5.785
Şafii Mezhebinde Namazların Sünnetlerinin Terk Edilmesi
Şafii mezhebindeki bazı kardeşlerimiz namazın sünnetlerini terk edebiliyorlar. Şafii mezhebine uyanların sünnetleri kılmamaları ne kadar doğrudur?
Hayrat Yardım, dünya genelinde ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığı bağış ve yardımlarla bir iyilik köprüsü kurar. Siz de bu hayra ortak olun.
Hayrat Yardım'a Bağış Yap
5.785
Şafii mezhebindeki bazı kardeşlerimiz namazın sünnetlerini terk edebiliyorlar. Şafii mezhebine uyanların sünnetleri kılmamaları ne kadar doğrudur?
Peygamber Efendimiz'in (sav) insanlara karşı ortaya koyduğu tavır ve misyon, birkaç cümleyle anlatılabilecek kadar dar bir konu değildir. Nitekim siyer, hadis ve İslam tarihi kitaplarının büyük bir kısmı onun örnek hayatını, insanlarla olan ilişkilerini ve tebliğ metodunu anlatmaktadır. Bu sebeple burada konunun bütün ayrıntılarına değil, temel esaslarına kısaca değinilecektir. Onun sahabelerine, kendisine zulmedenlere ve inkar eden kimselere karşı tavrı merhamet, adalet, hikmet ve güzel ahlak çerçevesinde şekillenmiştir.Sahabe Efendilerimize Karşı TavrıPeygamber Efendimiz (sav), sahabilerini sadece dini tebliğ eden bir rehber olarak değil, aynı zamanda onların dertleriyle ilgilenen, hata yaptıklarında kırmadan düzelten, gönüllerini kazanan şefkatli bir rehber olarak yetiştirmiştir. Onlara karşı son derece merhametli davranmış, her birinin kabiliyetini dikkate almış ve güzel ahlakın en güzel örneğini yaşayarak göstermiştir. Nitekim Kur'an'da bu güzel tavır şu şu şekilde övülmüştür:İşte Allah'dan bir rahmet iledir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Hâlbuki kaba, katı kalbli olsaydın, elbette (onlar) etrâfından dağılırlardı.1Bu yönüyle Efendimiz (sav), insanların sevgisini zorla değil, güzel ahlakıyla kazanmıştır. Sahabilerine olan sevgisini ve yakınlığını birçok hadisinde de açıkça ifade etmiştir.Sizin en hayırlınız, ahlakı en güzel olanınızdır.2Mümin, mümine karşı bir binanın tuğlaları gibidir; birbirini destekler.3Böylece kardeşlik ruhunu güçlendirmiş, onları cesaretlendirmiş, istişare etmiş ve Allah'ın dinini omuzlayacak örnek bir nesil haline getirmiştir.Kendisine Zulmedenlere Karşı TavrıPeygamber Efendimiz (sav), hayatı boyunca hakaretlere, işkencelere, taşlanmaya, boykotlara ve çeşitli zulümlere maruz kalmıştır. Buna rağmen intikam duygusuyla hareket etmemiş, insanların hidayetini istemiş ve sabrı elden bırakmamıştır. Taif'te taşlanıp kanlar içinde kaldığında kendisine dağları onların üzerine yıkmayı teklif eden meleğe şöyle diyerek merhametini göstermiştir:Hayır. Ben Allah'ın onların soyundan yalnız Allah'a ibadet edecek kimseler çıkarmasını umarım.4Mekke fethedildiğinde ise yıllarca kendisine eziyet eden kimselere karşı büyük bir affedicilik örneği sergilemiş ve "Bugün size kınama yok. Hepiniz serbestsiniz." diyerek onları bağışlamıştır. Bu tavrı, Kur'an'da şöyle anlatılmaktadır:(Ey Habîbim!) Af (ve kolaylık) yolunu tut; iyiliği emret ve câhillerden yüz çevir!5Peygamber Efendimiz (sav), zulme boyun eğmemiş ancak şahsına yapılan haksızlıklarda affı ve merhameti tercih ederek insanlığa örnek olmuştur.Kâfirlere Karşı TavrıPeygamber Efendimiz'in (sav) kâfirlere karşı temel görevi, onları zorla dine sokmak değil, Allah'ın dinini açık, doğru ve hikmetli bir şekilde tebliğ etmekti. İnsanların iman etmesini çok arzu ediyor, ancak hidayetin yalnızca Allah'ın elinde olduğunu biliyordu. Bu sebeple davetinde daima hikmeti, güzel sözü ve sabrı esas aldı. Kur'an-ı Kerim'de O'nun takip ettiği yol şöyle haber verilmektedir:Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et.6Bununla birlikte Peygamber Efendimiz (sav), İslam'a ve Müslümanlara savaş açmayan gayrimüslimlere adaletle davranmış, yapılan anlaşmalara sadık kalmış ve kimsenin hakkını çiğnememiştir. Ancak İslam'ı ortadan kaldırmak için saldıran ve savaş açanlara karşı da ümmetini ve dinini korumuştur. O, her zaman adalet ile merhameti birlikte uygulamıştır. Bir hadisinde şöyle buyurmaktadır:Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.7Bu, onun insanları İslam'a davette benimsediği rahmet ve kolaylık esaslı yöntemi en güzel şekilde özetlemektedir.Netice itibarıyla Peygamber Efendimiz (sav), sahabelerine karşı şefkatli bir eğitimci ve rehber, kendisine zulmedenlere karşı affedici ve sabırlı bir örnek, inkar edenlere karşı ise hikmetle tebliğ eden adaletli bir peygamber olmuştur. Onun bütün insanlara karşı ortak tavrı ise Allah'ın mesajını en güzel şekilde ulaştırmak, güzel ahlakı yaşamak ve insanları rahmet, merhamet ve doğrulukla hakka davet etmekti.Ayrıca BakınızPEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) MÜSAMAHASIPEYGAMBER EFENDİMİZ'İN (SAV) GÜZEL AHLAKINDAN ÖRNEKLERKaynakçalarÂl-i İmrân, 3/159.Buhârî, Edeb, 38.Buhârî, Salât, 88; Müslim, Birr, 65.Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 7; Müslim, Cihâd, 111.A'râf, 7/199.Nahl, 16/125.Buhârî, İlim, 11; Müslim, Cihâd, 6.
4.212
“Evvelâ: Sizi teselliye muhtaç bilmiyorum. Birbirinizin kuvve-i mâneviyenizi takviye ederseniz, o kâfidir. Karşımdaki levha dahi bana kâfi geliyor.” Üstadın “karşımdaki levha” dediği nedir?
5.758
Hıristiyan bir kimseye ilk önce izah edilmesi gereken meseleler nelerdir? Teslis inancını çürütürken nasıl bir yol takip etmeliyiz?
Sevgili Peygamberimiz'in (sav) aile içindeki misyonu, sevgi, adalet, istişare ve nezaket üzerine kuruluydu. O, sadece bir lider değil, aynı zamanda ailesine değer veren örnek bir eş ve şefkatli bir babaydı.Sevgili Peygamberimiz'in (sav) Aile Hayatındaki Hali ve DavranışlarıEşlerine her zaman güler yüzlü davranır, sevgisini sözleriyle ve davranışlarıyla açıkça gösterirdi. Evde kendi işini kendisi görür, kıyafetlerini yamar ve eşlerine ev işlerinde yardım ederdi. Eşleri arasında maddi, manevi ve onlara zaman ayırma konusunda tam bir adalet gözetirdi. Önemli kararlarda eşleriyle istişare ederdi. (Örneğin, Hudeybiye Antlaşması'nda Ümmü Seleme validemizin fikrini uygulamıştır). Eşlerine asla bağırmaz, hakaret etmez ve kırıcı bir dil kullanmazdı.Sevgili Peygamberimiz'in (sav) Çocuklarına ve Torunlarına Karşı TutumuÇocuklarını ve torunlarını (Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin) kucağına alır, öper, onlarla oyunlar oynardı. Kız çocuklarının hor görüldüğü bir dönemde, kızı Hz. Fatıma odaya girdiğinde ayağa kalkar, onu alnından öper ve kendi yerine oturturdu. Çocuklarına hem dünyevi hem de ahlaki açıdan en güzel terbiyeyi verir, onlara tatlı dille rehberlik ederdi. Kendi çocuklarının yanı sıra, eşlerinin eski evliliklerinden olan çocuklarına da (Örneğin, Hz. Hatice ve Ümmü Seleme validelerimizin çocuklarına) öz babaları gibi sevgi ve şefkat gösterirdi.Sevgili Peygamberimiz'in (sav) Genel Aile MisyonuAilesini dini ve ahlaki konularda sürekli eğitir, onlara Allah'a ibadet etme şuuru aşılardı. Kimi zaman aile içinde yaşanan ufak kıskançlıkları veya tartışmaları öfkeyle değil, tebessümle ve anlayışla çözüme kavuştururdu. Onun (sav) bu yaklaşımı, İslam'daki "Sizin en hayırlınız, ailesine karşı en hayırlı olanınızdır"1 prensibinin en somut örneğidir.Ayrıca BakınızPEYGAMBER EFENDİMİZİN BEŞERİ VE PEYGAMBERLİK YÖNÜÇOCUKLARA KARŞI MUAMELELERDE PEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) TAVSİYELERİ PEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) TORUNLARINA ÇOK EHEMMİYET VERMESİKaynakçalarTirmizî, Menâkıb, 63.
Ayetül Kübra risalesinde geçen; "Haşmetli bir Sultânın fermanıyla ve kuvvetiyle vakit be-vakit cev âlemini doldurup, boşaltır. Ve mütemâdiyen hikmetle yazar ve paydos ile bozar tahtasına ve mahv ve isbat levhasına ve haşir ve kıyâmet sûretine çevirir." Burada mahv ve isbat levhası, yazmak ve bozmak ifadelerinden ne anlamamız gerekiyor.? Ve kıyamet suretine çevirmekle ne anlatılmak isteniyor?
3.799
Hürriyetler verildiğinde büyük imparatorlukların yıkılışının hızlandığı gözükmektedir. Bediüzzamanın hem hürriyetleri genişletmek, hem de devleti devem ettirmek için görüşü nedir?
Vehbî ilim nedir? Kesbî ilim nedir? Aralarında nasıl bir farklılık vardır? Üstad Bediüzzaman'ın ilmi kesbî mi, vehbî mi idi?
Peygamber Efendimiz'in (sav) hayatını, misyonunu birkaç paragrafla tam anlamıyla anlatmak mümkün değildir. Nitekim siyer kitapları, hadis külliyatı ve İslam âlimlerinin asırlardır kaleme aldığı eserlerin büyük bir kısmı onun hayatını, ahlakını ve örnek şahsiyetini anlatmaktadır. Ancak genel hatlarıyla bakıldığında Sevgili Peygamberimizin (sav) bütün hayatı, insanları Allah'a davet etmek, güzel ahlakı yaşamak ve yaşatmak, adaleti tesis etmek, merhameti yaymak ve insanlığı dünya ile ahiret saadetine ulaştırmak üzerine kurulmuştur. O, sözleriyle olduğu kadar yaşayışıyla da insanlara örnek olmuştur. Tebliğ ettiği hakikatleri önce kendi hayatında eksiksiz tatbik etmiştir.Peygamber Efendimiz (sav), doğruluğu, güvenilirliği, tevazuu, sabrı, affediciliği, cömertliği ve merhametiyle tanınmıştır. Kendisine en ağır eziyetleri yapanlara bile beddua etmek yerine onların hidayeti için dua etmiş, fakir-zengin, güçlü-zayıf ayrımı yapmadan herkese adaletle davranmış, insanlara değer vermiştir. Kolaylaştırmayı emretmiş, zorlaştırmaktan sakındırmıştır. Ümit vermiş, insanları Allah'ın rahmetinden ümitsizliğe düşürmemiştir. Kısacası onun bütün hayatı, Kur'ân'ın hayata yansımış en mükemmel örneği olmuştur. Nitekim bir Hz. Aişe bir rivayette şöyle demektedir:Nebiyy-i Muhterem sallallahu aleyhi ve sellem'in ahlâkı Kur'an idi.1Bu yönüyle Hz. Peygamber (sav), sadece kendi döneminin değil, kıyamete kadar gelecek bütün insanlığın en güzel örneği ve rehberidir.Ayrıca BakınızPEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) MÜSAMAHASIPEYGAMBER EFENDİMİZİN (SAV) PEYGAMBERLİK DELİLLERİPEYGAMBERİMİZİN NOKTA-İ KEMALİKaynakçalarMüslim, Müsâfirîn 139.
66.191
Uyumak için yatağa girdiğimiz zaman uzanarak Kur'ân okunur mu? Yatakta telefon veya bilgisayardan Kur'an-ı Kerim dinlenilebilir mi?
8.966
Ehl-i sünnet nedir? Ehl-i sünnet Kur'an'ı anlamada nasıl bir yol takip eder? İzah eder misiniz?
2.774
"Evet, nasıl ki hüsün elbette bir âşık ister. Taam ise aç olana verilir." 29.sözde geçen bu ifadeyi konuyla bağlayamadık halbuki üstad kainattaki bu tezyinatın, mehasinin ve kemalatın enzarı için meleklerin insanların ve cinlerin gerekliliğinden bahsederken yukarıdaki cümlede sanki bizim enzarımız için de kainatın varlığı gerekli görülmüş gibi bir mana çıkıyor.
5.922
Başımıza gelen musîbetlerin insana kazandırdığı şeyler nelerdir? Ne Hikmetleri Vardır? Ayet, hadis ve Risale-i Nur merkezli izah eder misiniz?
3.068
Bazıları, oy kullanmanın Allah'a şirk koşmak olduğunu söylüyor. Bu doğru mudur? Mâide suresinin 45 ve 47. âyetlerini delil getirip şirk olduğunu iddia edenler var. Şirk olmadığını gösteren bir delil var mı? Oy kullanmanın caiz olduğuna dair bir delil var mı?
1.050
Risale i Nur'da 27. Söz'de “Eğer desen hak bir olur. Nasıl böyle dört ve on iki mezhebin muhtelif ahkâmları hak olabilir” diye geçiyor. Buradaki on iki mezheb hangi mezheblerdir ve imamları kimlerdir? Hanefi, Şafii, Hanbeli ve Maliki mezhepleri haricindeki bu hak mezheblerin tabi' olanları kalmış mıdır? Eğer kalmışsa dünyanın hangi bölgelerinde yaşamaktadırlar?
Peygamberimiz'in (s.a.v.) 10 aylık veya 3 yaşında iken gibi çok erken yaşta ok atmaya başlaması ile ilgili nasıl rivayetler vardır ve bu rivayetler ne kadar sıhhatlidir?
3.940
Mecelle'de geçen, "1- Şiddetli zarar, hafif zararla giderilir. 2- İki fesat tearuz ettiği zaman en hafifi işlenerek büyük olanın çaresine bakılır." düsturlarına binaen, ciddi borç yükü altına giren bir kimse, tefeciden faiz alarak daha büyük zararlara düşmektense, bankadan kredi çekerek daha az zararla telafi etmesi caiz olur mu?
908
Bediüzzaman Hazretlerinin ailesi ve memleketi hakkında kısaca bilgi verir misiniz ?
5.704
17. Lema'nın 10. Notası'nı açıklar mısınız?
6.040
Bediüzzaman'ın ehl-i sünnet hakkındaki görüşleri nelerdir?
991
Peygamber Efendimizin (sav) kendi nefsiyle arası nasıldı? Nefis terbiyesi hakkında bilgi verir misiniz?