Soru

Telefonla Nikah

Şahitler huzurunda telefonla dinî nikâh kıyılır mı?

Tarih: 21.11.2020 12:00:20
Okunma: 795

Cevap

Evvela Nikah meselesini hükümleriyle izah edelim.

Üç mezhebe göre nikahın sahih olabilmesi için akitte kadının velisi bulunması gerekir. Yani icab'ın veli veya vekili (yani velinin vekili) tarafından olması lazımdır. Hanefi mezhebine gelince nikahın sahih olabilmesi için velinin bulunması şart değildir. Fakat akit, siğanın her iki tarafı -icab ve kabul- maziyi (geçmişi) ifade etmesi gerekir. Yani nikah memuru; sen falan adamı veya hanımı eş olarak kabul ediyor musun şeklinde değil; sen falan adamı veya hanımı eş olarak kabul ettin mi? dediği, onların da cevabı "evet" olduğu takdirde nikah sahih olur, yoksa sahih değildir. (Halil Gönenç)

Peygamberimiz (sav) şöyle buyuruyor: "Veli ve iki şahidi bulunan nikahtan başka nikah yoktur." (Yani muteber değildir).[1]

İslam’a göre nikâh, evlenme ehliyetine sahip ve aralarında evlenmelerine dinî açıdan bir engel bulunmayan kadın ile erkeğin (veya vekillerinin) şahitler huzurunda “seni aldım, sana vardım, nikahladım ve zevceliğe kabul ettim.” gibi sözlerle, birbirleriyle evlenmeleri konusunda karşılıklı rızalarını ifade etmelerinden (îcap ve kabulden) ibarettir.[2] Bu nikâh akdinin gizli değil, evlenecek olanların kendi aileleri ve yakın çevrelerinin bilgisi dâhilinde icra edilmesi gerekir.

Şunu da vurgulamak gerekir ki, evlilik ciddi bir meseledir. Doğru olan, evlenmenin resmiyet içerisinde yapılmasıdır. 

İslâmi hükümlere göre nikah, evlenme ehliyetine sahip ve evlenmelerinde dini açıdan bir engel bulunmayan kadın ile erkeğin (veya vekillerin) şâhitlerin huzurunda, birbirleriyle evlenmeleri konusunda karşılıklı rızâlarını ifâde etmelerinden (îcap ve kabulden) ibaret bir akittir.[3]

Bu itibarla, nikahın mutlaka din görevlisi veya bir başka şahıs tarafından kıyılması gerekmez. Burada nikah kıyan şahsın görevi, evlenenlere nikahın akdi için gereken şartları yerine getirmek ve bu akdin resmen tescil işlemini yapmaktır. 

Nikah taraflar açısından çok önemli sonuçlar doğuran ciddî bir akittir. Nikahta sadece tarafların rızasıyla yetinilmeyip ayrıca, en az iki şâhidin bulunmasının ve bazı ictihad farklılıklarıyla birlikte nikahın ilan edilmesinin ve velinin izniyle yapılmasının şart koşulması nikahın öneminin ve dinimizin bu konudaki hassasiyetinin bir göstergesidir. 

Nikah kıyıldığında dinen evlilik hayatı başlar ve karı-koca arasında bir takım haklar tahakkuk eder. Günümüzde bu haklar, evlilik resmen tescil ettirilmeksizin korunamadığından, evlenecek kişilerin resmi nikah kıyılmadan, dinî nikah kıydırmaları kanunen yasaktır.

Yani sadece dini nikah kıyılarak günümüzde maalesef kadının hakları tam olarak muhafaza edilmediği için resmi nikahında kıyılması zaruridir. Aksi halde sadece dini nikah kıydırıp, arkasından gelebilecek bir boşamada kadının hukuku tam gözetilmeyebilir. Bu sebeple ortaya çıkacak bir mağduriyet sadece kadına mahsus olur. Hem suî istimale (kötü niyetli insanlara) sebebiyet vermemek için hem de kadının hukukuna bir zarar gelmemesi için resmi nikahta şarttır.

