Hanefiler ile Hanbelilere göre niyet etmek namazın şartlarındandır. Malikilerde tercih edilen görüşe göre de hüküm böyledir. Şafiiler ile Malikilerden bazılarına göre ise niyet etmek namazın farzlarından yahut rükünlerinden biridir.1
Niyetin kalp ile yapılması esas olup dil ile söylenmesi şart değildir.2 Bununla birlikte ayrıca dil ile de söylenmesi daha iyi olur ve bu tarzda niyet çoğunluğa göre müstehabtır. Kalpten geçirilen ile dil ile söylenen birbirine uymuyor ise kalpten geçirilene itibar edilir.3
Kişi namaza başlarken aslında kalben o vakte niyetlenmiştir. Lâkin ağzından çıkan lafız o vakit değil de başka vakit ise bunda bir zarar olmaz. Namazın iadesi gerekmez. Çünkü yukarıdaki bilgiye göre esas olan kalp ile olan niyettir. Ancak kalben yapılan niyet yanlış ise o zaman iade gerekir.
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c.1, s. 480
Merğînânî, el-Hidâye fî Şerhi Bidâyeti’l-mübtedî (Leknevî Şerhi ile birlikte), İdâretü’l-Kur’an ve’l-‘Ulûmi’l-İslamiyye, Karaçi/Pakistan 1417, c.1, s. 297, 298
Lütfi Şentürk, Seyfettin Yazıcı, İslâm İlmihali, Diyanet İşleri Yayınları, Ankara 2019, s. 145

