RİSALE-İ NUR

15.10.2016

6134

"Kalb Ruhun Aybını Görmez" Ne Demektir?

İhlas Risalesi'nde geçen, "kalp ruhun ayıbını görmez" ifadesi ile anlatılmak istenen nedir? Örnek vererek izah eder misiniz?

28.12.2016 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

İkinci Düstûrunuz: Bu hizmet-i Kur’âniyede bulunan kardeşlerinizi tenkîd etmemek ve onların üstünde fazîletfurûşluk nev‘inden gıbta damarını tahrîk etmemektir. Çünkü nasıl, insanın bir eli, diğer eline rekābet etmez; bir gözü, bir gözünü tenkîd etmez; dili, kulağına i‘tirâz etmez; kalb, ruhun ayıbını görmez; belki birbirinin noksânını ikmâl eder, kusurunu örter, ihtiyâcına yardım eder, vazîfesine muâvenet eder. Yoksa, o vücûd-u insanın hayatı söner, ruhu kaçar, cismi de dağılır.1

Yani Kur’ân hizmetinde bulunan kişilerin birbirini eleştirmemesi, kıskandıracak şekilde üstünlük taslamaması gerekir. Çünkü bu hizmet, birlikte hareket etmeyi gerektirir ve bu birliktelik bozulursa hizmet de zarar görür. İnsan vücudu buna güzel bir örnektir: El, göze; göz, kulağa rakip olmaz. Hiçbiri “Ben daha önemliyim” demez. Aksine her organ kendi görevini yapar ve diğerine yardımcı olur. Bir organ diğerini sürekli eleştirirse ya da onun önüne geçmeye çalışırsa, vücudun düzeni bozulur ve hayat tehlikeye girer. Aynı şekilde, hizmet eden insanlar da birbirinin kusurunu büyütür, üstünlük yarışı içine girerse bu birlik bozulur ve yapılan iş, ihlasını ve kıymetini kaybeder.
“Kalp, ruhun ayıbını görmez” ifadesiyle anlatılmak istenen ise şudur: Kalp ile ruh, insanın manevi yapısında birlikte çalışan iki temel unsurdur ve biri diğerini suçlayan, ayıplayan bir konumda değildir. Kalp, ruhun zayıflığını veya kusurunu araştırmaz, aksine ruhun yükünü hafifleten, ona güç veren bir konumdadır. Yani kalp, ruhun kederine ve hüznüne ortak olur, onu teselli eder.
Bunu şöyle anlamalıyız: Ruh bazen yorulur, ümitsizliğe düşer veya cesaretini kaybeder. Böyle anlarda kalp, bu hâli kusur sayıp mahkûm etmez; iman, umut ve yönelişle ruhu toparlamaya çalışır. Mesela insan bir hatasından veya günahından dolayı ruhen çöküntü içine girerken, kalbin pişmanlıkla Allah’a yönelmesi ruhu yeniden ayağa kaldırır. Eğer kalp, ruhun bu halini sürekli yargılasaydı, insan manen çökerdi. Demek ki burada kastedilen "ayıbı görmemek", hiç fark etmemek değil, onu kınamamak, büyütmemek ve yıkıcı bir eleştiriye dönüştürmemektir. Bu da insanlara şu dersi verir: Aynı davada olduğun hizmet kardeşinin eksikliğini, zayıflığını veya kusurunu ayıplamak yerine, ona destek olmak, kusurunu örtmek ve zayıflığına karşı güçlü bir yardımcı olmak gerekir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 167.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız