Soru

Yok Olmak ve Cehennem

Bediüzzaman, yokluk cehennemden daha kötü, yok olmayı cehenneme tercih etmeyin yani insan yok olmayı cehennemde de olsa istemeze getiriyor anladığım kadarıyla. Ama Allah ise Furkan suresi 13 te : "Elleri boyunlarına bağlanmış, çatılmış olarak cehennemin daracık bir yerine atıldıkları zaman orada, yok olup gitmeyi isterler" diyor . Tabi ayetin devamı da var : "(Kendilerine) “Bugün bir kere yok olmayı istemeyin, birçok kere yok olmayı isteyin!” (denir.) . Bediüzzamanın bu görüşüne katılmak imanımıza zarar verir mi?

Tarih: 3.06.2022 15:26:46

Cevap

Haşa üstadımız ayete muhalif bir şey söylememiştir. Fakat insanlrın çoğu hayat ile hayata takılan vasıflar veya ebediyet ile ebediyete takılan vasıfları karıştırmaktadırlar. 

Evet her insan ebediyeti arzu eder. Bunun delilleri çok fazladır. Fakat bazı insanlar bunu dilleri ile yalanlarlar. Fakat kalpleri ve lisan-ı halleri asla böyle söylemez. Mesela en basitinden bir insan çay vb. şeyleri içerken onun arzu ettiği bir şekilde olmasını ister. Şekeli şekersiz veya az şekerli gibi. İnsanın arzu ettiği şeklide gelen o içecek istediği gibi gelmişse, onu yudum yudum içer. Her bir yudum bu lezzetin tekrar etmesini ve devam etmesini istediğine bir delidir. Kişi o an veya başka zaman o içeceği tekrardan taleb eder. Bu basit misaldeki “iki yön” her insanda ebed arzusunun olduğuna bir delildir. Bu iki şey “insanın arzu ettiği şeyi istemesi” ve bunu elde ettikten sonra “arzu ettiği şeyin devamını istemesi” dir. O içeceği veya ondan daha iyisini ikinci kez arzu etmek insanın fıtratında “bir şeyi sonradan da arzu ettiğine” bir delildir. Yani insan bu dünyada her neyi sevip istemiş ise kendisi için onu veya ondan daha iyisini ve bunların devamını fıtraten istemektedir. Bu devamlılık dünyada devam etmiyor ancak ebedi bir hayatta devam edebilir. O yüzden her insan ebediyeti ister.

İnsan ahirette azabı gördüğü zaman azaptan dolayı yok olmak ister. Fakat bu yok olma isteği dikkat edilirse azabın kendisindendir. Mesela o adama cennet gösterilseydi yok olmayı istemeyecekti. (Burada bazı insanlar “ben cenneti de istemem” dedikleri zaman “kendi yaşantıları” yalan söylediklerine delildir. Çünkü bu insanlar günlük hayatta bile berbere gider, yer içer, gezer alışveriş yapar ve daha nicesi onun ebedi hayatı arzu ettiğine delildir.) yani insanın azabı istememekten dolayı yok olmayı istemesi ebediyeti arzu etmediğinden dolayı değildir. Ebediyeti istiyor fakat acıya katlanamama probleminden dolayı yok olmayı istiyor. Tıpkı aşı olmak istemeyen bir çocuk gibi düşünebiliriz. Veya her insan hayatı yaşamayı ister fakat ona işkence edeceğiniz zaman ölmeyi tercih eder. Bu işkenceden dolayı ölmek istemesi onun hayatı istemediğine delil gösterilemez.

İnsan hayatı yaşamayı istiyor fakat acı çekmeyi istemiyor. Acı çekmek ayrı bir şeydir, hayatın, varlığın, yaşamın kendisi ayrı bir şeydir. Acı-tatlı, keder- neşe, üzüntü-sevinç, fakirlik-zenginlik gibi kavramlar hayatın varlığın kendisi değildir. Bunlara sonradan hayata takılan şeylerdir. Tıpkı ahirette ki cennet ve cehennem gibi. Ahirette herkes ebedi hayatı ister fakat bu ebedilik bazıları için azap bazıları için mükafat olabilir. Ebedi hayata takılan azap ve mükafat ebediliğin kendisi değildir, ebediliğin sıfatlarıdır. Bir şeyin zatı ile sıfatları ayrı şeylerdir. O yüzden dili ile yalan bile söylese herkes fıtratı, lisan-ı hali ve yaşantısı ile ebediyeti ister. Fakat bu ebediyetin güzel olmasını ister acı çekmek istemez. O yüzden ebedilik kavramı ondan olmayan fakat ona takılan acı ve tatlı kavramları ile karıştırmamak gerekir.

Ayrıca bakınız.

https://risale.online/soru-cevap/adem-yokluk-meselesi


Yorum Yap

Yorumlar