8.087
Allah'ın Yaptığımız İbadetlere (Haşa!) İhtiyacı Var mı? Kur'an Neden İbadeti Israrla Emrediyor?
Bu sorunun cevabını anlayabilmek için öncelikle Allah'ın insanlardan farklı olarak hiçbir şeye muhtaç olmadığını bilmek gerekir. İslam inancında Allah, es-Samed ve el-Ganî isimleriyle ifade edildiği üzere hiçbir şeye muhtaç olmayan, bütün varlıkların ise her an O'na muhtaç olduğu tek zattır. İhtiyaç, bir eksikliğin giderilmesini gerektirir. Oysa Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir. Dolayısıyla insanların ibadet etmesi Allah'ın mülküne bir şey eklemediği gibi, insanların ibadeti terk etmesi de O'nun saltanatından hiçbir şey eksiltmez. Nitekim bir hadis-i kudiside şöyle buyurulmaktadır:Ey kullarım! Eğer öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz, sizden en takva sahibi bir adamın kalbi üzere olsalar, benim mülküme hiçbir şey katmaz/arttırmaz. Ey kullarım! Eğer öncekileriniz, sonrakileriniz, insanlarınız ve cinleriniz sizden en fasık bir adamın kalbi üzere olsalar, benim mülkümden hiçbir şey eksiltmez.1Bu açıdan baktığımızda Allah'ın ibadetlerimizi emretmesinde kendisi için herhangi bir çıkar veya menfaat araması -haşa- düşünülemez. Çünkü Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. Asıl muhtaç olan biziz. Bediüzzaman Hazretleri bu konuda şöyle demiştir:Evet, Cenâb-ı Hak, senin ibâdetine muhtâç değil. Hem hiç bir şeye muhtâç değil. Fakat sen, ibâdete muhtaçsın. Sen ma'nen hastasın. İbâdet ise, senin ma'nevî yaralarına tiryâk hükmünde olduğunu, çok risâlelerde isbat etmişiz. Acaba bir hasta, o hastalığı hakkında, şefkatli bir hekimin ona nâfi' ilaçları içirmek husûsunda ettiği ısrarına mukābil hekime dese: Senin ne ihtiyâcın var, bana böyle ısrâr ediyorsun? Bu sözün ne kadar ma'nâsız olduğunu anlarsın.2Yani ibadet, insanın kendi ihtiyacını karşılamak için emredilmiştir. Nasıl ki bir doktor hastasına ilaç içmesini söylediğinde o ilaca kendisi muhtaç değildir. İlaca muhtaç olan hastadır. Doktorun ilacı ısrarla tavsiye etmesi, kendi menfaati için değil, hastanın iyileşmesi içindir. İbadetlerin emredilmesi de buna benzer. Allah'ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. Fakat bizim Rabbimize yönelmeye, O'nu hatırlamaya ve O'nunla bağımızı canlı tutmaya ihtiyacımız vardır.İnsan sadece maddeden ibaret değildir. Bedenimizin nasıl yemeğe, suya ve havaya ihtiyacı varsa, ruhumuzun da manevi bir gıdaya ihtiyacı vardır. İnsan maddi ihtiyaçlarını karşılayarak her şeyini elde etmiş olmaz. Zenginlik, makam, eğlence ve dünyadaki diğer imkanlar insanın ruhundaki boşluğu tek başına dolduramaz. Nitekim Kur'an'da şöyle buyrulmaktadır:Onlar, îmân edenler ve kalbleri Allah'ın zikri ile mutmain olan kimselerdir. Bilesiniz ki, kalbler ancak Allah'ın zikri ile mutmain olur.3Bu sebeple insan Rabbini tanıyıp O'na yöneldikçe kendi yaratılışına uygun bir hayat yaşamış olur.Ayrıca ibadet insanın Allah karşısındaki konumunu hatırlamasını sağlar. İnsan namaz kıldığında, dua ettiğinde, Kur'an okuduğunda ve Allah'ı zikrettiğinde kendisi kazanır. İbadet, insanın nefsinin sınırsız isteklerine teslim olmasını engeller, ona haddini ve gerçek konumunu öğretir. Böylece insan kendisini her şeyin sahibi ve ölçüsü olarak görmek yerine, kendisini yaratan ve yaşatan bir Rabbin kulu olduğunu fark eder. Bu nedenle dinin emir ve yasaklarında insanın yararına yönelik büyük bir hikmet vardır.Namaz insanın ruhunu ve hayatını düzenler, oruç iradesini güçlendirir, zekat insanı cimrilikten kurtarıp paylaşmaya yöneltir, dua ise insanın acizliğini fark ederek Allah'a sığınmasını sağlar. Günahlardan uzak durmak da insanı hem dünyada hem de ahirette birçok zarardan korur. Dolayısıyla Allah'ın emirleri, haşa O'nun bir ihtiyacını karşılamak için değil, insanın maddi ve manevi hayatını korumak içindir.Sonuç olarak Allah'ın ibadetimize ihtiyacı yoktur. İbadete muhtaç olan biziz. Allah'ın bizim namazımıza, duamıza veya zikrimize ihtiyacı olmadığı gibi, bütün insanların ibadet etmesi de O'nun sonsuz kemaline hiçbir şey katmaz. Fakat insan ibadete muhtaçtır. Çünkü insan ancak Rabbiyle olan bağını koruyarak gerçek huzuru ve kulluk şuurunu kazanabilir. İbadet, insanın kendi küçüklüğünü, acizliğini ve Rabbine olan ihtiyacını anlamasını sağlar.Bu sebeple Kur'an'ın ibadeti ısrarla emretmesi, -haşa- Allah'ın bir ihtiyacından değil, insanın sonsuz ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır.4Ayrıca BakınızNİÇİN İBADETHARAM VE ŞÜPHELİ GIDALARIN İBADETE VE DUAYA ETKİSİİBADET VE KÖTÜLÜKSİGARA VE İBADETCENNET İÇİN İBADET ETMEK UYGUN MUDUR?İBADETİ TERK EDEN NEDEN NEFSİNE ZULMETMİŞ OLUR?İBADETTE ASIL OLAN NEDEN ARAPÇA LAFIZLARDIR?KaynakçalarMüslim, Bir, 55.Bediüzzaman Said Nursi, Lem'alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 200.Ra'd, 13/28.Soner Duman, "Allah'ın Sorularım Var", Erkam Yayınları, İstanbul, 2020, s. 68-77.

