5.021
Risale-i Nur'da Tesettürle İlgili Yerler
Risale-i Nur'da tesettür ile ilgili konular hangi eserlerde geçiyor?
Destek olunİlmi çalışmalarımıza destek olun, bu hizmetlerin kesintisiz sürmesine katkıda bulunun.
Bağış Yap
5.021
Risale-i Nur'da tesettür ile ilgili konular hangi eserlerde geçiyor?
6.455
"Tesettür kadınlar için fıtridir ve fıtratları iktiza ediyor" cümlesini açıklar mısınız? Tesettürün kadınlar için fıtri olma hususunu başka alimler de bildirmişler midir? Yoksa sadece Bediüzzaman'ın bir ictihadı mıdır?
4.345
Rasulullah S.A.V'in bir gece evinin önünde hanımı ile dururken oradan geçen bir sahabenin onları görmesi üzerine çağırıp "Yanlış anlama bu hanımımdır" demiştir. Bu rivayet sahih midir? Sahih ise (aslı) ve kaynağı nedir?
3.574
Ömer Hayyam kimdir? Mübarek bir zat mıdır yoksa ehl-i dalaletten midir? Rubaileri nasıl anlaşılmalıdır?
3.961
Çarşaf giyilirken peçe buruna kadar mı olmalı? yoksa göze kadar mı? burun kapatılmalı mı açık mı bırakılmalı? Üstadımızın görüşü nedir?
10.673
Yüce Allah'ın kadınlar için tesettürü emretmesinin hikmeti ne olabilir?
13.399
Tesettürde el ve yüz avret midir?
1.882
Hz. Âişe'den(ra) rivâyete göre, bir gün Hz. Ebû Bekir'in(ra) kızı Esmâ ince bir elbise ile Allah Resülü (asv)'ın huzuruna girmişti. Resulullah (s.a.s) ondan yüz çevirdi ve şöyle buyurdu: "Ey Esma! Şüphesiz kadın ergenlik çağına ulaşınca, onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir." Hz. Peygamber(sav) bunu söylerken yüzüne ve avuçlarına işaret etmişti" (Ebu Davûd, Libâs, 31). Buna göre yüz açılabilir. Bu soruma başka kaynaklardan peçe olması gerektiğine dair cevap verilmişti. Fakat burası açıklanmamıştı. Madem yüz kapatılmalı. Neden peygamberimiz böyle bir açılım yapmış?
7.157
Edep ve hayada tesettürün rolü ve önemi nedir?
Nazar değmesinin İslami ve bilimsel delilleri nelerdir? Tesettürsüz kişilerin üzerlerine çektiği bakışların olumsuz tesirleri nelerdir?
6.135
Bu asırda bazı insanlar Risale-i Nur Kuran-ı Kerim'in önüne geçirildiğini idda ediyor. (haşa) Bununla ilgili bu insanlara karşı cevabımız ve uslubumuz nasıl olmalı?
5.169
''Evet kader, cüz'-i ihtiyarî; iman ve İslâmiyetin nihayet meratibinde…'' –nihayet meratip- den kasıt nedir?
10.678
Vücud-u ilmi ve hariciyi izah eder misiniz?
5.154
"Evet, bu dünya memleketine ve misafirhânesine giren her bir misafir…” diye başlayan Birinci Makam'ın başından -ilhâm, vahiy mertebeleri- hâriç kalıp, tâ on sekizinci mertebe olan kâinâtın hudûs hakîkati, tâ imkâna kadar yeni hurûfla, bir ihtâr-ı ma'nevî ile izin verdik. Daktilo (el makinesi) ile kendilerine yazdılar. Siz de bu dört parçayı birden cild yapıp, yeni hurûfla ehl-i inkâra on ikilik top güllesi gibi atabilirsiniz. Fakat yirmi sene evvelki Türkçe ile şimdiki Türkçe'nin farklı olduğundan, yeni Türkçe için bazı kelimât-ı Arabiyede tasarruf edildi. Siz de öyle yapabilirsiniz. Risâle-i Nûr yirmi sene evvelki Türkçe ile konuşur. O zamanı görmeyen gençlere teshîlât olmak için bazı ta'birâtı değiştirirseniz, iyi olur." Gibi ifadelerden latinceye ve sadeleştirmeye izin var anlamı çıkar mı?
1.033
Hayrat vakfı camiası olarak Üstad Bediüzzamanın yolu olan hatt-ı Kuran üzerinde kararlılıkla durduğunuzu biliyoruz. Ancak neşriyat olarak Osmanlıca-Latince eserde bastığınızı görüyoruz. Nur cemaatine mensup bazı gruplar bu konuda ilk önce taviz verilmediğini sonra ise latince basma noktasında bir yol izlendiğini söylüyor. Hayrat neşriyatın Latince mukayeseli eser basmasındaki sebep nedir?
Üç ciltlik Tarihçe-i Hayat'ta isimleri geçen Bediüzzaman Hazretleri'nin talebelerinden Mustafa Acet Ağabey'in ve yine bu eserin bir başka yerinde ismi geçen Binbaşı Hayri Ağabey'in hayatları ile Risale-i Nur dairesindeki hizmetleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Hikmet, en kısa ifadesiyle doğruyu bilmek, doğruyu yerli yerince söylemek ve faydalı olanı yapmaktır. Hikmet; ilim, basiret, isabet, ölçü, fayda ve hayır manalarını içine alır.Seyyid Şerif el-Cürcani hikmeti, “İnsanın gücü ölçüsünde eşyanın mahiyet ve hakikatlerini bilmesi” şeklinde tarif eder. Bu tarifte hikmet, sadece bilgi sahibi olmak değil; eşyanın iç yüzünü, maksadını ve hakikatini kavramak manasına gelir. Elmalılı Hamdi Yazır ise hikmet kelimesinin kök manasında iyiliği elde etme ve kötülüğe engel olma bulunduğunu ifade eder. Bu cihetle hikmetin fayda kavramıyla yakın alakası vardır. Ona göre hikmet, bazen “sebebin sebebi” yahut “amacın sonucu” manasında da kullanılır. En geniş manasıyla hikmet, doğru bilgi ve faydalı iş demektir. 1 İlgili hadis şöyle geçmektedir:Ebu Hüreyre (ra) şöyle rivayet etmektedir:Resulullah Aleyhissalatü Vesselam şöyle buyurur: Hikmet, mü'minin yitik malıdır; onu nerede bulursa almaya en ziyade kendisi hak sahibidir. 2Bu hadis-i şerifte geçen hikmet; faydalı ilim, hakikat, doğru bilgi, insanı hayra sevk eden isabetli söz ve derin kavrayış manalarına gelir. Hadisin verdiği ders ise şudur: Bir insan kıymetli bir malını kaybettiğinde onu nerede bulursa hemen sahiplenir. Mü'min de bunun gibi, nerede ve kimde doğru, hayırlı ve faydalı bir söz yahut bilgi bulursa onu alır, benimser ve istifade eder. Burada bizim için asıl ölçü, sözü söyleyen kişinin kimliği değil; sözün doğru, hak ve faydalı olmasıdır. Fakat bu, her duyulan sözü kabul etmek demek değildir. Hikmet, Kur'an ve Sünnet'e uygun olan hakikattir. Batıl, hurafe veya yanlış fikir hikmet sayılmaz. Bu cihetle mü'min, hakikati arar; fakat onu daima hak ölçüleriyle tartar. 3Bu hadis aynı zamanda mü'minin ilme ve hakikate karşı daima açık olması gerektiğini de gösterir. Mü'min, “Ben biliyorum” diyerek gelişmesinin önünü tıkamaz. Doğruyu nerede bulsa alır. Çünkü hikmet, insanı hayra götüren bir nurdur. Kur'an-ı Kerim'de hikmet büyük bir nimet olarak şöyle zikredilir:Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilmişse, ona pek çok hayır verilmiştir. 4Demek ki hikmet, yalnız bilgi çokluğu değil; bilginin hayra, isabete ve salih amele dönüşmesidir. Hikmetli konuşmak, sözü yerinde, zamanında, ölçülü ve faydalı söylemektir. Muhatabın halini gözetmek, doğru sözü uygun üslupla ifade etmek, kırmadan ve incitmeden hakkı anlatmak hikmetli konuşmanın esaslarındandır. Bununla beraber lüzumsuz, faydasız ve boş sözlerden kaçınmak da hikmetin bir şubesidir.Hikmetli insan ise ilmiyle amel eden, hadiselerin yalnız dış yüzüne değil neticelerine ve manalarına da bakabilen, öfke ve heva ile değil aklıselim ve ölçü ile hareket eden kimsedir. Böyle bir insan, doğruyu kim söylerse söylesin alçak gönüllülükle kabul eder; bildiğini de hayra sarf eder.Netice olarak hikmet; hakikati bilmek, hayrı tercih etmek, doğruyu güzel bir üslupla ifade etmek ve her şeyi yerli yerinde yapabilmektir. Mü'minin vazifesi de hikmeti aramak, bulduğu doğruyu almak ve onunla amel etmektir.Kaynakçalarİlhan Kutluer Hikmet Tdv İslâm Ansiklopedisi, 1998, c.17, s.514-515İbn Mace, Zühd, 4169Sünen-i İbn-i Mâce Tercemesi ve Şerhi, Haydar Hatipoğlu, Kahraman Yayınları, c.10, s.443–444Bakara, 2/269
Sitenizde cevaplanan bir yazıda geçen “kalplerin amellerinden dolayı sorgulamanın söz konusu olduğuna delil teşkil eden hadis-i şerifler” ifadesiyle hangi hadis-i şerifler kastedilmektedir? Bu hususu misaller vererek izah eder misiniz?Ayrıca metinde adı geçen Kadı Ebu Bekir (rh) kimdir? Kısaca bilgi verebilir misiniz?Bunun yanında, aynı yazıda Kadı Ebu Bekir'in (rh) benimsediği görüşe atıf yapılmakta, ancak bu görüş açıkça ifade edilmemektedir. Bu sebeple, söz konusu zatın bu meseledeki kanaatini açık ve net bir şekilde yazarak ilgili metni izah eder misiniz?
Cünüp iken traş olmak, tırnak kesmek, kan aldırmak mekruh kabul edilmiştir. İmam Gazzali Hazretleri bu konuda şöyle demektedir:Cünüp iken tıraş olmak, tırnak kesmek, kılları almak ve kan aldırmak mekruhtur. Çünkü insan, bütün parçaları bir araya getirilmiş bir hâlde mahşere çıkar. Bazı parçalarının temizlenmemiş olması orada kendisine sıkıntılar verir.1 Halil Gönenç Hoca Efendi de bu görüşe katılmakta, mekruh olduğunu ifade etmektedir.2Üstad Bediüzzaman Hazretleri ise şöyle demektedir:Evet, cünüb iken tırnakların, saçların kesilmesi mekrûh; ve bedenden ayrılan her bir cüz'ün bir yere gömülmesi sünnet olduğu, ona işarettir...3 Ayrıca BakınızSÜNNETE GÖRE TIRNAK KESME ADABITIRNAKLARI UZATMAK CAİZ MİDİR? İSLÂM'A GÖRE TIRNAK ADABI VE BAKIMIKADINLARIN KOL VE BACAK KILLARINI ALMASI CAİZ MİDİR? VÜCUT KILLARININ TEMİZLENMESİNİN DİNİ HÜKMÜ NEDİR?VÜCUT KILLARIREGL DÖNEMİNDE TIRNAK VE SAÇ KESİMİİSLAM'A GÖRE SAÇ KESİMİKaynakçalarİmam Gazzali, İhya-ü Ulumu'd Din, s. 883Halil Gönenç, Günümüz Meselelerine Fetvalar, c.1, s. 124Bediüzzaman Said Nursi, İşaret'ül İcaz, Hayrat Neşriyat, Isparta 2015, s. 53Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yayınları, İstanbul 1990, c.1, s.224
Herkesin hayatında bir defa da olsa 61 gün oruç tutması gerektiği için 61 gün oruç tutmaya niyet ettim. Aynı zamanda kaza orucum da var. 61 gün oruç tutarsam bu oruçlar hem kaza orucuma hem de bu niyetime sayılır mı
Meşhur milyoner oyununa katılmak istedim. Birisi bunun caiz olmadığını, aldatmaca içerdiğini ve her aşamada kazanılan parayla kumar oynatıldığını söyledi. Bir hocam ise caizdir dedi. Bu konuda farklı görüşler görünce mutmain olmak için soruyorum: Bu yarışmaya katılmak caiz midir, değil midir?