Bağış Yap

Sorular

Sehiv Secdesinde Tek Selam mı, İki Selam mı Daha Uygundur?

Sehiv secdesinde namazın son oturuşunda yalnız Ettehiyyâtü okunarak sağ tarafa selam verildikten sonra secdeye varılır. İki secdeden sonra dualar okunarak önce sağa, sonra sola selam verilir.1 Sehiv secdesinin, her iki tarafa selâm verdikten sonra yapılabileceği görüşünde olanlar bulunmakla beraber; cumhur, sadece sağ tarafa selâm verdikten sonra yapılmasını tercih etmektedir.2Nitekim İmam Mevsili el-İhtiyar kitabında şöyle demektedir:İki selâm verilir. Bir selâm verilir de denilmiştir. Bir selâm verilmesi daha güzeldir. Sonra tekbir getirip secdeye varır ve secde tespihini yapar. Sonra da secdeden başını kaldırır. İkinci secdeyi de böyle yapar. Sonra teşehhütte bulunur ve dua eder.4Ömer Nasuhi Bilmen ise bu konuda şöyle demektedir:Yalnız sağ tarafa selâm verildikten sonra sehiv secdelerinin yapılması efdaldir (daha faziletlidir), ihtiyata (tedbirli davranmaya) muvafıktır (uygundur). Nitekim cemaatle kılınan namazlarda cemaatin yanlışlıkla dağılmasına meydan vermemek için yalnız sağ tarafa selâmdan sonra sücud-i sehvin (yanılma secdelerinin) yapılması iltizam edilmiştir (gerekli görülmüştür).5Vehbe Zuhayli ise şöyle demektedir:Hanefi mezhebinde kişi, yalnızca sağ tarafına selâm verdikten sonra iki defa secde eder. Ardından teşehhütte bulunur (bu vaciptir). Daha sonra sehiv secdesi oturuşunda Hz. Peygamber'e (sav) salavat getirir ve sahih görüşe göre dua eder.6Ayrıca BakınızSEHİV SECDESİ NEDİR VE NASIL YAPILIR? SEHİV SECDESİNİ GEREKTİREN HÂLLER NELERDİR?İMAMA UYAN KİŞİ HATA YAPARSA SEHİV SECDESİ YAPMASI GEREKİR Mİ?AYNI NAMAZ İÇİNDE İKİ KEZ SEHİV SECDESİ YAPMAKSEHİV SECDESİNİN UNUTULMASINDA NAMAZIN KABUL DURUMUFARZ NAMAZLARIN 3. VE 4. REKATINDA ZAMMI SURE OKUYANA SEHİV SECDESİ GEREKİR Mİ?İKİNDİ VE YATSI NAMAZININ SÜNNETLERİNDE SALLİ VE BARİK DUALARININ UNUTULMASININ HÜKMÜİLK OTURUŞTA SALLİ- BARİK OKUMAKKaynakçalarLütfü Şentürk, Seyfeddin Yazısı, İslam İlmihali, Diyanet Yayınları, Ankara 2009, s.201-205Mevsılî, el-İhtiyâr, 1/72-73; el-Fetâva'l-Hindiyye, 1/125; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, 2/77-78Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 172.İmam Mevsılî, el-İhtiyâr li-Ta'lîli'l-Muhtâr, çev. Hüsamettin Vanlıoğlu, Abdullah Hiçdönmez, Fatih Kalender ve Emin Ali Yüksel, c. 1 (İstanbul: Muallim Yayınları, 2015), s. 172.Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslam İlmihali, Bilmen Yayınları, İstanbul ts., s 172.Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.2, s.232.

Faizli Krediyle Kurulan Şirketi Devralmak Caiz midir?

Babamın kurup büyüttüğü bir şirketi var. Yaşlandığı için şirketi karşılıksız olarak bize devretti. Ancak sonradan, şirketi kurarken faizli finansman kullandığını öğrendik. Bizim şu an yürüttüğümüz ticari faaliyetlerde herhangi bir faiz işlemi bulunmuyor. Bu durumda şirketin başında bulunan bizler nasıl hareket etmeliyiz? Babamızın geçmişte kullandığı faizli finansman sebebiyle biz de faize iştirak etmiş olur muyuz?

Miras Kalan Tarlaların Gelirleri Hissedarların İzni Olmadan Hayır İşlerinde Kullanılabilir mi?

Ailemizden kalan bazı tarlalarda uzak akrabalarımızın da küçük hisseleri bulunuyor. Mahkeme süreci devam ettiği için henüz paylaşım yapılamıyor. Bazı tarlalarımızın kullanımından elde edilen ücret, hissedar sayısına bölündüğünde çok cüzi bir miktar düşüyor. Bu gelir, bütün hissedarlar adına hayır işlerinde kullanılabilir mi, yoksa mahkeme sonuçlanıncaya kadar biriktirilip hissedarlara mı dağıtılmalıdır?

Peygamber Efendimizin (sav) Avucundaki Taşların Tesbih Etmesi Mucizesi Nasıl Gerçekleşti?

