Gıybeti dinlemek de gıybet yapmak gibi haramdır. Nitekim Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:
Gıybeti dinleyen kimse, iki gıybetçiden biridir.1
Dolayısıyla kişi bulunduğu ortamda konuşulanlara olan rahatsızlığını ve sona erdirilmesini dili ile reddederse, o zaman kurtulur. Gıybet meclisinde bulunan, dili ile korkarsa, kalbi ile reddetmeli, gücü yeterse oradan ayrılmalı ve sözü değiştirmelidir. Bunları yapmazsa gıybete ortaktır. Şayet içinden dinlemeyi ciddî arzu ettiği hâlde yapmacık olarak dilinden "Konuşma" derse, bu nifak alâmetidir. İçinden gıybeti kerih görmedikçe günahtan kurtulamaz. Yalnız el, baş, kaş ve vücut hareketleri ile gıybeti reddetmeye kalkışmak kendini mesuliyetten kurtarmaz. Çünkü bu, gıybeti küçümsemektir. Lâyık olan, gıybetin ehemmiyetini belirtip onu açıkça men etmektir.2
Gıybetin bir çeşidi de, gıybet edenin hevesini arttırıp daha fazla konuşturmak maksadıyla, güya şaşkınlık izhar ederek ona doğru meyil göstermesidir. Bu sayede gıybet edeni, daha fazla konuşturmuş olur. Meselâ, yâhu şaşılacak şey, ben onu böyle bilmezdim, şimdiye kadar o zâtı hep iyi tanımışım, ben ondan bu işi hiç beklemezdim. Allah bizi şerrinden korusun, gibi konuşmalar yapar ki, bütün bunlar gıybet edeni ve yapılan gıybetleri tasdik ve teşviktir.3
İmam Gazzali, İhya-i Ulumu'd Din, terc. Ahmet Serdaroğlu, Bedir Yayınları, c.3, s. 327
İmam Gazzali, İhya-i Ulumu'd Din, terc. Ahmet Serdaroğlu, Bedir Yayınları, c.3, s. 328
İmam Gazzali, İhya-i Ulumu'd Din, terc. Ahmet Serdaroğlu, Bedir Yayınları, c.3, s. 328

