Arama sonuçları: 130 sonuç bulundu.

Üstad diyor ki: Rasulullah(sav) hakiki tanımayan Allahı tanıyamaz. ne demek istemiş? Diğer peygamberler tanıtamamış mı?
Gıybet hakkında bir kaç şey sormak istiyorum.  1. Bir yörenin köyün vs şivesini hoşumuza gittiği için (alay almak için değil) taklit etmek gıybet olur mu? 2. Bir kişinin başından geçen bir olayı ibret almak veya gülmek için anlatmak gıybet olur mu? 3. Bazı meclislerde tanıdığımız olsun tanımadığımız olsun kişiler hakkında isim vermeden konuşuluyor. Bu gıybet olur mu?
Haşir meydanında insanlar nasıl birbirini tanımayacak ve fark etmeyecek?
Bir insan en evvel muhabbetini Allah’a verirse, onun muhabbeti dolayısıyla Allah’ın sevdiği herşeyi sever. Ve mahlûkata taksim ettiği muhabbeti, Allah’a olan muhabbetini tenkis değil, tezyid eder.(mesnevi nuriye osmn.67) Mesnevi Nuriye’de bu paragrafta “en evvel muhabbetini Allah’a verirse” yani sebeplerden önce Allah’ı bilelim deniyor. Sebepleri görmeden, bilmeden onlara bir muhabbet oluşmadan ...
"bütün ulûm-u hakikiyenin esası ve madeni ve nuru ve ruhu; marifetullahtır ve onun üssü'l-esası da iman-ı billahtır." (Sözler) Marifetullahın üssü'l-esası iman-ı billah ne demek? İman-ı billah içinde marifetullah diyor, buna bazıları şu manayı getriyorlar. Allah'a inandıktan sonra Allahı tanımak mı? yoksa Allah'ı tanıyarak Ona iman etmek mi? yani Allahın varlıgını kabul ettirmek için marifetullah ...
Allah'ı tanımanın çekirdekten ağaca kadar çok makamları bulunuyor mu? Bu makamlar da kişinin kabiliyetine ve kapasitesine göre şekilleniyor mu? İnsan mahiyetinde ki bütün cihazları Ona tevcih ettiği derecede mi marifete ulaşır? Kalp başka akıl başka telden çalarsa bu nakıs bir marifet mi olur? Sahabenin üstün vasıflarından biriside süfli ulvi bütün cihazlarını marifet yolunda işletmeleri midir? N...
Ben okuldaydım sınıftaydım,  yanlış hatırlamıyorsam şöyle bir soru sordum. Namazı bırakmak dinden çıkarıyormuş. Sonra hoca olur mu öyle şey dedi, yanlışımı düzeltti. Ben de bir anda oluverdi internetten baktım demiştim. İnternetten bakıp bakmadığımı bilmiyorum. İnternetten baktım sözüne nasıl tövbe ederim. İkincisi yanlış dini bilgi söylenmişse sadece tanıdığımız kişilere mi doğrusunu söyleyeceği...
"Hem büyük bir ricam var, beni hastahaneye sevk etmeyiniz. Bütün hayatımda, hususan bu yirmi iki sene tecrid-i mutlak ömrümde tahammül edemediğim bir vaziyete, yani tanımadığım hastabakıcıların hükmü altına mecbur etmeyiniz." Üstad niye hastabakıcıların ona bakmasını "tahammül edilemez" olarak nitelendiriyor? 
Acz elini nefisten çekse, doğrudan doğruya Kadîr-i Zülcelâl’e verir. Halbuki en keskin tarîk olan aşk, nefsinden elini çeker, fakat ma‘şûk-u mecâzîye yapışır. Onun zevâlini bulduktan sonra Mahbûb-u Hakîkî’ye gider. Yukardaki yeri izah eder misiniz?
Tarîk-i Nakşî de dört şeyi bırakmak lazım. Hem dünyayı, hem nefis hesabına ahireti dahi hakiki maksad yapmamak, hem vucudunu unutmak, hem ucba, fahra girmemek için bu terkleri düşünmemek.. Risale- nurda ise "Acz-mendi tarikinde dört şey lazımdır: Fakr-ı mutlak, acz-i mutlak, şevk-i mutlak, şükr-ü mutlak ey aziz!" şeklinde geçen esasları acıklar mısınız?