Mucizeler, peygamberlerin nübüvvetini/peygamberliklerini tasdik eden en mühim delillerden biridir. Bu hâdise de bir mucize olması cihetiyle Hz Muhammed (asm)'in peygamberliğini ispat eder. Çünkü böyle bir hâdisenin sıradan bir insan tarafından gerçekleştirilmesi mümkün değildir. Ancak bir peygamberin eliyle ve Cenâb-ı Hakk'ın izniyle meydana gelebilecek harikulade bir hâdisedir.Bu mucize, Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:İkinci Misâl: Nakl-i sahîh ile Enes ve Ebû Zerra'dan kütüb-ü sahîha haber veriyorlar ki, Hazret-i Enes hâdim-i Nebevî demiş ki: Resûl-ü Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın yanında idik. Avucuna küçük taşları aldı. Mübârek elinde tesbîh etmeye başladılar. Sonra Ebû Bekri's-Sıddîk'ın eline koydu. Yine tesbîh ettiler.Ebû Zer-i Gıfârî tarîkinde der ki: Sonra Hazret-i Ömer'in eline koydu. Yine tesbîh ettiler. Sonra aldı yere koydu, sustular. Sonra yine aldı. Hazret-i Osmân'ın eline koydu, yine tesbîhe başladılar. Sonra Hazret-i Enes ve Ebû Zer diyorlar ki: Ellerimize koydu, sustular.1Bediüzzaman Hazretlerinin naklettiği bu mucize, Taberânî, İbn Asâkir, Bezzâr ve İbn Ebî Âsım gibi zâtların hadis kitaplarında bulunmaktadır.Ayrıca BakınızMUCİZENİN TANIMIMUCİZENİN ÇEŞİTLERİNİ ÖRNEKLERLE İZAH EDER MİSİNİZ?PEYGAMBER EFENDİMİZE (SAV) VERİLEN EN BÜYÜK MUCİZELER NELERDİR?KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.264.

4.371

Hislerin Dünya için Sarfedilmesi

"İşte şu üç misâl gibi, insanlar, insana verilen cihâzât-ı ma'neviyeyi eğer nefsin ve dünyanın hesabıyla isti'mâl etse ve dünyada ebedî kalacak gibi gāfilâne davransa, ahlâk-ı rezîleye ve isrâfât ve abesiyete medâr olur. Eğer hafiflerini dünya umûruna ve şiddetlilerini vezâif-i uhreviyeye ve ma'neviyeye sarf etse; ahlâk-ı hamîdeye menşe', hikmet ve hakîkate muvâfık olarak saadet-i dâreyne medâr olur." (9. mektup) Burada "hafif" kelimesini nasıl anlamalıyız?

9.119

İlim, Fen ve Felsefe

Bediüzzaman hazretleri bir yerde "“Vicdanın ziyası ulum-u diniyedir. Aklın nuru fünun-u medeniyedir. İkisinin imtizacıyla hakikat tecelli eder." demektedir. Ancak 11. recada "ulûm-u felsefiyeyi, ulûm-u İslâmiye ile beraber havsalama doldurmuştum. O ulûm-u felsefiyeyi pek yanlış olarak ma'den-i tekemmül ve medâr-ı tenevvür zannetmiştim. Halbuki o felsefî mes'eleler, ruhumu çok fazla kirletmiş ve terakkıyât-ı ma'neviyemde engel olmuştu." demektedir.İikinci cümle ile birinci cümle nasıl birlikte düşünülecek?

Hüsrev Efendi Risale-i Nur Külliyatı'nın Ne Kadarını Tevafuklu Yazdı? Tevafuklu Risalelerin Ne Kadarı Neşredildi?

1- Pencereler Risalesi için neden bir cihette 33. Söz denilmiş?2- Risale-i Nur'da Pencereler Risalesi'nin tevafukatından bahsediliyor, bu tevafuk sadece Hüsrev Üstadın yazmış olduğu tevafuklu risalelerde mi görülüyor?3- Bütün Külliyat tevafuklu olarak Hüsrev Üstad tarafından yazılmış mı?4- Hayrat Vakfı bunların hepsini neşriyata dahil edecek mi?

4.255

Bir Musibete Üzülmek ile Allah'ın Hikmetini Düşünmek Nasıl Bağdaştırılır?

Benim sıkıntı yaşadığım bir konu var hocam. Bir olayla karşılaştığımda, bir yanım bana o olaya Allah'ın isimleri açısından bakmamı söylerken diğer yanım Allah'ın bana verdiği fıtratın gerektirdiği şekilde bakmam gerektiğini söylüyor.Mesela sevdiğim bir kişi vefat ettiğinde, fıtratım gereği üzülüyorum. Ancak diğer yandan, “Neden üzülüyorsun? Bu, ilahî bir kanundur.” diye düşünüyorum. Bu iki bakış açısı arasında nasıl bir denge kurmam gerektiği konusunda kararsız kalıyorum. Bu durumda nasıl hareket etmeliyim?