5.334
Risaleleri Yazarken Tefekkür İle İlim Tahsili Birbirinden Nasıl Ayrılır?
Tefekkür etmek, fikretmek, düşünmek ve mana üzerinde derinleşmektir. Risaleleri yazarken içindeki iman hakikatlerini anlamaya çalışmak, o hakikatler üzerinde durup zihni ve kalbi çalıştırmak bir tefekkür ibadetidir. Çünkü burada maksat sadece okumak değil, manaya nüfuz etmektir. Kalemle ilmi tahsil etmek ise risalelerdeki iman ve Kur'an hakikatlerini öğrenmek, kaydetmek ve elde etmektir. Bu, bilginin kazanılması safhasıdır. Tefekkürde anlamaya çalışma ve derinleşme varken, ilim tahsilinde o bilgiyi doğrudan elde etme, tabir-i caizse ilmi cebine koyma hali vardır. İlim tahsil etmenin çeşitli yolları vardır. Bunlar ise okumak, yazmak, ezberlemek, doğrudan hocadan ders almak, soru sormak gibi. Bunların hepsi bilginin kazanılmasına hizmet eder. Tefekkür ise elde edilen bu ilimleri zihinde tartmak, kalpte yoğurmak ve manasını kavramaya çalışmaktır. Netice olarak ilim, tahsili biriktirmektir, tefekkür ise biriktirilen o ilmi diriltmek, derinleştirmek ve hakikate dönüştürmektir. Biri temelleri atar, diğeri o temelin üzerine mana sarayını inşa eder. Bediüzzaman Hazretleri şöyle buyurmaktadır:Kalemle ilmi tahsil: نٓ وَالْقَلَمِ وَمَا يَسْطُرُونَ Mademki hakîkat ilmi tedris edilmiyor, elbette mahfi hikmetlere binaen mahdut insanların eline geçen, kulağına giren bu nevi derslerin ciddi tahsili için, bilhassa okuması, yazması olanların bizzat yazmak suretiyle bu neticeyi bulacaklarına şüphe edilmemelidir. Bir şeyi yazmak, onu okumak, anlamak, sonra başka kağıda nakletmektir ki, bu tarzla matlup istifadenin temin edileceği muhakkaktır.1Kalemle ilim tahsil etmek, Allah'ın Kalem suresinin başında kaleme ve satır satır yazdıklarına yemin ederek bu hakikate bir yönüyle mazhar olmaktır. Yani insan, yazarak öğrenir ve öğrendiğini daha sağlam hale getirir. Günümüzde hakikat ilmi her yerde derinliğiyle anlatılmadığı için, bu dersleri gerçekten anlamak isteyen birinin bizzat yazarak çalışması çok önemlidir. Çünkü yazmak, ilmi hem satırlarda yani defterde, hem de sadırlarda yani kalpte ve zihinde korumanın en güvenli yollarından biridir. İnsan yazarken daha dikkatli olur ve göz, zihin, el birlikte çalışır. Sadece okumak bazen yüzeysel kalabilir, fakat yazmak konuyu daha iyi anlamayı ve kalıcı hâle getirmeyi sağlar. Ayrıca kişi yazarken anlamadığı yerleri fark eder ve eksiklerini görür. Böylece bilgi sadece gazete gibi okunmuş olmaz, gerçekten sahiplenilmiş olur. Kısacası okumak bilgiyle tanışmaksa, yazmak o bilgiyi içselleştirip zihne ve kalbe yerleştirmektir. Ahmed Hüsrev Altınbaşak Hazretleri tam da bu konuyla alakalı olarak bilmana şöyle dermiş: Kardeşlerim! Siz yazı yazarken o hakikatleri kâğıda değil kalbinize yazıyorsunuz."Ayrıca BakınızRİSALELERDEKİ TEFEKKÜRRİSALELERİ YAZARKEN TEFEKKÜRÜ NASIL YAPACAĞIZBEDİÜZZAMAN HAZRETLERİNİN TEFEKKÜR ÜZERİNDE DURMASIKaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 272.

