Bağış Yap

Sorular

İmam Gazali'ye Göre Nefsine Boyun Eğmek Puta Tapmak mıdır? “Maksudun Mabudundur” Sözü Nasıl Anlaşılmalı?

İmam Gazali'nin Kalplerin Keşfi adlı eserini okurken, “Nefsine boyun eğen puta tapmış olur.” şeklinde bir ifadeyle karşılaştım. Bu söz nasıl anlaşılmalıdır? Nefse boyun eğmek insanı şirke mi düşürür?Ayrıca “Maksudun mabudundur” veya “Sevdiğin mabudundur” ifadeleri ne anlama gelmektedir? İnsan bazen yaptığı işleri dünyalık kazanmak, makam elde etmek veya başka dünyevî maksatlar için yapabiliyor. Bu durumda insan şirke mi düşmüş olur? Bu ifadeleri tevhid ve kulluk açısından nasıl değerlendirmek gerekir?

Sigara İçen Kimseye Selam Verilir mi?

Evet, verilir. Sigara içmek bir günahtır; fakat kişiyi İslam dairesinden çıkarmaz. Bu sebeple sigara içen bir Müslümana selam vermekte dinen bir mahzur yoktur.Selam, Müslümanlar arasında muhabbeti, duayı ve uhuvveti kuvvetlendiren bir şeairdir. Bir kimsenin günah işlemesi, açıkça küfrü veya İslam'a düşmanlığı bulunmadıkça, ona selam verilmesine mani olmaz.Bununla beraber, sigaranın zararını uygun bir dille hatırlatmak ve bu alışkanlıktan vazgeçmesine vesile olmaya çalışmak daha münasiptir.Ayrıca BakınızSİGARA HARAM MIDIR?SON İKİ MÜCEDDİDİN SİGARA İÇMEK HAKKINDA GÖRÜŞLERİ

Laik Devlette Memur Olmak ve Adliyede Çalışmak Caiz midir?

KPSS ile zabıt kâtipliği düşünüyorum. Devletin faizli alacak dosyaları önüme geldiğinde, hüküm vermeyip sadece verilen kararı yazmam Müslim 1598. hadise muhalefet sayılır mı?Laik devlette memur olmak, memuriyet yemini etmek ve adliye gibi beşerî hükümlerin uygulandığı bir yerde kâtiplik yapmak konusunda ne dersiniz? Geçim şartlarının zorluğu da dikkate alındığında nasıl değerlendirilmelidir?

İslam'a Göre İki Yetişkin Hemcins Tek Yatakta Uyuyabilir mi?

İslam fıkhına göre hemcins olan iki yetişkin kişinin (iki erkeğin veya iki kadının) aralarında bir engel bulunmaksızın aynı yatakta veya tek bir örtü altında birlikte yatmaları caiz değildir. Nitekim Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur:Erkek erkeğin haram olan avret yerlerine bakmamalı, kadında kadının avret olan yerlerine bakmamalıdır. Bir örtü içerisinde yatarken erkek erkeğe sokulmamalı. Kadında kadına bir örtü içerisinde yatarken sokulmamalı vücutlarını birbirine dokundurmamalıdır.1Fıkıh kaynaklarında aralarında ten temasını önleyecek bir giysi veya engel bulunmaksızın aynı örtü altında yatmak (mükâmea / mükaame) yasaklanmıştır. Şâfiîler ve fıkıh alimleri, iki erkeğin veya iki kadının tek bir örtü altında engelsiz veya çıplak şekilde birlikte yatmasını haram kabul etmişlerdir.Hz. Peygamber (sav), henüz 10 yaşına ulaşmış çocukların ve kardeşlerin dahi yataklarının birbirlerinden ayrılmasını emretmiştir. Çocuk yaştakilerin dahi yataklarının ayrılması emredilmişken, yetişkin iki hemcinsin aynı yatakta bir arada yatmaları bu fıkhi esas gereğince hayli hayli caiz görülmemektedir.2Ayrıca BakınızKADININ ÇALIŞMASIAKRABA ZİYARETLERİNDE ERKEK KADIN KARIŞIK OTURMAK/YEMEK YEMEKKADINLARIN YÜZÜNÜ ÖRTMESİKADINLARIN ÖZÜR DURUMU (İSTİHAZE)İSLÂM'A GÖRE KADININ EV İŞİ YAPMA ZORUNLULUĞU VAR MIDIR?Kaynakçalarİbn Mâce, Tahara: 17.Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c. 4, s. 373.

