Sorular

Eşarilerin ''İnsan, muhtar(ihtiyar sahibi) görünümlu mecburdur'' sözünü nasıl anlamalıyız ? İzah eder misiniz ?
"Eğer sen vücûdundaki o zerreleri, Kadîr-i Ezelî’nin kanunuyla hareket eden küçük me’murları veya bir ordusu; veya kalem-i kaderin uçları; her bir zerre bir kalem ucu veya kalem-i kudretin noktaları; ve her bir zerre bir nokta olduğunu kabûl etmezsen; o vakit senin vücûdunda çalışan her bir zerreye öyle bir göz lâzım ki; senin mecmû‘-u cesedin her tarafını görmekle beraber, münâsebetdâr olduğun bü
Mezhepler ihtilaf mıdır? Din tek değil mi neden mezhepler var? Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Bir kişi başkasına hakaret vb. bir suçtan dolayı tazminat davası açsa ve haklı görülüp o kişiye tazminat ödense o ödenek bu kişiye helal olur mu?
"İnsanda cisimden başka nasıl akıl, kalb, ruh, hayâl, hâfıza gibi ma‘nevî vücûdlar da var." (Sözler, Otuz Birinci Söz, s. 251) cümlesinden mezkur letaifin müstakil birer vücudu olduğu anlıyoruz. Ancak birbirleri ile alakadarlıkları noktasında ruhun birer cihazı, ruha takılmış birer latifeler olduklarını ifade eden bir ibare risalede mevcut mudur? 
Kabir azabı var mı?
Kendimizi korumak açısından çakı vb. şeyler taşımak sünnet midir?
İslam alimlerince verilen nimetlerin Allah yolunda kullanılması da, dil ile o nimete şükredilmesi de şükür kapsamına alınmıştır. Peki güzellik nimetini düşünürsek bu nimete dille çok şükreden, fakat Allah yolunda kullanmayan (yani tesettürünü yapmayan) kişi için şükür vazifesini yerine getirmiyor denilebilir mi?
"Bu gibi vesvese ehl-i İtizale lâyıktır. Çünki onlar derler: "Medar-ı teklif olan ef'al ve eşya, kendi zâtında, âhiret itibariyle ya hüsnü var; sonra o hüsne binaen emredilmiş veya kubhu var; sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan "hüsün ve kubh zâtîdir; emir ve nehy-i İlahî ona tâbi'dir."" (21. Söz)  Yukarıdaki yeri izah eder misiniz?
Peygamberimizin(asm) diğer peygamberlerden üstün olduğunu nereden biliyoruz?