İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:
Eğer sefâhete sarf etse, nasıl ki bir dakika hiddet yüzünden bir katil, milyonlar dakika hapis azabını çektirir. Öyle de, gayr-i meşrû‘ dâiredeki gençlik keyifleri ve lezzetleri, âhiret mes’ûliyetinden ve kabir azabından ve zevâlinden gelen teessüflerden ve günahlardan ve dünyevî mücâzâtlardan başka, aynı lezzet içinde o lezzetten ziyâde elemler olduğunu aklı başında her genç tecrübe ile tasdîk eder.
Meselâ, haram sevmekte bir kıskançlık elemi ve firâk elemi ve mukābele görmemek elemi gibi çok ârızalarla o cüz’î lezzet, zehirli bir bal hükmüne geçer.1
İnsan genellikle anlık lezzet ve acılardan daha çok etkilenirler. İleride gelecek olan büyük mükafatlar veya cezalar çoğu zaman aynı etkiyi uyandırmayabilir. Meselâ insan dünyada hapisten çok korkar ama çoğu zaman cehennem azabı bu kadar yakın ve hissedilir gelmez, lezzetlerde de durum böyledir. Bu sebeple günahın sadece ilerideki cezasını değil, içindeki anlık elemi de göstermek gerekir. Gayrimeşru lezzetin içindeki elemi anlatırken en etkili yol ise kısa süren bir zevkin ardından gelen uzun süreli pişmanlığı somut örneklerle göstermektir. Bu duruma örnekler verecek olursak;
Bir genç düşünelim: haram bir ilişki yaşadığında ilk anda hoşuna giden bir duygu hisseder fakat ardından kıskançlık, aldatılma korkusu, terk edilme acısı ve vicdan azabı gibi duygularla huzurunu kaybeder.
Yine alkollü ortamlarda eğlenmek başlangıçta keyif gibi görünür fakat sonrasında baş ağrısı, sağlık sorunları, aileyle güven kaybı ve bazen kavga veya kazalarla sonuçlanarak ciddi sıkıntılar doğurur.
Kumar da ilk anda kazanma heyecanıyla tatlı gelir fakat çoğu zaman para kaybı, borçlanma, aile içi sorunlar ve psikolojik çöküntü ile sonuçlanarak insanı derin sıkıntılara sürükler.
Zina da böyledir, kısa bir haz verir gibi görünür fakat sonrasında pişmanlık, güven kaybı, ailelerin dağılması, toplumda itibarın zedelenmesi ve kalpte huzursuzluk gibi ağır sonuçlar doğurur.
Öfkeyle yapılan bir yanlış hareket ya da suç, bir anlık rahatlama verse de ardından mahkeme, hapis veya toplum içinde itibar kaybı gibi uzun süreli acılar getirir.
Bu yüzden bu tür lezzetler "zehirli bal" gibidir. Dışı tatlı görünür ama sonrasında zarar verir. Anlatırken ise "kısa bir keyif için uzun bir huzursuzluk çekmeye değer mi?" sorusunu sorduracak şekilde, sonuçlarını açık ve gerçek hayattan örneklerle göstermek en anlaşılır yoldur.
Bediüzzaman Said Nursi, Asa-yı Musa, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 15.