Mektupla nikah kıymanın nasıl olduğunu izah eden şu metni de aşağıya alıyoruz.

"Fetih"te şöyle denilmiştir: Nikâh sözle mün'akit (iki taraf arasında kabul olmak) olduğu gibi, yazı ile de mün'akit olur. “ Yani iki taraf arasında mektupla da nikah olur.”

Bunun sureti, evlenmek isteyerek kadına mektup yazmaktır.

Mektup varınca kadın şahitleri getirerek onlara okur ve, "Kendimi ona tezviç ettim" der. “Tezvic: Nikâhı meydana getirmek için, îcâbtan sonra söylenilen sözdür. Nikâh, bu kabul sözü ile tamamlanmış olur. (Fetâvâ-i Hindiyye)”

Yahut, "Filân bana mektup yazmış benimle evlenmek istiyor. Şahit olun ben kendimi ona tezviç ettim" der.

Ama şahitler huzurunda ben kendimi filana tezviç ettim sözünden başka bir şey söylemezse, nikâh mün'akit (iki taraf arasında kabul) olmaz. Çünkü iki tarafın sözlerini işitmek nikâhın sahih olması için şarttır.

Mektubu onlara dinletmekle yahut mektupta kendisinden bahsedileni onlara bildirmekle iki tarafın sözlerini işitmiş olurlar. İki taraf bulunmazsa bunun hilâfınadır (yani zıddınadır).7

Şimdi şu hususlara da ayrıca dikkat etmek gerek!

İnternetin dünyamıza hızla girmesiyle birçok işler kolaylık kazanmıştır. Elbette kolaylaştırıcı bazı şeylerin getirdiği rahatlıkla birtakım tehlikeleri de unutulmamalıdır!

Nikah meselesinde kolaylık olduğu için şahitlerin ve aile fertlerinin de bizzat o ortamda bulunmasıyla nikah internet üzerinden kıyabilirse de, sanal bir bağlantı içerisinde her iki taraf canlı bir şekilde bulunmuş olmaları şarttır! Ancak böyle bile olsa bu durum ilerde başka şeylerin kapısını açabilir.

Mesela, madem telefon veya internet ile nikah kıyılabiliyor, ben istediğim zaman aynı usulle boşanabilirim yada başka bir nikah daha kıyabilirim de diyebilir.

Veya çirkin emmelerine ulaşmak isteyen insanlar nikahı gizli yapıp sanal bir görüntü ile etrafı aldatabilir. Nihayetinde internet üzerinden ya da kullanılan teknoloji vasıtasıyla bu tür şeyleri yapmak artık çok zor değil. Yani ekrana gelen bir insanın başka zaman çekilmiş görüntüleriyle sahte bir ortam yapmak zor değil!

İşte bu tür hadiselerden de kaçınmak için yada en azından iyi niyetli ol(a)mayacak kişilerden ötürü bu tarz bir nikahın alenen yapılmasını tavsiye ediyoruz!

Hz. Peygamber (s.a.s.) “Bu nikahı ilan edip duyurun...” 4; “Haram olan (ilişki) ile helal olan (evlilik) ayıran şey, def çalmak ve duyurmaktır.” 5 buyurarak aleniliğin ve hatta tescilin gerekliliğine işaret etmektedir.

Hz. Ebubekir (r.anh)’da gizlenmesi şartıyla yapılan nikah akdini geçersiz saymıştır! 6


1 Abdurrezzak, Musannaf 6, 195.

2 İbn Nüceym, el-Bahru’r-râik III, 82 vd.

3 Mevsılî, el-İhtiyâr, III, 82; Kâsânî, Bedâiü’s-sanâî, II, 229

4 Tirmizi, Nikah, 6; İbn Mace, Nikah, 20

5 Tirmizi, Nikah, 6

6 Sahnun, el-Müdevvene, II, 128,129

7 İbn-i Âbidin-Redd’ül-Muhtar, Şamil Yayınevi, 5.cilt, shf.266-267

 


Etiketler

Yorum Yap

Yorumlar