4.310
Batı Medeniyet ve İslam Medeniyeti Mukayesesi
Batı medeniyetiyle islam medeniyetinin farklarını izah eder misiniz?

4.310
Batı medeniyetiyle islam medeniyetinin farklarını izah eder misiniz?
9.463
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ı bırakıp birtakım putları ilâh edinir, onları Allah'ı sever gibi severler. Fakat îmân edenler, Allah'a olan sevgi(leri) cihetiyle daha kuvvetlidir.1İnsanın kalbini bir çekirdeğe benzetecek olursak; bu kalp çekirdeğine şu koca kâinatı dahi kuşatabilecek bir sevgi duygusu ve kabiliyeti yerleştirilmiştir. Evet, kendi küçük evimizi sevdiğimiz gibi, içinde yaşadığımız yeryüzü gezegenini de kendi evimiz gibi seviyoruz. Kendi küçük bahçemizi sevdiğimiz gibi, baharda bütün yeryüzü bahçelerini de öyle seviyoruz. Sahip olduğumuz sevimli hayvanlarımızı çok sevdiğimiz gibi; sevimli, tatlı, güzel ve ilgi çekici bütün hayvanları da kendi hayvanlarımız gibi seviyoruz.İnsanda farklı farklı pek çok duygu vardır; ancak bu duygular içinde en güçlüsü sevgi duygusudur. Filmlerde, şarkılarda, türkülerde, şiirlerde ve diğer sanat türlerinde en çok işlenen konunun "sevgi" olduğunu görürüz. Sevgi öyle güçlü bir duygudur ki insanları bir araya getirdiği gibi; insanların arasını açan ve uzaklaştıran duygu da sevginin zıttı olan düşmanlık duygusudur.SEVGİNİN ÜÇ KAYNAĞI: GÜZELLİK, MÜKEMMELLİK,İYİLİKBediüzzaman Hazretleri, Cenab-ı Hakk'a karşı sevgiyi şu şekilde izah etmiştir:Beşer fıtraten, şu kâinâtın Hâlik'ına karşı hadsiz bir muhabbet üzerine yaratılmıştır. Çünkü fıtrat-ı beşeriyede cemâle karşı bir muhabbet ve kemâle karşı perestiş etmek ve ihsâna karşı sevmek vardır. Cemâl ve kemâl ve ihsânın derecâtına göre, o muhabbet tezâyüd eder. ve aşkın en müntehâ derecesine kadar gider.2Yani sevginin üç temel sebebi vardır:Güzellik: İnsan, kimde veya nerede güzellik görse hemen o şeyi sevmeye başlar. İnsan kalbi, güzelliğe karşı sevmekle programlanmış gibidir. İnsanlardaki, hayvanlardaki, çiçeklerdeki, gökyüzündeki yıldızlardaki ve diğer her şeydeki güzellikler, bir mıknatıs gibi kalbimizi kendine çeker.Mükemmellik: Bir şeyin yapısında noksanlıklar ne kadar azsa, o şey o kadar mükemmeldir. İnsan kalbi mükemmel olanı sevmek üzere programlanmıştır. Peygamberler, sahabeler ve bilge insanlar, onları hiç görmediğimiz hâlde bu mükemmellikleri sebebiyle kalbimizde yer edinirler.İyilik: İnsan, yaratılışı gereği kendisine yapılan küçük bir iyiliği dahi unutmaz ve iyilik yapana karşı yakınlık duyar.Bu duyguların sonsuz, kusursuz ve devamlı olanı kâinatın Yaratıcısıdır; çünkü görülen her güzellik, her mükemmellik ve insana ulaşan her iyilik, Allah'ın isim ve sıfatlarının birer yansımasıdır. Bu sebeple insanın fıtratına yerleştirilen sınırsız sevgi, geçici ve noksan varlıklarda tam olarak tatmin olamaz. Asıl gaye; bu sevginin gerçek sahibi olan ve bütün güzelliklerin, mükemmelliklerin, ve nimetlerin kaynağı bulunan Allah'a yönelmek, O'na bağlanmak ve O'nu sevmektir.MUHABBETİN İFADESİ OLARAK: İBADETİbadet, yalnızca şekilsel bir görevin yerine getirilmesi değil; kulun Yaradan'ına sunduğu samimi bir sevginin neticesidir. Seven kişi, sevdiğinin rızasını kazanmayı her şeyin üstünde tutar ve her an O'na daha yakın olmayı arzular. Allah'ı sevmek; O'nun emirlerini omuzlarda taşınan bir yük olarak değil, bilakis sevgiliye ulaştıran güvenli bir yol ve vuslat kapısı olarak görmeyi sağlar.Bu sevginin en somut nişanesi ve Allah'ın sevgisine mazhar olmanın temel şartı ise Peygamber Efendimiz'in (sav) rehberliğinde yürümektir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu hakikat şöyle ifade buyurulur:"(Ey Muhammed!) De ki: 'Eğer siz Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.'"3Allah'a duyulan sevgi, O'nun elçisine tabi olmakla kemale erer. Kul, bu teslimiyetle sadece kendi sevgisini sunmakla kalmaz, aynı zamanda Sonsuz Rahmet sahibinin sevgisine ve affına da talip olur.Ayrıca BakınızMarifetullah Nedir ve Nasıl Elde edilir?İman-ı Billah, Marifetullah, Muhabbetullah, Lezzet-i RuhaniyeKaynakçalarBakara: 2/165Bediüzzaman Said Nursi, Lem'alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.58Âl-i İmrân, 31
1.844
Dünyanın düz olduğunu düşünen birisi dinden çıkar mı?
68
Deneme cevap
13
Kur'an'da adı geçen 25 peygamberin meslekleri nelerdir? Bu konudaki ayet ve hadisleri de yazar mısınız?
43
Namaz içinde özrü olmaksızın bir yere yaslanmak mekruh diye biliyorum. Peki mesela secdeden doğrulurken dizlere elleri koyup kalkmakta bir sıkıntı var mı? Bu konuda mezheplerin görüşü nedir?
979
Miraçta Peygamberimizin(S.A.V) Allah ile perdesiz görüştüğü rivayet ediliyor. Peygamberimiz miraçtan dönerken sahabeler Allah'ın görüntü olarak nasıl olduğunu göründüğünü sormuşlar mıdır? Sormuşlarsa Peygamberimizin yanıtı ne olmuştur?
22
Cenab-ı Hakk'ı görmek bütün saadetlerin ötesinde bir saadettir. Hiçbir lezzet Allah'ı görmek ile kıyas edilemez. Müslümanlar elbette ve her halde her şeyden ziyade Cenab-ı Hakk'ı görmeyi isterler. İnanmayanlar dahi ahirette Cenab-ı Hakk'ı görmek isteyeceklerdir. Fakat Cenab-ı Hak onları bu saadetten mahrum bırakacaktır. Mütaffifin suresi 15. ayetinin tefsirinde merhum Elmalılı şöyle der:O tekzib edenler (Allah'ı yalanlayanlar) o kıyam(et) günü hak Rablerinden لمَحَْجُوبوُنَ muhakkak mahcub (perdelenmiş bir halde, gözlerine perde çekilmiş bir halde) kalırlar. Yani hicab ve hâil arkasında kalır, O'nu görmekten memnû' (yasaklı) ve mahrum bırakılırlar. Artık felah bulmalarına imkân ve ihtimal kalmaz.1 Kâfirlerin Allah'ı görmekten men edilmeleri Allah'ı görmek isteyeceklerine alâmettir. Fakat Allah'ın buna müsaade etmeyeceği ayetle sabittir.Ayrıca BakınızCENNETTE ALLAH'I GÖRMEKALLAH'IN CEMALİHZ. PEYGAMBER (SAV) MİRAC GECESİ ALLAH'I GÖRDÜ MÜ?KaynakçalarYazır, Elmalılı Muhammed Hamdi, Hak Dini Kur'an Dili, Yazma Eserler, İstanbul 2021, c.6. s.284
56
“Herkesle samimî olmak, münafıklık alâmetidir” diye bir söz var mı, hakikati nedir?
1.787
SdfasdfSdfasF sadfsd fsdaf fasdf as1AsdasdAyrıca BakınızAsdadKaynakçalarAsdad
56
Şükr-ü Örfi; İnsan maddî-manevî duyu ve duygularını ve kendisine verilen nimetleri Allahu Tealanın emrettiği yerde kullanmasına denir. 1 Şükr-ü Manevi; nimetin zâhirî lezzet ve güzelliğini aşarak, o nimetin arkasındaki İlâhî ihsanı, rahmeti ve iltifatı fark edip kalben takdir, tazim ve muhabbetle karşılık vermektir. Yani sadece dil ile değil; düşünerek, fark ederek, nimeti vereni hatırlayarak ve nimetin İlâhî kaynağına yönelerek yapılan şükürdür. 2 Şükr-ü Külli; kulun sınırlı şükrünü; kapsamlı bir niyet, geniş bir itikad ve bütün mahlûkatın şükürlerini kendi adına Allah'a takdim etme arzusu ile sınırsız hâle getirmesidir. 3 Şükr-ü Fıtrî; rızka duyulan iştah, istek ve rızıkla alınan lezzetin tabii olarak ifade ettiği, yaratılıştan gelen doğal şükür hâlidir. 4 Bediüzzaman, İşaret-ül İcaz, Hayrat Neşriyat, s. 14- s17Bediüzzaman, Mektubat, Hayrat Neşriyat, s, 250 - s 283 - Sözler, s, 307Bediüzzaman, Sözler, Hayrat Neşriyat, s 151Bediüzzaman, Asayı Musa, Hayrat Neşriyat, s 256
32
Bir saat adaletle hükmetmek, bir sene ibadet etmekten daha hayırlıdır. Bu söz hadis midir? Topkapı Sarayı'nda yazıyormuş, kaynağı nedir?
8
Müslüman hanımların, kalabalık ya da seyrek olan bayan bayana müslüman bir toplum içinde; altın ve gümüş gibi kıymetli madenlerden yapılan takılar, pırlanta gibi mücevherler takmalarının İslam fıkhındaki ölçüsü nedir? Detaylı izah eder misiniz.
26
Bir genç, özgür iradesi bulunmadığını ve dinin emirlerinin kendisini zorladığını söylüyor. Biz, emirleri uygulayıp uygulamamakta serbest olduğunu, sadece tercihini uymaktan yana kullandığını anlattık; yine de “Dinin emirleri özgürlüğü kısıtlıyor, inanmıyorum” diyerek ısrar ediyor. Bu durumda ona özgür irade ve dinî sorumluluk nasıl izah edilebilir?
10
Allah'ın Peygamberimizi bu kadar çok sevmesinin sebebi nedir? Bir kutsi hadiste; "Sen olmasaydın felekleri yaratmazdım" buyuruyor. Allah'ın, kendi yarattığı bir kulu bu kadar çok sevmesinin sebepleri neler olabilir?_
86
Sekîne'yi mutlaka tek oturuşta mı 19 defa okumalıyım; yoksa bir haftaya yayarak (örneğin her gün 3, pazar günü 1 kez) toplam 19 defa okumam da yeterli olur mu?
