9.463
Niçin Allah'ı Sevmemiz Gerekir?
İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah'ı bırakıp birtakım putları ilâh edinir, onları Allah'ı sever gibi severler. Fakat îmân edenler, Allah'a olan sevgi(leri) cihetiyle daha kuvvetlidir.1İnsanın kalbini bir çekirdeğe benzetecek olursak; bu kalp çekirdeğine şu koca kâinatı dahi kuşatabilecek bir sevgi duygusu ve kabiliyeti yerleştirilmiştir. Evet, kendi küçük evimizi sevdiğimiz gibi, içinde yaşadığımız yeryüzü gezegenini de kendi evimiz gibi seviyoruz. Kendi küçük bahçemizi sevdiğimiz gibi, baharda bütün yeryüzü bahçelerini de öyle seviyoruz. Sahip olduğumuz sevimli hayvanlarımızı çok sevdiğimiz gibi; sevimli, tatlı, güzel ve ilgi çekici bütün hayvanları da kendi hayvanlarımız gibi seviyoruz.İnsanda farklı farklı pek çok duygu vardır; ancak bu duygular içinde en güçlüsü sevgi duygusudur. Filmlerde, şarkılarda, türkülerde, şiirlerde ve diğer sanat türlerinde en çok işlenen konunun "sevgi" olduğunu görürüz. Sevgi öyle güçlü bir duygudur ki insanları bir araya getirdiği gibi; insanların arasını açan ve uzaklaştıran duygu da sevginin zıttı olan düşmanlık duygusudur.SEVGİNİN ÜÇ KAYNAĞI: GÜZELLİK, MÜKEMMELLİK,İYİLİKBediüzzaman Hazretleri, Cenab-ı Hakk'a karşı sevgiyi şu şekilde izah etmiştir:Beşer fıtraten, şu kâinâtın Hâlik'ına karşı hadsiz bir muhabbet üzerine yaratılmıştır. Çünkü fıtrat-ı beşeriyede cemâle karşı bir muhabbet ve kemâle karşı perestiş etmek ve ihsâna karşı sevmek vardır. Cemâl ve kemâl ve ihsânın derecâtına göre, o muhabbet tezâyüd eder. ve aşkın en müntehâ derecesine kadar gider.2Yani sevginin üç temel sebebi vardır:Güzellik: İnsan, kimde veya nerede güzellik görse hemen o şeyi sevmeye başlar. İnsan kalbi, güzelliğe karşı sevmekle programlanmış gibidir. İnsanlardaki, hayvanlardaki, çiçeklerdeki, gökyüzündeki yıldızlardaki ve diğer her şeydeki güzellikler, bir mıknatıs gibi kalbimizi kendine çeker.Mükemmellik: Bir şeyin yapısında noksanlıklar ne kadar azsa, o şey o kadar mükemmeldir. İnsan kalbi mükemmel olanı sevmek üzere programlanmıştır. Peygamberler, sahabeler ve bilge insanlar, onları hiç görmediğimiz hâlde bu mükemmellikleri sebebiyle kalbimizde yer edinirler.İyilik: İnsan, yaratılışı gereği kendisine yapılan küçük bir iyiliği dahi unutmaz ve iyilik yapana karşı yakınlık duyar.Bu duyguların sonsuz, kusursuz ve devamlı olanı kâinatın Yaratıcısıdır; çünkü görülen her güzellik, her mükemmellik ve insana ulaşan her iyilik, Allah'ın isim ve sıfatlarının birer yansımasıdır. Bu sebeple insanın fıtratına yerleştirilen sınırsız sevgi, geçici ve noksan varlıklarda tam olarak tatmin olamaz. Asıl gaye; bu sevginin gerçek sahibi olan ve bütün güzelliklerin, mükemmelliklerin, ve nimetlerin kaynağı bulunan Allah'a yönelmek, O'na bağlanmak ve O'nu sevmektir.MUHABBETİN İFADESİ OLARAK: İBADETİbadet, yalnızca şekilsel bir görevin yerine getirilmesi değil; kulun Yaradan'ına sunduğu samimi bir sevginin neticesidir. Seven kişi, sevdiğinin rızasını kazanmayı her şeyin üstünde tutar ve her an O'na daha yakın olmayı arzular. Allah'ı sevmek; O'nun emirlerini omuzlarda taşınan bir yük olarak değil, bilakis sevgiliye ulaştıran güvenli bir yol ve vuslat kapısı olarak görmeyi sağlar.Bu sevginin en somut nişanesi ve Allah'ın sevgisine mazhar olmanın temel şartı ise Peygamber Efendimiz'in (sav) rehberliğinde yürümektir. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de bu hakikat şöyle ifade buyurulur:"(Ey Muhammed!) De ki: 'Eğer siz Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.'"3Allah'a duyulan sevgi, O'nun elçisine tabi olmakla kemale erer. Kul, bu teslimiyetle sadece kendi sevgisini sunmakla kalmaz, aynı zamanda Sonsuz Rahmet sahibinin sevgisine ve affına da talip olur.Ayrıca BakınızMarifetullah Nedir ve Nasıl Elde edilir?İman-ı Billah, Marifetullah, Muhabbetullah, Lezzet-i RuhaniyeKaynakçalarBakara: 2/165Bediüzzaman Said Nursi, Lem'alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.58Âl-i İmrân, 31

