Cinler, olağanüstü sayılan bazı işleri yapacak güce sahip olan, normalde insanlar tarafından görülmeyen fakat kendileriyle ilgi kuranlara veya istedikleri kimselere çeşitli biçimlere girerek görünebilen varlıklardır. Cinlerin mahiyeti tam olarak bilinmemekle beraber, Kur'an-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden edindiğimiz bazı bilgiler mevcuttur.
Kuran-ı Kerim'de cinlerin, ateşin dumansız alevinden yaratıldığı, iman edenlerinin olduğu gibi inkar edenlerinin de olduğu gibi bir çok bilgi geçmektedir.1 Yine Kur'an'da "Cin suresi" adıyla bir sure vardır. Bunlardan anlaşılacağı üzere cinlerin varlığı gerçek olup her müminin inanması gereken bir meseledir. Kur'an-ı Kerim'de varlıkları sabit olduğu için de inkarları küfür olarak görülmüştür.
Cinler insanlara zarar verebilirler mi?
Cinlerin de insanlar gibi Allah’a kulluk görevleri vardır. Ancak yaratılış olarak insanlardan farklılık gösterirler. Cinler Cenab-ı Hakk'ın müsaadesi ve izni olmadan kimseye herhangi bir zarar verme kabiliyetinde değillerdir. Allah müsaade ederse cinler, insana zarar verebilirler. Ancak istedikleri her insana zarar veremezler. İbadetten uzak yaşayan, günahlarla çok meşgul olan insanların cinlerden zarar görme ihtimalleri çok daha yüksektir.
Kafir cinler, insanları korkutmayı ve şüpheye düşürmeyi, vesvese ve evham vermeyi severler. Cinlerin insanları rahatsız ederken verdikleri zarar kişiden kişiye göre değişir. Yoksa cinler, her insana zarar veremezler. Cin, insana musallat olunca, ona korku, ürperti hisleri aşılayıp İslamiyet'in hoş görmediği fiilleri yapmaya sevk eder. Böyle bir cin tasallutuna maruz kalan kişiler, eğer iyi niyetli, samimi ve bu işin ehli insanlara rast gelirse Allah'ın izniyle şifa bulabilirler.
Felak ve Nâs surelerinde insanların, cinlerin ve her türlü yaratığın şerrinden ve vesvesesinden Yüce Allah’a sığınmaları teşvik edilmiştir. Bu demektir ki: Allah’a iman edenlerin ona sığınması ve cinlerden korkmaması gerekir. Allah'ın izniyle, hiçbir şekilde onlara meyletmeyen ve iradesini sadece hak ve hakikat doğrultusunda kullanan kimseler, cin ve şeytanlardan gelebilecek her türlü etki ve zarardan korunmuş olurlar.
Cinlere bu tarz şeyler için Allah'ın müsaade etmesinin sırrı imtihandır. Bununla birlikte bilmediğimiz birçok hikmetler vardır. Şüphesiz ki insan bir çok bela ve musibetlerle sınanarak imtihan ediliyor. Elbette insana hastalık gibi bir musibetin denk gelmesi ne kadar mümkünse, bu tarzda bir musallat durumunun olması da mümkündür. Bu noktada kul kendi üzerine düşeni yapmalı, elinden gelmeyecek kısım için ise Cenab-ı Hakk'a dua etmelidir.
Biz nasıl ki maddi ve manevi zararlardan kaçınmak için hasta olmamaya veya bir belaya uğramamak için kötü arkadaşlardan uzak durmaya dikkat ediyoruz. Aynı zamanda bu bela ve hastalıklara maruz kalmamak için Allah'a dua ediyoruz. Öylede, cinlerin insanlara musallatı da bu şekilde değerlendirilmelidir. Haram ve günahlara dalarak onların bizleri etkileyeceği yolları açmamalıyız. Zarar görmemek için kötü arkadaş edinmekten nasıl uzak duruyorsak onlardan da öylece uzak durmalıyız. Elimizden gelmeyen kısım için de Allah'tan dua ve niyaz ile yardım isteyerek korunmalıyız.
Rahman, 55/15.