18
Müctehid Olmanın Temel ŞartlarıMüctehid olmanın şartları usulcüler arasında tartışmalı bir konu olmakla birlikte, yaygın olarak benimsenen anlayışa göre bu şartları iki ana noktada toplamak mümkündür:1. Şer'î Hükümlerin Temel Kaynaklarını (Usulü/Asılları) BilmekBu, istinbat (hüküm çıkarma) yapılacak olan asılları bilme şartıdır.Temel Kaynaklar: Usulcüler arasında bu kaynakların kapsamı farklılık gösterebilir.Kitap, Sünnet, İcmâ: Yaygın kabul gören temel kaynaklardır.Akıl: İmam-ı Gazâlî gibi bazı usulcüler aklı temel kaynaklara dâhil ederken, İbn Rüşd bunu hâriç tutmuştur.Kıyas ve İstidlâl: Necmeddin et-Tûfî, ilk üç asıl (Kitap, Sünnet, İcmâ) yanında kıyas ve istidlâl gibi ihtilaf konusu olan diğer asılları da eklemiştir.İmam-ı Şâfiî'nin Vurgusu: Kıyasla ictihadı eş anlamlı kabul eden Şâfiî'ye göre müctehid, "Allah'ın kitabının hükümlerinin bilgisi" gibi kıyas için gerekli âleti kendinde toplamış olmalıdır. Ona nisbet edilen sözde şöyle denilmektedir:Kim Allah'ın kitabını nas ve istinbat olarak bilirse dinde imâmete hak kazanır.12. Hüküm Çıkarma Keyfiyetini (Usul, Kural ve Bilgileri) Bilmek ve Bu Konuda Meleke Sahibi OlmakBu, kaynaklardan hüküm çıkarmaya (istinbat) yarayacak olan usul, kural ve bilgileri kendinde toplama şartıdır. Diğer bir ifadeyle, hüküm çıkarma melekesini (yeteneğini) elde etmektir.Hüküm Çıkarma Yöntemi: Bu şart, konunun göreceli olması sebebiyle usulcüler arasında daha tartışmalıdır. Müctehidin sahip olması gereken bilgi, yöntem ve şahsî kabiliyet bu başlık altında değerlendirilir.Re'y (Şahsî Akıl Yürütme): Muâz hadisi ile gündeme gelen re'y ictihadı kavramı, Kitap ve Sünnet'te hükmü açıkça bulunmayan konularda hüküm koyma işlevini üstlenmeyi ifade eder. Bu, fıkhın rasyonel prensiplerinin oluşmaya başladığı aşamadır.Muâz b. Cebel, Kitap ve Sünnet'te hükmünü açıkça bulamadığı konularda re'yini devreye sokacağını söylemekte ve Resûl-i Ekrem bunu onaylamaktadır.2Özetle; Müctehid sadece kaynakları bilmekle kalmayıp, aynı zamanda bu kaynaklardan doğru ve usulüne uygun bir şekilde hüküm çıkarabilme yeteneğine (meleke) sahip olması gereken kişidir. İctihad ehliyeti, bu iki temel bilgi ve yetenek alanını kapsar.Kaynakçalarhttps://islamansiklopedisi.org.tr/ictihadEbû Dâvûd, “Aḳżıye”, 11; Tirmizî, “Aḥkâm”, 3.
30
Zarara kendi rızasıyla gidene merhamet edilmez hükmü şefkat tokatları ile ilişkilendirilebilir mi?
5
Merhamet nedir? Merhamet hakkında ayet ve hadislerden örnek verir misiniz?
18
Kütüb-i sitte'de şehidi-i kâmil olan kimselerde imam-ı Âzam'a göre sadece cenaze namazı kalınır, kefenlenmez ve yıkanmaz diyor. Diğer 3 imama göre namazı da kefeni de yıkanası da olmaz diyor. Bu mezheplerin dayandıkları deliller nelerdir?
3.561
13. Lem'a'nın 4. İşaretinde geçen, “hayır ve mehasin ve kemalât, vücuda istinad eder ve ona raci' olur. Sureten menfî ve ademî de olsa, esası sübûtîdir ve vücûdîdir.” cümlesini izah eder misiniz?