Arama sonuçları: 37 sonuç bulundu.

Acz elini nefisten çekse, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâl’e verir. Halbuki en keskin tarîk olan aşk, nefsinden elini çeker, fakat ma‘şûk-u mecâzîye yapışır. Onun zevâlini bulduktan sonra Mahbûb-u Hakîkî’ye gider. Yukardaki yeri izah eder misiniz?
Yirmi İkinci Söz Onuncu Lem'a'da "Şu mevcudat-ı seyyale vücudlarıyla ve hayatlarıyla vacib-ül vücudun vücub-u vücuduna ve ehadiyetine şehadet ettikleri gibi, zevalleriyle ve ölümleriyle de o Vacib-ül Vücudun ezeliyetine ve sermediyetine ve ehadiyetine şehadet ederler." diyor. Ölümün ezeliyete  nasıl şehadet ettiğini açıklar mısınız?
"Ve o hadsiz faaliyet dahi, hadsiz bir tebdil ve tağyir ve tahvil ve tahribi dahi iktiza ediyor. Ve o hadsiz tağyir ve tebdil dahi mevt ve ademi, zeval ve firakı iktiza ediyor." Bu cümleyi nasıl anlamalıyız? Tağyir ve tebdil nasıl zeval ve firakı gerektirir?
"Hem zeval ve fenâya maruz bütün güzel mahlûkatın arkasında bir cemâl-i münezzeh ve hüsn-ü mukaddes ihsas eden bir nakış ve tahsin ve san’at ve tezyin ve ihsan ve tenvir-i daimîyi görür." cümlesini izah eder misiniz?
Yıllar önce bir dilekte bulunup, dileğim yerine gelirse Kur'an-ı Kerim'i ezberleyeceğim şeklinde çok büyük bir adakta bulunmuştum. Bu borcu yerine getirmememin büyük yükünü taşıyorum. Bu sözümün kefareti olur mu?
Bayramda namaza yetişemeyip de hutbeye yetişen namazı daha sonra tek başına iade edebilir mi?
Bayram namazları hakkında bilgi verir misiniz?
Cennette ne yapacağız? Canımız sıkılmaz mı?
Cennette zaman kavramı olacak mı? Zira dünyada zaman ve mekan ile kayıtlı olan insan cennette bir çok nimete mazhar olacak ve bu mazhariyet için zaman kavramı ortadan kalkacak mı? Aynı anda birden çok yerde olmak ile mekandan bir nebze kurtulma gibi.
Birinci Söz'de geçen, "düşmanın hacatın nihayetsidir" cümlesini nasıl anlamalıyız?