Bağış Yap

Muhtelif Meseleler

07.10.2026

Aklımıza Gelen Bir Düşüncenin Vesvese Olup Olmadığını Anlamanın Ölçüleri Nelerdir?

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

07.10.2026 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Öncelikle aklımıza gelen bir düşünceden kalben rahatsız oluyor, onu benimsemiyor ve doğru bulmuyorsak, bu durum söz konusu düşüncenin bize ait olmadığının bir göstergesidir. Ayrıca, ben bunu neden düşünüyorum, böyle düşünmek istemiyorum tarzı ifadelerle kendimize telkinde bulunuyorsak, bu durum da o düşüncenin bizim gerçek inancımız ve isteğimiz olmadığını gösteren önemli bir işarettir. Yani bu hal açık bir vesvesedir. Özellikle insanın istemediği halde aklına gelen, onu huzursuz eden ve ibadetinden uzaklaştırmaya çalışan düşünceler vesvese kaynaklıdır. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri bu durumu şöyle açıklar:

Hem bazen şeytan, kalb üstündeki lümmesi cihetinden, Cenâb-ı Hak hakkında fenâ sözler söyler. O adam zanneder ki, Benim kalbim bozulmuş ki, böyle söylüyor der, titrer. Hâlbuki onun titremesi ve korkması ve adem-i rızâsı delîldir ki, o sözler onun kalbinden gelmiyor. belki lümme-i şeytâniyeden geliyor veya şeytan tarafından ihtâr ve tahayyül ediliyor.1

Yani insan, aklına gelen kötü bir düşünceden rahatsız oluyor, korkuyor ve o düşünceyi kabul etmiyorsa, bu rahatsızlık zaten onun o düşünceyi benimsemediğini gösterir. İnsanın aklına bir düşüncenin gelmesi ile onu istemesi ve kabul etmesi aynı şey değildir. Şeytan bazen insanın zihnine Allah, iman, ibadet veya din hakkında kötü ve çirkin düşünceler atabilir. İnsan da bunların kendi düşüncesi olduğunu zannederek “Benim kalbim mi bozuldu?” diye endişelenebilir. Halbuki o düşünceden duyduğu rahatsızlık ve onu reddetmesi, o düşüncenin kendi iradesiyle benimsenmediğini göstermektedir.

Aklımıza gelen bir düşüncenin vesvese olup olmadığını anlamada diğer önemli ölçü ise onun Kur’an ve sünnetin öğrettiği hakikatlere aykırı olup olmadığıdır. Mesela insanı günaha teşvik eden, haramı güzel gösteren, ibadeti gereksiz veya anlamsız göstermeye çalışan düşünceler vesvesedir. Aynı şekilde “namazı bırak, ibadet etme, tövbe etmene gerek yok” gibi insanı Allah’tan ve ibadetten uzaklaştıran düşünceler de vesvese niteliğindedir. Fakat burada da önemli olan, düşüncenin akla gelmesi değil, insanın onu benimseyip benimsememesidir.

Bir başka ölçü de şudur: Vesvese çoğu zaman insanı şüpheye, korkuya ve zihni karmaşaya sürükler. Özellikle insan doğru olduğuna inandığı bir konuda durmadan şüphe etmeye ve tekrar tekrar kontrol etmeye zorlanıyorsa, bu da vesvesenin açık bir işaretidir.

Netice itibarıyla insanın aklına gelen her düşünce onun inancı, karakteri veya gerçek arzusu değildir. Zihin, insanın istemediği birçok düşünceyi kendiliğinden üretebilir. Şeytan insana bazı sözler fısıldayabilir. Müminin sorumluluğu, onu doğru ölçülerle değerlendirmektir. Eğer bir düşünceyi istemiyor, ondan rahatsız oluyor ve onu benimsemiyorsak, sırf aklımıza geldi diye kendimizi suçlamamalıyız. Vesvesenin en büyük tuzaklarından biri de insana, “aklına geldiyse demek ki sen bunu istiyorsun” düşüncesini kabul ettirmektir. Halbuki düşüncenin akla gelmesi başka, onu irade ile kabul etmek bambaşkadır.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 76.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız