İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
İ‘lem eyyühe’l-azîz! Hayrât ve hasenâtın hayatı niyet iledir. Fesâdı ise ucub, riyâ ve gösteriş ile olur. Ve fıtrî olarak vicdânda şuûrla bizzât hissedilen vicdâniyâtın esâsı, ikinci bir şuûr ve niyetle inkıtâ‘ bulur. Kezâlik, a‘mâlin de hayatı niyet iledir. Fakat niyet, bir cihette fıtrî ahvâlin ölümüdür. Sun‘u seciyeye çevirir, zaîfleştirir. Bazen de hiçe indirir. Niyet, a‘mâli tam kuvvetleştirir. Meselâ tevâzuu fesâda verir, tekebbürü izâle eder. Ferah ve sürûru uçurur, gam ve kederi tahfîf eder.1
Bu cümlede anlatılmak istenen; niyetin insanın hem amellerine hem de ruh haline büyük etki yaptığıdır. İnsan yaptığı bir işi samimi ve doğru bir niyetle yaptığında, o davranış daha kıymetli hale gelir. Çünkü İslam’da esas yapılan işten ziyade, asıl o işin hangi amaçla yapıldığı önemlidir. Aynı davranış, niyete göre bazen ibadet sevabı kazandırırken bazen de hiçbir fayda sağlamaz. Bu yüzden "niyet, amelleri tam kuvvetleştirir" denilerek, iyi niyetin yapılan işi manevi açıdan güçlendirdiği ifade edilmektedir.
Devamında ise "Meselâ tevâzuu fesâda verir" denilerek ince bir noktaya dikkat çekilir. İnsan bazen doğal, samimi ve içten bir şekilde mütevazı davranır. Fakat daha sonra kendi tevazusunu fazilet görmeye başlarsa, yani "Ben ne kadar alçak gönüllüyüm" düşüncesine girerse, bu hal bozulabilir. Çünkü bu durumda tevazu artık Allah için yapılan temiz bir hal ve ahlak olmaktan çıkıp nefsi besleyen bir duruma dönüşür. Buna karşılık samimi niyet, insanın içindeki kibri ve üstünlük hissini azaltır. Yani doğru niyet insanı tekebbürden kibirden korur, daha ihlaslı ve temiz bir hale bürür.
"Ferah ve sürûru uçurur, gam ve kederi tahfîf eder" kısmında ise niyetin insan psikolojisi üzerindeki etkisini anlatılmaktadır. İnsan sadece dünya için yaşadığında aşırı sevinçlere veya büyük üzüntülere kapılabilir. Fakat yaptığı işleri Allah için yaptığında, olaylara bakışı değişir ve olaylar anlam kazanır. Bu durumda insanda aşırı neşe ve gaflet hali azalır. İnsan daha dengeli olur. Bu bakışla sıkıntılar da hafifler. Çünkü kişi çektiği zorlukların boşuna olmadığını, bir hikmet ve sevap taşıdığını düşünür. Böylece niyet, insanın hem davranışlarını güzelleştirir hem de ruh dünyasına huzur ve dirayet kazandırır.
Bediüzzaman Said Nursi, Mesnevi-i Nuriye, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 192.

