Bahsi geçen yer şu şekildedir:
Asâ-yı Musa (as) bir taşta on iki çeşme akıtmasına ve on bir mu'cizeye medar olmasına mukabil ve müşabih bu son mecmua dahi, "Meyve" on bir mes'ele-i nuraniyesi ve "Hüccetullah-il Baliğa" kısmı on bir hüccet-i katıası bulunması cihetinde bize kanaat verdi ki: İmam-ı Ali Radıyallahü Anh, o fıkra ile doğrudan doğruya bu Asâ-yı Musa ismindeki mecmuaya bakar ve ondan tahsinkârane haber veriyor.1
Dikkat edilirse asanın on bir mucizesinden bahsediliyor. Bediüzzaman Hazretlerinin bununla neyi kastettiğini tam olarak bilemiyoruz; fakat Kur'an-ı Kerim'de Hz. Musa'nın (a.s.) dokuz mucizesinden bahsedilmiştir:
Celâlim hakkı için, (biz) Mûsâ’ya apaçık dokuz mu‘cize verdik; (Ey Resûlüm!) İşte İsrâiloğullarına sor! (Mûsâ) onlara geldiği zaman, bunun üzerine Fir‘avun ona: “Ey Mûsâ! Doğrusu ben seni sihirlenmiş zannediyorum” demişti.2
İbn-i Abbâs (ra)’a göre, Mûsâ (as)’a verilen dokuz mu‘cize şunlardır: “Ejderhâya dönüşen asâsı, Yed-i Beyzâ (ışık veren eli), onun duâsı bereketiyle; çekirge, ekin biti ve kurbağaların istîlâları ile içilmek istenen herhangi bir suyun hemen kana dönmesi âfetlerinin Mısırlıların üzerinden kaldırılması, asâsını vurması ile taşların yarılıp su fışkırması, denizin yarılarak geçebilecekleri yolların açılması ve Tûr Dağı’nın İsrâiloğullarının üzerine kaldırılarak korkutulmalarıdır.3
Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 2
İsra, 17/101
İbn-i Kesîr, c. 2, 403

