Arama sonuçları: 412 sonuç bulundu.

Allah'a inanan ama müslümanlığı, peygamber efendimizi kabul etmeyen insanların durumu hakkında bilgi verirmisiniz?
Risale-i nur imanın esasatını kurtarıyor deniyor bunu açıklar mısınız?
1. Şua'daki şu paragrafı izah eder misiniz? "Şu cümle Kur'an-ı Azîmüşşan'ı ve Fatiha Suresi'ni müsenna senasıyla ifade ettiği gibi, Kur'anın müsenna vasfına lâyık bir bürhanı ve altı erkân-ı imaniye ile beraber hakikat-ı İslâmiyet olan yedi esası, Kur'anın seb'a-i meşhuresini parlak bir surette isbat eden ve "Seb'u'l-Mesanî" nuruna mazhar bir âyinesi olan Risale-i Nur'a cifirce dahi işaret eder."
İslamiyette akıl mı esastır nakil mi? Nakil daha esastır deniliyor. Bu doğruysa hikmeti nedir? 
Mi'raç bahsinde 3. esasda Aynen öyle derken diyor ki: "bütün fünûn, bütün desâtîriyle, şu kitâb-ı kâinâtı, zaman-ı Âdemden beri mütâlaa ediyor. Halbuki o kitap, esmâ ve kemâlât-ı İlâhiyeye dâir ifade ettiği ma‘nâların ve gösterdiği âyetlerin öşr-ü mi‘şârını daha okuyamamış." Acaba burada kitabın degil de kitap denmesinin anlam bakımından bir hikmeti var mı? 
Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de 22. sahifedeki, "Birinci şua da bir iki âyetin işaretinde" denilmiş. Buradaki ayetler hangi ayetlerdir? Aynı yerde geçen "Risale-i Nur'un esası, mayası, temeli, ruhu" cümlesinden ne anlamalıyız?
"Âhiretteki neticeleri ise; kat'iyyen vücudları ve tahakkukları, icmalen Onuncu Söz'ün oniki hakikat-ı katıa-i satıasıyla ve Yirmidokuzuncu Söz'ün altı esas-ı bahiresiyle isbat edildiği gibi," (32. Söz)   29. Sözde dörder tane var altı tane yok?
11. Lem'ada geçen, "Tabakāt-ı evliyâ içinde en parlağını ve en haşmetlisini ve en letâfetlisini ve en emniyetlisini, sünnet-i seniyeye ittibâı, esâs-ı tarîkat ittihâz edenleri gördüm." cümlesini nasıl anlamalıyız? Bazı evliyalar sünneti esas yapmamışlar mı?
Bediüzzaman Hazretleri İmam-ı Rabbanî'den naklen, "En parlak evliyaların sünnet-i seniyyeyi esas yapan tarikatlerde yetiştiğini" söylüyor. Sünneti esas yapmayan tarikatten veli yetişir mi?
"Hem hiçten, yeniden bütün zîhayatın ordularını, bütün cesed-lerinin taburlarında kemâl-i intizâm ile, zerrâtı, emr-i kün- feyekûn ile kaydedip yerleştiren, ordular îcâd eden Zât-ı Zülcelâl, tabur-misâl, cesedin nizâmı altına girmekle birbiriyle tanışan zerrât-ı esâsiye ve eczâ-yı asliyesini, bir sayha ile nasıl toplayabilir, denilir mi?" Bu cümlede geçen zerrat-ı esasiye ve eczay-ı asliye'den kas...