RİSALE-İ NUR

04.05.2009

4836

İlim Sıfatının Kuşatıcılığı ve Birinciliği Ne Demektir?

15. Şua'da geçen, "kudsî yedi sıfattan (sübûtî sıfatlardan), bir cihette en birincisi olan ilim dahi..." denilmektedir. İlim sıfatı ne cihetle birincidir?

10.05.2009 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Sübûtî sıfatlar, Allah’ın zâtına ait kemâl sıfatlarıdır. Bu sıfatlar içinde birinci sırada hayat sıfatı zikredilir. Çünkü diğer sıfatların varlığı, hayat sıfatınıgerekli kılar. Bu manaya işaretle Bediüzzaman Hazretleri şöyle der:

Hayat sıfatının yedi defa kâinat kadar delilleri ve kendi vücudunu ve mevsufun vücudunu bildiren bürhanları vardır ki, bütün sıfatların esası ve menbaı ve ism-i a'zamın masdarı ve medarı olmuştur. 1

Bu paragrafa göre hayat sıfatının kâinat kadar delilleri vardır. Elbette ki kâinatta bulunan her varlığa hayat veren ve hayatlarını devam ettirmesini sağlayan Rabbimizin, hayat verdiği varlıklar adedince varlık delilleri vardır. İşte bu isim, bu hususlardan dolayı Rabbimizin bütün sıfatlarının kaynağı ve diğer isimlerinin de görünmesine vesile olmuştur. Aynı zamanda hayat, pek çok sıfattan yapılmış bir hakikattir. O hakikatteki sıfatlardan bir kısmı, duygular vasıtasıyla inbisat ederek inkişaf edip ayrılır. Birçoğu ise hissiyat suretinde kendilerini hissettirir ve hayattan kaynama suretinde kendilerini bildirirler.

Hem hayat, kâinatın tedbir ve idaresinde hükümfermâ olan rızık ve rahmet ve inâyet ve hikmeti de içine alır. Adetâ hayat onları arkasına takıp girdiği yere çekiyor. Meselâ hayat, bir cisme, bir bedene girdiği vakit Hakîm ismi dahi o cisim üzerinde görünür, hikmetle yuvasını güzelce yapıp düzenler. Aynı hâlde Kerîm ismi de tecellî edip meskenini ihtiyaçlarına göre tertip edip süsler. Yine aynı hâlde Rahîm isminin cilvesi görünüyor ki o hayatın devam ve kemâli için türlü türlü ikramları verir. Yine aynı hâlde Rezzak isminin cilvesi görünüyor ki o hayatın devamı ve gelişmesi için maddî, mânevî gıdaları yetiştiriyor ve kısmen bedeninde depoluyor, biriktiriyor. Demek hayat, bir odak noktası hükmündedir ki; farklı sıfatlar birbiri içine girer, belki birbirinin aynı olur. Adetâ hayat tamamıyla hem ilimdir, aynı hâlde kudrettir, aynı hâlde de hikmet ve rahmettir.

Bediüzzaman Hazretlerinin sorduğunuz yerdeki beyanı ise, ilmin “bir cihetle” birinci olmasıdır. Bu hususta kelâm kitaplarında Allah’ın ilmi ile ilgili şu bilgiler vardır:

İlim sıfatının taalluku ezelî olup diğer sıfatlardan daha umumî ve kapsamlıdır. İlim sıfatı, mümkinata (yaratılmışlara ve imkânlara) taallûk ettiği gibi vâcibe (Allah’ın zatı ve sıfatları) ve müstehilâta da (olması imkânsız şeylere de) taallûk eder.2

Bu ifadeleri şöyle özetleyebiliriz: Allah’ın ilim sıfatı, kudret gibi diğer sıfatlardan daha kuşatıcıdır. Yaratılan, yaratılması mümkün olan, imkânsız olan her şeyi; ayrıca kendi zat, sıfat ve isimlerini de bilir. Bu hususla ilgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:

Allah’ın ilk yarattığı şey kalemdir. Ona ‘Yaz!’ dedi. O da ‘Ne yazayım?’ dedi. Allah: ‘Kıyamet gününe kadar olacak şeyleri yaz!’ buyurdu.3

Yukarıdaki hadis-i şeriften anlaşılıyor ki daha varlıklar yaratılmadan, yani Allah'ın kudreti varlıklar üzerinde görünmeden, olaylar gerçekleşmeden önce ilim sıfatı her şeyi kuşatmıştır. Bu gibi hususlardan dolayı İslam âlimleri, Allah’ın sıfatlarını açıklarken önce ilmi zikretmiş, ardından kudret ve iradeyi ele almıştır. Çünkü kudret (güç), irade (dileme) ve tekvin (yaratma) sıfatları, ilim sıfatına dayanır. Allah’ın yaratması ve yönetmesi, her şeyi bilmesine bağlıdır. Bu hususta Kur’ân-ı Kerîm'de ilim sıfatıyla ilgili bir âyet şöyledir:

Allah dedi ki: ‘Ey Âdem, bunların isimlerini onlara söyle.’ Âdem isimleri onlara bildirince Allah buyurdu: ‘Size, göklerin ve yerin gaybını ben bilirim; ayrıca sizin açıkladığınızı da gizlediğinizi de bilirim dememiş miydim?4

Bu âyette ise vurgulanan, Allah'ın gaybı ve gizleneni bilmesidir. Meleklerin bildiği de bilmediği de, açığa çıkan da gizli kalan da Allah’ın ilmindedir. İşte gaybı, yani daha vücuda gelmemiş hadiseleri kavraması cihetinden ilim sıfatı, kudret ve irade sıfatından önce zikredilmektedir. Başka bir ifadeyle ilim sıfatının mümkin, vâcib ve muhal her şeye taallukundan, yani bilmesinden dolayı kuşattığı daire en geniştir. Bu nedenle kudsî yedi sıfattan (sübûtî sıfatlardan) bir cihette en birincisi ilim olarak kabul edilmiştir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Şua’lar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 136

  2. Şerafeddin Gölcük , Süleyman Toprak, Kelâm , Tekin Kitabevi, 2016, Konya

  3. Ebû Dâvûd, Sünen, Kitâbü’l-Kader, hadis no: 4700, Tirmizî, Sünen, Kitâbü’l-Kader, hadis no: 2155, Ahmed b. Hanbel, Müsned, cilt 5, s. 317

  4. Bakara 2/33


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız