Aşr-ı Şerif
Aşr, Arapça’da “on” demektir. Kur’an’ı öğrenme ve ezberleme çalışmasının onar âyetlik bölümler hâlinde yürütülmesiyle ilgili ilk uygulamanın Hz. Peygamber (sav) tarafından yaptırıldığı bilinmektedir.
Ebû Abdurrahman es-Sülemî’nin Hz. Osman, Abdullah b. Mes‘ûd ve Übey b. Kâ‘b’dan rivayet ettiği bir hadise göre Hz. Peygamber (sav) bu sahâbîlere âyetleri onar onar öğretmiş, sadece okumayı değil, bu on âyetteki hükümleri de öğrenmedikçe diğer on âyetlik bölüme geçmelerine izin vermemiştir. Kur’an’dan on âyet okumanın veya ezberlemenin faziletine dair hadisler de vardır. Geceleri on âyet okuyanın gafillerden sayılmayacağı, Kehf sûresinin başından on âyet ezberleyenin deccâlden korunacağı, bu hadislerde işaret edilen hususlar arasındadır. Ayrıca Hz. Peygamber’in (sav) bir gece yarısı namaz için kalkıp önce Âl-i İmrân sûresinin son on âyetini okuduğu da rivayet edilmiştir.1
Namazdan Sonra Aşr-ı Şerif Okumak
Namazdan sonra aşr-ı şerif okumak câizdir ve fazîletli bir Kur’ân tilâvetidir. Fakat bunun her farz namazdan sonra hususî bir sünnet olarak tâyin edildiğine dair açık bir delil yoktur. Sünnette bazı âyet ve sûrelerin sabah, akşam veya namazların akabinde okunmasına dair rivayetler vardır. Bu rivayetler, namazdan sonra Kur’ân okunmasının meşrû ve bereketli olduğuna işaret eder; ancak “aşr-ı şerif” tertibinin her namazdan sonra belirli bir sünnet olduğunu doğrudan göstermez. Sevgili Peygamberimiz (sav) hadislerinde şöyle buyurmuştur:
Kim ki sabahleyin üç kere ‘eûzü billahi’s-semîi’l-alîmi mine’ş-şeytani’r-racîm’ der ve Haşr sûresinin sonundaki üç âyeti okursa, Allah o kimseye akşama kadar duâ ve istiğfar etmek üzere yetmiş bin melek vazifelendirir. O gün vâdesi yetip ölürse şehit olarak vefat eder. Kim bu âyetleri akşamleyin okursa, aynı mükâfata ve dereceye ulaşır.2
Bakara Sûresi’nin sonunda iki âyet vardır. Kim bunları okursa ona yeterlidir.3
Bu sebeple namazdan sonra aşr-ı şerif okumak, Kur’ân tilâveti niyetiyle güzel bir amel olur. Fakat bunu, sünnette sabit olmuş ve herkes için bağlayıcı bir namaz sonu usûlü gibi ifade etmek doğru olmaz.
MUHAMMED EROĞLU, "AŞR-ı ŞERİF", TDV İslâm Ansiklopedisi, c.4, s.24;
https://islamansiklopedisi.org.tr/asr-i-serif
Tirmizî, Fedâilü’l-Kur’ân, 22.
Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 10.

