Beddua, Farsça'da “kötü” anlamına gelen bed ile Arapça'da “dileme, isteme” gibi anlamlara gelen dua kelimelerinden oluşmuş bir birleşik isimdir. Beddua edilen kişiye bedduasının geri döneceği ile ilgili hadis vardır. Ayrıca bu konuda bazı hadisler de şöyledir:Ebu'd-Derdâ'den (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:أنَّ العَبدَ إذا لَعَنَ شيئاً صَعِدَتِ اللَّعنَةُ إلى السَّماء، فتُغلَقُ أبوابُ السماء دونَها، ثمّ تَهبِطُ إلى الأرض، فتُغلَقُ أبوابُها دونَها، ثم تأخذ يميناً وشمالاً، فإذا لم تَجِدْ مَسَاغاً رَجَعَت إلى الذي لُعِنَ، فإن كان لذلك أهلاً، وإلا رَجعت إلى قَائلهاKul, herhangi bir şeye lânet ettiğinde o lânet gökyüzüne çıkar. Semânın kapıları ona kapanır. Sonra yere iner, yeryüzünün kapıları da ona kapanır. Sonra sağa sola bakınır, girecek yer bulamaz da lânet edilen kişiye döner. Eğer gerçekten lânete lâyık ise onda kalır, değilse lânet edene döner. 1Bununla beraber âlimler çokça lânet etmenin büyük günahlardan olduğunu ifade etmişlerdir. Çünkü her ne kadar aslında küçük günah olsa bile, sürekli işlenmesi onu büyük günah hâline getirir.2Ayrıca lanet (beddua), Müslümana yakışan bir fiil değildir. Nitekim İslâm âlimleri, Müslümanların olur olmaz sebeplerle birbirleri aleyhine beddua etmelerinin İslâm ahlâkıyla uyuşmayacağına dikkat çekmişlerdir. Bilhassa mutasavvıflar bedduanın tasavvufî edeple bağdaşmadığını belirtmişlerdir.3 Nitekim bir hadiste de Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurmaktadır:لَعْنُ الْمُؤْمِنِ كَقَتْلِهِMümine lanet etmek, onu öldürmek gibidir.4Ayrıca BakınızPEYGAMBER EFENDİMİZİN ETTİĞİ BEDDUALARDUA YERİNE BEDDUA ETMEKMAZLUMLARIN BEDDUASININ KABUL OLMASININ HİKMETİIZDIRAR DUASI VE İHTİYAC-I FITRİ İLE DUADUA VE ÇEŞİTLERİKaynakçalarEbû Dâvûd, Edeb 45. Ayrıca bk. Tirmizî, Birr 48.Buhârî, Edebü'l-Müfred, el-Matbaatü's-Selefiyye ve Mektebetühâ, Beyrut Dârü'l-Beşâiri'l-İslâmiyye, 1409/1989, s. 267; Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, thk. Şuayb el-Arnaût vd., nşr. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî, Müessesetü'r-Risâle, Beyrut:, 1421/2001, c. 26, s. 312.