Kadınlardan Neden Peygamber Gelmemiştir?
Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki kadınlardan peygamber gelmemiş olmasını bir eksiklik veya kusur olarak değerlendirmek doğru değildir. Kadının peygamber olmaması, onun değersiz görüldüğü veya ikinci plana atıldığı anlamına gelmez. İslam anlayışında kadın ve erkeğe, yaratılışlarına ve sahip oldukları farklı özelliklere uygun sorumluluklar verilmiştir.Biyolojik ve psikolojik açıdan birbirinden farklı özelliklere sahip olan kadın ve erkeğe her konuda tamamen aynı görevleri yüklemek, her zaman adalet anlamına gelmez. Aksine, kişinin yaratılışına ve gücüne uygun olmayan sorumluluklarla yükümlü tutulması, onun açısından bir zorluk ve haksızlık doğurabilir. Nitekim ağır şartlar altında maden ocağında çalışmak, uzun saatler boyunca ağır yük taşımak ve yüksek riskli inşaat işlerinde çalışmak, bir kadın için ne kadar zor olabiliyorsa, gece gündüz demeden çocuk bakımını tek başına üstlenmek de bir erkek için aynı ölçüde ağır olabilir.Dolayısıyla mesele, kadın veya erkeğin değer bakımından üstün ya da aşağı görülmesi değil; farklı yaratılış ve kabiliyetlere sahip iki cinsin, kendilerine uygun sorumluluklarla mükellef tutulması meselesidir.Resullerin kadınlar yerine erkeklerden seçilmesinin, içinde bulunulan görevin gerektirdiği birtakım hikmetleri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır:Risalet, davetin açıkça yapılmasını, erkeklere ve kadınlara hitap edilmesini, insanlarla gizli ve açık şekilde görüşmeyi, yeryüzünün çeşitli bölgelerine seyahat etmeyi gerektiri ki buda tesettür ilkesi ile uyuşmaz.1Risalet görevi; iftiralara ve suikastlara maruz kalmayı, dövülmeyi,2 kendisini yalanlayanlarla karşı karşıya gelmeyi, sürgün edilmeyi,3 onlarla deliller üzerinden tartışmayı ve mücadele etmeyi, gerektiğinde ordular hazırlayıp yönetmeyi ve savaşın ağır şartlarına katlanmayı gerektirir. Yani peygamberlik vazifesi belli tehlikeleri de peşi sıra getiren bir vazifedir. Bir kadının bu tür ağır şartların tamamını aynı şekilde üstlenmesi ve yerine getirmesi oldukça güçtür. 4 Zira kadın, daha naif bir yapıya sahiptir ve duygusal yönü daha baskındır. Fiziksel güç bakımından da erkeğe kıyasla daha zayıftır. Nitekim günümüzde toplumda da benzer bir anlayış vardır. Trafikte bir kimsenin, eşi yanındayken başka bir sürücüyle tartışması veya kavga etmeye kalkışması çoğu insan tarafından yakışıksız ve ahlaki açıdan hoş karşılanmaz.Risalet, peygamberin kendisine tabi olanlar üzerinde bir yönetici konumunda olmasını gerektirir. Peygamber, takipçileri arasında emreden ve yasaklayan; onlar üzerinde hükmeden ve kadılık yapan kişidir. Eğer bu görev bir kadına verilmiş olsaydı, bunu tam anlamıyla yerine getirmesi mümkün olmayabilir ve bazı topluluklar ona tabi olmaktan ve itaat etmekten kaçınabilirdi.5Kadının, birçok görev ve sorumluluğu yerine getirmesine engel olan bazı tabiî durumları vardır. Hayız, hamilelik, doğum ve lohusalık bunlardandır. Bunlara birtakım psikolojik değişimler, ağrılar ve sıkıntılar eşlik eder. Ayrıca doğan çocuğun bakımının gerektirdiği sorumluluklar vardır. Bütün bunlar, risaletin ağır yüklerini ve sorumluluklarını yerine getirmeye engel teşkil eder.6Bununla beraber hiç unutulmamalıdır ki peygamberlik makamı erkeklere verilmiş olsa da, o peygamberleri dünyaya getiren, büyüten, terbiye eden ve yetiştiren anneler yine kadınlardır.Ayrıca BakınızPEYGAMBERLERİN GÖNDERİLMESİNİN SEBEBLERİ NELERDİR?PEYGAMBERİMİZİN TEŞRİ GÖREVİPEYGAMBERLERİN BİRBİRLERİNE ÜSTÜNLÜĞÜ VAR MIDIR?KADINLARDAN PEYGAMBER GELMİŞ MİDİR?KaynakçalarÖmer Faruk Korkmaz, Sorun Kalmasın (İstanbul: Dirâyet, 2023), 226.Bakara , 2/91.A'râf, 7/88,İbrahim, 14/13Muhammed b. Ahmed es-Sefârînî, Levâmiu'l-envâri'l-behiyye ve sevâtiu'l-esrâri'l-eseriyye Müessesetü'l-Hâfikayn, Dımaşk 1982, c. 2, s. A265.; Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.Ömer b. Süleyman el-Eşkar, er-Rusül ve'r-Risâlât, 4. bs., Mektebetü'l-Felâh li'n-Neşr ve't-Tevzî; Kuveyt: Dârü'n-Nefâis li'n-Neşr ve't-Tevzî, Kuveyt, 1989, s. 84.

