırlar ve kitaplarda açıklanması yerinde olmayan büyük hikmetler vardır. Yaptığımız bu kadar izah, mevzunun şerefi için kifayet eder.2
Peygamber Efendimiz (sav) de meşhur Cibril hadisinde iman rükünlerini şu şekilde sıralamıştır:
Allah'a, Allah'ın meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine ve âhiret gününe inanman, bir de kadere; hayrına, şerrine inanmandır. 3
Bakara, 2/285.
Fahrettin Razi, Tefsir-i Kebir, Huzur Yayınevi, Ankara 1989, c. 6, s. 83.
Müslim, İman, 1.

