RİSALE-İ NUR

04.04.2010

5046

Avrupa İkidir Ne Demektir? Bediüzzaman Hazretlerinin Övdüğü Avrupa Hangi Avrupa’dır?

Üstad Bediüzzaman diyor ki, "Yanlış anlaşılmasın, Avrupa ikidir: Birisi, İsevîlik din-i hakikîsinden aldığı feyz ile hayat-ı içtimaiye-i beşeriyeye nâfi' san'atları ve adalet ve hakkaniyete hizmet eden fünunları takib eden bu birinci Avrupa'ya hitab etmiyorum." Buradaki Avrupa'nın iyi tarafı ile anlatılmak istenen nedir?

10.04.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Üstad Bediüzzaman Hazretleri, Batı medeniyetini eleştirirken bu medeniyetin her şeyini bütünüyle reddetme yoluna gitmez. Medeniyeti iki kısma ayırarak ele alır.

Tabiat felsefesinin manevi karanlıklarıyla insanları dalalete, sapkınlığa ve haramlara sevk eden kısmını eleştirir. Toplum hayatına faydalı sanatları, adalet ve hakkaniyete hizmet eden fenleri takip eden kısmını eleştirmez. Bunu şöyle ifade eder:

Yanlış anlaşılmasın, Avrupa ikidir. Birisi, Îsevîlik dîn-i hakîkîsinden aldığı feyiz ile hayat-ı ictimâiye-i beşeriyeye nâfi‘ san‘atları ve adâlet ve hakkāniyete hizmet eden fünûnları ta‘kîb eden Avrupa’ya hitâb etmiyorum. Belki felsefe-i tabîiye zulmetiyle, medeniyetin seyyiâtını mehâsin zannederek, beşeri sefâhete ve dalâlete sevkeden bozulmuş ikinci Avrupa’ya hitâb ediyorum. 1

Tıp ilmiyle hastaların tedavi edilmesi, ziraat ve sulama usulleriyle mahsulün artırılması, mühendislik ve mimari ile sağlam yollar, köprüler, binalar yapılması, matbaa, eğitim araçları ve haberleşme vasıtalarıyla bilginin yayılması ve sanayi devrimi ile insanın yükünü hafifleten üretim teknikleri gibi gelişmeler, Üstad Hazretlerinin belirttiği, Avrupa medeniyetinin hakiki Îsevîlik dininden aldığı feyizle insanlığa sunmuş olduğu faydalı sanatlara örnek verilebilir.

Bununla beraber Üstad Bediüzzaman Hazretleri, medeniyetin teknolojik gelişmelerle insanlığa birçok fayda sağlayan, toplum hayatına kolaylıklar getiren kısmını savunur. Medeniyetin güzellikleri diye bahsettiği bu kısmın sadece Batıya ait olamayacağını, tüm insanlığın ortak malı olduğunu savunur ve bu durumu şöyle izah eder:

Bunu da inkâr etmem, medeniyette vardır mehâsin-i kesîre. Lâkin onlar değildir ne Nasrâniyet malı, ne Avrupa îcâdı, ne şu asrın san‘atı. Belki umum malıdır. Telâhuk-u efkârdan, semâvî şerâyi‘den, hem hâcât-ı fıtrîden, hususî şer‘-i Ahmedî (asm) İslâmî inkılâbdan neş’et eden bir maldır. 2

Özetle, Avrupa medeniyetinin faydalı ve adaletli kısmı, nev-i insanın terakki ve tekemmülüne, yani insanlığın ilerleme ve olgunlaşmasına ve insanlığa verilen kabiliyetlerin açığa çıkmasına hizmet etmektedir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 118.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 340.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız