Ahlak

04.06.2014

5781

Edep ve Haya

Edep ve haya hakkında bilgi verir misiniz?

04.06.2014 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Hayâ kelimesi sözlükte utanma, mahcubiyet, ar, namus ve edep gibi anlamlara gelmektedir.1 Kişinin, çirkin, kötü işlerden sıkılması, çekinmesi ve terk etmesi manasını da içerir2 Hayâ duygusunun gerektirdiği çerçevede hareket etmeye ise edep denir. Hayâ, insanı, dinin, aklın ve adetlerin hoş karşılamadığı kötü davranışları yapmaktan alıkoyan en önemli ahlâkî değerlerden biridir. Hayâ duygusu, sahibini, hem Allah’a hem de insanlara karşı mahcup olacağı çirkin işlerden uzak tutan, insanın fıtratında olan bir erdemdir.

Büyüklere hürmet etmek, konuşanın sözünü kesmemek, kahkahayla gülmemek, küfürlü konuşmaktan sakınmak, yerlere tükürüp çöp atmamak, insanlara lakap takıp alay etmemek, müstehcen sözler konuşmamak, tesettüre dikkat etmek edep ve haya örneklerindendir.

Allah’a, Kur’an’a, Peygamberlere, kutsal değerlere, bütün insanlara ve çevreye karşı edepli ve hayâlı olmak ancak kuvvetli bir imanla mümkündür. Çünki edepli ve hayalı olmak ile iman arasında ayrılmaz bir bağ vardır. Bu ikisi dünya ve ahiret saadetini netice verir. Edebli bir insan olmanın en kolay yolu peygamberimiz sav 'in sünnetine tabi olmaktır. Çünkü:

Sünnet-i seniye, edebdir. Hiçbir mes’elesi yoktur ki, altında bir nûr, bir edeb bulunmasın. Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm ferman etmiş: اَدَّبَن۪ي رَبّ۪ي فَاَحْسَنَ تَاْد۪يب۪ي “Rabbim bana edebi güzel bir sûrette ihsân etmiş, edeblendirmiş.” Evet siyer-i Nebeviyeye dikkat eden ve sünnet-i seniyeyi bilen, kat‘iyen anlar ki: Cenâb-ı Hak edebin envâını, Habîbinde (asm) cem‘ etmiştir. Onun sünnet-i seniyesini terkeden, edebi terkeder. ب۪ى اَدَبْ مَحْرُومْ بَاشَدْ اَزْ لُطْفِ رَبْ kaidesine mâsadak olur, hasâretli bir edebsizliğe düşer.3

Yukarıdaki paragrafa ilave olarak sevgili Peygamberimiz sav haya hususunda bir çok hadis-i şerif söylemiştir. Konumuza ışık tutması açısından bir kaçını buraya alıyoruz:

Haya imandandır.4

İman yetmiş küsur şubedir. En üstünü 'Lâ ilâhe illallah' demek, en düşüğü ise yoldaki eziyet veren bir şeyi kaldırmaktır. Haya da imandan bir şubedir.5

Her dinin bir ahlakı vardır; İslam'ın ahlakı da hayadır.6

Gerçek haya, sadece insanlara karşı değil, her an bizi gören Yüce Allah'a karşı duyulan sorumluluktur. Allah'a karşı haya duygusuyla ilgili şu hadis-i şerifi aklımızda tutmak faydalı olacaktır:

Allah'tan hakkıyla haya edin! (...) Allah'tan hakkıyla haya etmek; başı ve baştaki organları, karnı ve karın içindekileri korumak, ölümü ve çürümeyi unutmamaktır.7

Edeble ilgili ise şu hadis-i şeriflerde bize yol gösterici olacaktır:

Hiçbir baba, çocuğuna güzel edepten daha kıymetli bir miras bırakamaz.8

Müminlerin iman bakımından en kâmil/olgun olanı, ahlakı en güzel olanıdır. 9

Şüphesiz Allah Teâlâ halîmdir (yumuşak davranan), hayâ sahibidir ve ayıpları örtendir. Sizden biri yıkanacağı zaman (edebine riayet ederek) örtünsün. 10


Kaynakçalar
  1. Şemsettin Sami, Kâmûs-ı Türkî, Çağrı yayınları, İstanbul, 1996,  s. 562

  2. Rağıb el-Isfahani, Müfredât, çev: Yusuf Türker, Pınar yayınları, İstanbul, 2010, s. 460

  3. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.56

  4. Buhârî, Îmân, 16

  5. Müslim, Îmân, 58

  6. İbn Mâce, Zühd, 17

  7. Tirmizî, Kıyâmet, 24

  8. Tirmizî, Birr, 33

  9. Ebû Dâvûd, Sünnet, 15

  10. Ebû Dâvûd, Hammâm, 1


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız