Bir namazı vaktinde kılmaya “Eda”, vakti çıktıktan sonra kılmaya da “Kaza” denir. Namazı bile bile, özürsüz olarak vaktinden sonraya bırakmak büyük günahtır. Namaz, kaza edilmekle yerine getirilmiş olur. Ancak vaktinden sonraya bırakıldığı için Cenab-ı Hak’tan af dilemek lazımdır.
Hangi Namazlar Kaza Edilir?
Kaçırılan namazların farzları ile vitir namazı kaza edilir, vakit çıktıktan sonra sünnetler kaza edilmez. Yalnız sabah namazını vaktinde kılamayan kimse, aynı gün öğlenin vaktine az bir zaman kalıncaya kadar farz ile birlikte sünneti de kaza eder.1
Kaza Namazı Ne Zaman Kılınır?
Kaza namazı kılmak için belirli bir vakit yoktur. Gündüz ve gece her zaman kılınır. Yalnız üç mekruh vakitte, yani güneş doğarken, güneş tam tepe noktasında iken ve güneş batarken kılınmaz.2
Kaza Namazı mı Önce Kılınır Vakit Namazı Mı?
Bir namazı vaktinde kılamayan kimse, o namazı hemen kaza eder ve onu içinde bulunduğu vakit namazından önce kılar. Eğer kaza namazını kılıncaya kadar vakit namazının geçeceğinden korkarsa, o zaman önce içinde bulunduğu vaktin namazını, sonra da kazaya kalan namazını kılar.3
Kaza Namazları Sırayla mı Kılınır?
Birkaç vakit namaz kazaya kalmışsa, onları sıra ile kaza etmek gerekir. Eğer geçmiş namazlar altı vakit veya daha fazla ise sıra ile kılmaya gerek yoktur.4
Kaza Namazlarında Niyet ?
Geçmiş namazları kaza ederken hangi günün hangi vaktinin namazı olduğunu bilemezse şöyle niyet eder: “Niyet ettim Allah rızası için kazaya kalan ilk sabah namazının farzını kılmaya” diğer namazlar için de, kazaya kalan ilk öğle... ilk ikindi... ilk akşam... ilk yatsı... ilk vitir veya kazaya kalan son sabah namazının farzını kılmaya, diğerleri için de son öğle, son ikindi, son akşam, son yatsı ve son vitir namazına diye
niyet eder.5
Nafile Sünnetler Yerine Kaza Namazı Kılınır mı?
Makbul olan, sünnetleri terk etmeden kaza namazlarını kılmaktır. Bu husustaki fıkhî hükümler şöyledir:
‘’Hanefi mezhebine göre kazaya kalmış namazları bulunan kimseler farz namazların öncesi ve sonrasında kılınan (revatib) sünnetleri de kılarlar. Vaktinde kılamadıkları namazları da ilk fırsatta kılmaya çalışırlar.
Şafii mezhebine göre ise; üzerinde kaza namazı olan kimse, geçmiş namazlarının hepsini kaza etmeden bayram ve vitir namazı da dahil sünnet-i müekkede olsun, gayri müekkede olsun hiçbir nafile namaz kılamaz.6 Miftâh-ul Cennet (Mızraklı İlmihal) eserinde, Hanefi mezhebinde olanların da sünnetler yerine kaza kılabileceklerine fetva verilmektedir.7
Kaza namazlarında ezan ve kâmet gerekir mi?
Ezan ve kâmet vaktin değil, namazın sünneti olduğu için kaza namazı kılarken de ezan ve kâmet sünnettir. Ezan ve kâmet terk edilerek kılınan namaz geçerli olmakla birlikte, uygun değildir. Aynı ortamda birden fazla kaza namazı kılınacaksa, her bir namaz için ayrı ezan okunup kâmet getirilmesi daha faziletli olmakla birlikte, başta bir kere ezan okunup, her bir kaza namazı için ayrı kâmet getirilmesi de yeterlidir.8
Kaza Namazını Hesaplama
Öncelikle ne kadar kazaya kalmış namazın olduğunu hesaplamak gerekir. Bunun için, büluğ çağına girilen zamanla namaza başlanılan zaman aralığı, ne kadar kaza borcunun olduğunu gösterecektir. Karışıklık ve unutma olmaması için ciddiyetle çetele tutulmasını tavsiye ediyoruz.
Kolay ve düzenli bir usul olarak tavsiyemiz ise; kaza namazlarını her namazın arkasından o vaktin kazasını da kılarak kaza edilebilir. Böylece hem nefse ağır gelmez hem de hesabı oldukça kolay olur.
Başkasının Yerine Kaza Namazı Kılınır mı?
Sırf bedenle yerine getirilen ibadetlerde başkasının yerine o ibadeti yapmak geçerli sayılmaz.9 Zira herkes kendi amelinin hesabını verecektir. 10 Bu itibarla bir kimse, vefat etmiş veya hayatta olan birinin kılmadığı farz namazları, onun adına kılamaz. Dolayısıyla herkes hayatta ve sağlığı yerinde iken ibadetlerini yerine getirmeye özen göstermeli, Allah’ın huzuruna borçlu olarak gitmemeye gayret etmelidir.11
Kaza Namazı Cemaatle Kılınabilir mi?
İmamla aynı vaktin namazını kılıyor olmak kaydı ile kazaya kalan namazlar cemaatle kılınabilir.12 Nitekim Hendek savaşının zor şartları altında Resûlullah (s.a.s.), dört vakit namazı kılmaya fırsat bulamamış; bilahare şartlar uygun hâle gelince de bu namazları ashabına cemaatle kıldırmıştır. Abdullah b. Mesud’un olayla ilgili rivayeti şöyledir:
Müşrikler, Hendek Savaşı’nda Resûlullah’ı namaz kılmaktan alıkoydular. Nihayet, gecenin bir kısmı geçtikten sonra Bilâl ezan okudu ve kâmet getirdi; Hz. Peygamber öğle namazını kıldırdı, sonra Bilâl kamet getirdi, ikindiyi kıldırdı; sonra Bilâl kâmet getirdi, akşam namazını kıldırdı; sonra Bilâl yine kâmet getirdi, yatsı namazını kıldırdı.13
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s.216-216
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s.216-216
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s.216-217
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s.216-217
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s.216-217
Dimyâtî, Hâşiyetü İ’âneti’t-Tâlibîn ‘alâ Halli Elfâzi Fethi’l-Mu’în, I-IV, Thk.: Muhammed Sâlim Hâşim, Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, Beyrut 1995, c.1, s. 39-40
Miftâh-ul Cennet, İstanbul 2015, s. 291
İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 1994,, c.2, s. 57-58.
İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, Beyrut 1994, c.2, s. 535
İsrâ, 17/13; Yâsîn, 36/54; Tûr, 52/16, 21; Müddessir, 74/38
Heyet, Fetvalar, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara 2018, s. 149
Merğînânî, el-Hidâye, İdâretü’l-Kur’an ve’l-‘Ulûmi’l-İslamiyye, Karaçi/Pakistan 1417, c.1, s. 377
Tirmizî, Salât, 20; Nesâî, Mevâkît, 55.

