Bağış Yap

Sorular

Bize veya Akrabalarımıza Ağır Şekilde Sövülmesi Karşısında Nasıl Bir Tavır Takınmalıyız?

Bu soru özellikle gençler tarafından sıkça soruluyor: “Biri bana veya aileme ağır şekilde söverse, ben de ona sövemem. Peki tokat atsam veya yumruk vursam günah olur mu? Karşılık vermezsem ezik mi olurum?”Biz gençlere, arkadaşlarıyla kavga etmemelerini ve bu tür boş tartışmalardan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz. İslam'da vakar ve sabır eziklik değildir. Ancak böyle bir durumda kişinin kendisini veya ailesini savunmasının fıkhi hükmünü ve hangi ölçüler içerisinde olması gerektiğini merak ediyoruz.

5.418

Tasarruf Nedir? Fıkıhta ve Tasavvufta Ne Manaya Gelir?

Sözlükte “ileri geri hareket etme, bir durumdan başka bir duruma geçme; kazanmak için çaba harcama” anlamlarındaki tasarruf fıkıhta daha çok hukuki işlemleri belirten bir terimdir. Fıkıh literatüründe bu çerçeveyi aşan kullanımlarının bulunduğu, hatta bazen ibadetler ve cezaya konu eylemlerin bu kelimeyle ifade edildiği dikkate alındığında tasarrufun, mümeyyiz (iyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırt edebilen) kişiden irade ile sâdır (ortaya çıkan) olup kendisine fıkhi sonuç bağlanan bütün fiilleri kapsayacak genişlikte bir kavram olduğu söylenebilir.Daha çok iki iradenin uyuşmasıyla meydana gelen hukuki işlemleri (sözleşme) ifade eden akid terimi fıkıh literatüründe vasiyet, talâk ve yemin gibi tek taraflı iradeye dayalı şer'î (dinî-hukuki) sonuç doğuran işlemleri de kapsayacak biçimde kullanılmıştır.Tasavvuf yönünden tasarruf ise Allah'ın izni ve yaratmasıyla bazı veli kullara ihsan edilen manevi bir tesir ve yönlendirme kabiliyetini ifade etmektedir. Ancak bu tasarruf bağımsız bir güç olmayıp, tamamıyla Allah'ın iradesine ve iznine bağlıdır. Veliler kendiliklerinden kâinatta etkide bulunamazlar. Tasavvuf ehli, bu tasarrufu bir keramet ve İlâhî lütuf olarak görmüş, hakiki tesir sahibinin yalnızca Allah olduğunu özellikle vurgulamıştır.1Kısacası tasarruf, kişinin iradesiyle gerçekleştirdiği ve dini-hukuki sonuç doğuran her türlü söz, işlem ve davranışı ifade eder. Fıkıhta satış, kira, bağış, vasiyet, boşama ve vakıf kurma gibi hukuki işlemleri kapsamaktadır. Tasavvufta ise Allah'ın izni ve yaratmasıyla bazı veli kullara ihsan edilen manevi tesir ve yönlendirme kabiliyeti anlamında kullanılır. Her iki kullanımda da hakiki tasarruf ve mutlak kudretin yalnızca Allah'a ait olduğu esastır.Ayrıca BakınızMÜLK ONUNDUR MÜLKÜNDE İSTEDİĞİ GİBİ TASARRUF EDER NE DEMEK?KABİRDEKİ EVLİYANIN TASARRUFU DEVAM EDER Mİ?TASARRUFU DEVAM EDENLERKaynakçalarİbrahim Kafi Dönmez, "Tasarruf", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2011, c. 40, s. 118.

4.763

Allah Daha Güzel Bir Kainat ve İnsan Yaratamaz mıydı? Bu Kainat Neden Böyle Yaratıldı?

Cenab-ı Hak (haşa) bu kâinattan daha güzel bir kâinat yaratabilir miydi? İnsan eşref-i mahlukat olduğuna göre, insanın mevcut hâlinden daha üstün bir mahluk yaratılması mümkün müydü?Cenab-ı Hakk'ın ilminde her şey mevcut olduğuna göre, bu kâinatın veya insanın daha güzel ve üstün bir surette yaratılması da O'nun ilminde mevcut mudur? Eğer mümkünse, Cenab-ı Hak neden bu kâinatı ve insanı mevcut hâliyle yaratmıştır? Daha üstün meziyetlere sahip bir insan ve daha güzel bir kâinat yaratamaz mıydı?