3.529

Bediüzzaman Hazretlerinin Kabre Girmek İstemesi

"Bir zaman Emirdağ'ında ikāmete me'mur edildim. Tek başıma bir menzilde, âdetâ bir haps-i münferid içinde bana çok ağır gelen bu tarassudlar ve tahakkümlerle bana işkence vermelerinden, hayattan usandım. Hapisten çıktığıma teessüf ettim. Ruh u cânımla Denizli hapsini arzuladım ve kabre girmeyi istedim. “Hapis ve kabir, bu tarz-ı hayata müreccahtır” diyerek, ya hapse veya kabre girmeye karar verirken, inâyet-i İlâhiye imdâda yetişti. Kalemleri teksîr makinesi olan Medresetü'z-Zehrâ şâkirdlerinin ellerine yeni çıkan teksîr makinesini verdi. Birden Nûr'un kıymetdar mecmûalarından bir kalemle her mecmûadan beş yüz nüsha meydana geldi. Fütûhâta başlamaları o sıkıntılı hayatı bana sevdirdi. “Hadsiz şükür olsun!” dedirtti." Burada kabre girmeye karar verirken ifadesi ehl-i tenkid kimseler tarafından intihar olarak algılanmış bizler nasıl anlamalıyız açıklar mısınız?

Müslüman Bir Kadın Gayr-i Müslim Yaşlı Erkek ve Kadınlara Bakıcılık Yapabilir mi?

