Bağış Yap

Sorular

"Kesret Tabakatının En Dağınık Tasarrufatına Kadar, Meşiet ve Takdir-i İlahi İledir. Tesadüf Karışamaz" Ne Demektir?

İlgili yer Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:Hem meselâ, قُلِ اللّٰهُمَّ مَالِكَ الْمُلْكِ تُؤْتِی الْمُلْكَ مَنْ تَشَٓاءُ İşte şu âyet, Cenâb-ı Hakk'ın nev'-i beşerin hayat-ı ictimâiyesindeki tasarrufâtını şöyle gösteriyor ki: İzzet ve zillet, fakr ve servet doğrudan doğruya Cenâb-ı Hakk'ın meşîetine ve irâdesine bağlıdır. Demek, kesret tabakâtının en dağınık tasarrufâtına kadar, meşîet ve takdîr-i İlâhî iledir. Tesâdüf karışamaz. Şu hükmü verdikten sonra, insaniyet hayatında en mühim iş onun rızkıdır. Şu âyet, beşerin rızkını doğrudan doğruya Rezzâk-ı Hakîkî'nin hazîne-i rahmetinden gönderdiğini bir-iki mukaddeme ile isbat eder. Şöyle ki, der: Rızkınız yerin hayatına bağlıdır. Yerin dirilmesi ise bahara bakar. Bahar ise, şems ve kameri teshîr eden, gece ve gündüzü çeviren zâtın elindedir.1“Kesret tabakâtının en dağınık tasarrufâtına kadar” ifadesi, insan toplumu içindeki insanların ve grupların çok farklı seviyelerdeki, birbirinden uzak ve çeşitli hayat şartları ve dünyevi durumları demektir. "Kesret", çokluk ve çeşitlilik. "Tabakât" ise tabakalar, sınıflar ve farklı dereceler anlamındadır.İnsanlar zengin-fakir, güçlü-zayıf, makam sahibi-makamdan uzak, itibarlı-itibarsız gibi pek çok farklı durumda bulunmaktadırlar. Metin bağlamında "tasarrufât" ise bu insanların hayatlarında meydana gelen değişimler ve sahip oldukları imkanların el değiştirmesi anlamındadır. Metinde geçen ayet ve ayetin işaret ettiği mana şudur:Habîbim, yâ Muhammed!) De ki: “Ey mülkün (gerçek) sâhibi olan Allah! Dilediğine mülkü verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın! Hem dilediğini azîz edersin, dilediğini de zelîl kılarsın! (Her) hayır (ancak senin) elindedir! Şübhesiz ki sen, herşeye hakkıyla gücü yetensin!”2İnsanların hayatındaki mülk, makam, izzet, zillet, fakirlik ve servet gibi farklı hallerin tamamı Allah'ın meşîet (dilemesi) ve iradesi dahilindedir. Allah dilediğine mülk ve imkan verir, dilediğinden alır. Dilediğini izzetli ve güçlü bir hale getirir, dilediğini ise zillet ve zayıflık haline düşürür. Dolayısıyla insan hayatındaki bu çeşitli değişimler tesadüfün eseri olmayıp Allah'ın kudret, irade ve takdiriyle meydana gelir. Nitekim Rabbimiz bir ayette şöyle buyurmaktadır:Hiçbir yaprak da düşmez ki onu bilmesin; hem ne yerin karanlıklarında bir dâne, ne yaş ne de kuru (hiçbir şey) yoktur ki, apaçık bir Kitab'da (Kur'ân'da) bulunmasın!3Dolayısıyla “tesadüf karışamaz” denilirken, kâinatta ve özellikle insanın hayatındaki bu çok çeşitli neticelerin başıboş, sebepsiz ve Allah'ın iradesinden bağımsız şekilde meydana gelmediği ifade edilmektedir.Tabi burada şu nota önemlidir: İnsan sebeplere uymak ve sebepleri sonuna kadar zorlamak ile yükümlüdür. Bu bağlamda insanın iradesi ve yaptığı tercihler önemlidir, bu inkâr edilmiyor. İnsan çalışır, tercih eder ve sebeplere başvurur. Fakat bu tercihlerin neticelerini yaratan, sebepleri bir araya getiren ve sonunda izzet, zillet, fakirlik, servet gibi durumları meydana getiren Allah'ın kudret ve iradesidir. Bu yüzden Bediüzzaman Hazretleri, insan hayatındaki en küçük ve en dağınık değişikliklerin dahi Allah'ın meşîet (dilemesi) ve takdirinin dışında kalmadığını vurgulamaktadır.Ayrıca Bakınız“ALLAH DİLEMEDİKÇE SİZ DİLEYEMEZSİNİZ” ÂYETİ CÜZ'İ İRADE İLE ÇELİŞİR Mİ?"ALLAH'IN DİLEDİĞİ OLUR, DİLEMEDİĞİ OLMAZ" HADİS-İ ŞERİFİNİN KAYNAĞITEVEKKÜLDE ÖLÇÜ NEDİR? ALLAH'IN VAZİFESİNE KARIŞMAMAKSEBEPLERE RİAYETTEN SONRA NETİCEYİ ALLAH'TAN BEKLEMEK (TEVEKKÜL)KaynakçalarBediüzzaman Said Nursi, Zülfikar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 126.Âl-i İmrân, 3/26.En'am, 6/59.

Konya Ulemasının Risale-i Nur'u Tashih Etmek İçin İzin İstemeleri

"...Ve Konya ulemasının Risale i nuru tashih etmek için sevgili üstadımızdan müsaade istemelerinin müjdelerini.. (LAHİKAYA PARLAK BİR ZEYL s. 50) " Bu parçada konya ulemasının risaleleri tashih etmek için Bediüzzaman hazretlerinden izin istemelerinden bahsedilmiş, Risale-i Nurların yazılan nüshalarını Bediüzzaman hazretleri bizzat kendisi tek başına tashih ediyor diye biliyordum, o yüzden konya ulemasının risaleleri tashih için izin istemeleri durumunu anlayamadım, bu parçayı detaylı izah eder misiniz.