Bu konuda Halil Gönenç Hoca Efendi şöyle demektedir:Bir Müslüman bir kafirin hizmetinde bulunsa, yani bizzat kendi şahsına hizmet ederse, mutemede göre tenzihen mekruhtur. Fakat şahsına değil, tarla, fabrika, ziraat ve ticaret gibi işlerinde çalışırsa mekruh sayılmaz.1Bu görüşten hareketle, bir Müslümanın gayr-i müslim birinin yanında çalışması mutlak olarak haram değildir. Ancak işin mahiyeti önemlidir. Şahsına hizmet nevinden bir işte bulunmak tenzihen mekruh görülmüş; buna karşılık tarla, fabrika, ticaret ve benzeri işlerde çalışmak caiz kabul edilmiştir. Eğer hizmet, sırf geçim temini veya güzel muamele ile İslam'a ısındırma maksadıyla yapılıyorsa bunda ruhsat vardır; fakat karşı tarafın dininden veya dünyevi mevkiinden dolayı tazimkar bir tavırla hizmet etmek mekruh olur. Nitekim Hz. Ali'den gelen şu hadis bu konuda delil olmuştur:Bir kış sabahı aç bir şekilde (evden) çıktım. Soğuk beni bitkin hale getirmişti. Isınmak için yanımızda olan yün bir elbiseyi aldım ve boynuma geçirip göğsüme sardım. Vallahi! Evimde yiyebileceğim bir şey yoktu. Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanında da bana verilebilecek bir şey yoktu. Medine'nin kenar mahallerine çıkıp bahçesinde olan bir Yahudi'nin yanına gittim ve duvarının gediğinden kendisine baktım. Yahudi:"Neyin var ey bedevi! Her kova (su) için bir hurma ister misin?" deyince, ben: "Evet, bana bahçenin (kapısını) aç." dedim. Adam bahçenin kapısını açınca girip su çekmeye başladım. Yahudi, her kova çekişimde bana bir hurma veriyordu. Avucum dolusu hurmam olunca: "Senden aldıklarım şimdilik bana yeter." deyip hurmaları yedim. Suyun yanından döndüm ve Mescid'de bir grupla oturmakta olan Resulullah'ın (Sallallahu aleyhi ve Sellem) yanına gelip oturdum...2Başka bir rivayette de Peygamber Efendimizin (sav) bu hurmadan Hz. Ali ile birlikte yediği anlatılmaktadır. 3 Bununla beraber, bir Müslümanın yanında çalışmakta olup gayr-i müslim birine hizmet etmesinde sakınca görülmemiştir. Bu konuda alimlerimiz şöyle demiştir:Parasını almak veya onu İslam'a ısındırmak için hizmet ederse, bunda bir sakınca yoktur. Ama ona saygı duyduğu için hizmet ederse, bu mekruhtur. Bunun gibi, bir gayr-i müslim bir Müslümanın dükkanına veya oturduğu yere geldiğinde, Müslümanın onun önünden kalkması mekruhtur. Ancak onu İslam'a ısındırmayı, Müslümanın dini gereği çok saygılı bulunduğunu anlatmak istiyorsa, buna cevaz verilmiştir. Bilhassa o gayr-i müslim zengin olduğu veya bir makam sahibi bulunduğu için Müslüman ona saygı gösterip ayağa kalkıyorsa, kerahet işlemiş olur.4Bununla birlikte, sorudaki gibi bir durumda bakıma muhtaç kişinin bakımının öncelikle mahrem olan yakınları tarafından, yoksa hemcinsleri olan bakıcılar tarafından yapılması gerekir. Tüm bu kişilerden bakıcı bulunamadığı takdirde, bir kadına bir erkeğin yahut bir erkeğe bir kadının bakılması zaruret haline gelirse böyle bir durumda temizlik ve bakım için ve zaruret miktarınca, bakıma muhtaç kişilerin avret mahallerine bakmasında dinen bir sakınca yoktur 5 Bu ruhsat, ihtiyaç kadarla sınırlıdır; keyfi şekilde genişletilemez.Netice olarak, sorudaki iş, İslam'a aykırı başka unsurlar taşımıyorsa sırf gayr-i müslim kurumda çalışmak sebebiyle haram denilemez. Fakat Müslüman bir kadının yaşlı erkeklerin mahremiyet alanına giren bakımını üstlenmesi, ancak hemcins bakıcının bulunmaması ve işin zaruret haline gelmesi durumunda, zaruret miktarınca caiz olur. Bunun dışında, mümkünse yalnız kadın hastalara bakılması veya görev taksiminin buna göre düzenlenmesi daha uygun olur.Ayrıca BakınızKÂFİRLERE KARŞI SEVGİ VE MUHABBET CAİZ MİDİR?KÂFİRİN CEVHER-İ RUHUNUN BOZULMASI VE SONSUZ CEHENNEME MÜSTEHAK OLMASIKÂFİRİN SALAH VE HAYRI KABULE LİYAKATİNİN KALMAMASI NE DEMEKTİR?KAFİRLERİN KÖTÜ AHLAKLARIGAYR-İ MÜSLİMLERLE İLİŞKİKaynakçalarHalil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, Yasin Yay., İstanbul 2012, c.2, s. 56Tirmizi, el-Camiʿ, 2473.Ahmed b. Hanbel, , thk. Şuayb el-Arnaut vd., (Beyrut: Müessesetü'r-Risale, 1. bs., 1421/2001), 2/350.Celal Yıldırım, Kaynaklarıyla İslam Fıkhı: İbadat-Muamelat-Feraiz. Uysal Kitabevi, Konya t.y., c.4, s. 1812.Merğinani, el-Hidaye, VII, 190