Hz. Muhammed (sav)

25.12.2015

5596

Allah'ı En İyi Tanıtan Ve Bildiren Peygamber Hangi Peygamberdir?

Bediüzzaman Hazretleri diyor ki: Rasûlullâh (sav) hakiki tanımayan Allah'ı tanıyamaz. Bu ifadesiyle ne demek istemiştir? Acaba diğer peygamberler Allah'ı layıkıyla tanıtamamış mı?

26.01.2016 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Bahsettiğiniz kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm, onun kalbinde o büyük elektrik lâmbasıdır. Eğer onu unutsa, el-iyâzü billâh kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez, belki hiçbir kemâlâtın yeri ruhunda kalamaz. Hatta Rabbini de tanımaz. Mâhiyetindeki bütün menziller ve latîfeler karanlığa düşer. Ve kalbinde müdhiş bir tahrîbât ve vahşet olur. Acaba bu tahrîbât ve vahşete mukābil hangi şeyi kazanıp ünsiyet edebilirsin? Hangi menfaati bulup o tahrîbâtın zararını onunla ta‘mîr edersin? Halbuki ecnebîler o ikinci saraya benzerler ki, Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm’ın nûrunu kalblerinden çıkarsalar da, kendilerince bazı nûrlar kalabilir. Veya kalabilir zannederler. Onların ma‘nevî kemâlât-ı ahlâkiyelerine medâr olacak, Hazret-i Musa ve Îsâ Aleyhimesselâm gibi peygamberlere bir nevi‘ îmânları ve Hâliklarına bir çeşit i‘tikādları kalabilir.1

Öncelikle metinde “Rasûlullâh (sav) hakiki tanımayan Allah’ı tanıyamaz” ifadesi lafız olarak geçmemektedir. Şu şeklide geçmektedir: "Eğer onu unutsa, el-iyâzü billâh kalbinden onu çıkarsa, hiçbir peygamberi daha kabul edemez." Bu ise diğer Peygamberlerin Allah’ı tanıtamadığı anlamına gelmez. Burada anlatılmak istenen şey şudur: Son peygamber olan Sevgili Peygamberimiz (sav), Allah’ı tanıma konusunda en kâmil ve en kuşatıcı oluşudur. Diğer Peygamberler kendi ümmetlerine ve kendi zamanlarına göre Allah’ı elbette tanıtmışlardır. Hz. Musa (as) ve Hz. İsa (as) bunun açık örnekleridir. Ancak İslâm’a muhatap olan bir insan için, Allah’ı tanımanın anahtarı artık Peygamber Efendimizdir (sav). Çünkü onun getirdiği vahiy, önceki bütün peygamberlerin mesajını tamamlayan ve düzenleyen son rehberdir.

Peki neden insan O'nu (sav) tanıdıktan sonra başka hiç bir dini veya peygamberi kabul edemez? Çünkü diğer peygamberlerin tanıtması, kendi dönemleri için doğru ve yeterliydi fakat Kur’ân geldikten sonra Allah’ı tanımada en kapsayıcı, en net ve en açıklayıcı rehber Peygamber Efendimiz (sav) olmuştur. Allah'ı bütün isim ve sıfatlarıyla bize bildirmiş ve Allah'ı bize en kuşatıcı bir şekilde tanıtan Kur'ân ona indirilmiştir. Bu yüzden O'nu (sav) devre dışı bırakarak Allah’ı tanımaya çalışmak, güneşin ışığı varken, lamba ile yetinmeye benzemektedir.

Bu duruma bir örnek verecek olursak; Bir öğretmen, ilkokul seviyesinde bir öğrenciye okuma yazma öğretir, bu bilgi doğrudur ama sınırlıdır. Üniversite seviyesine gelmiş bir öğrenci için artık o bilgiler yeterli olmaz, daha ileri ve kapsamlı bir ders gerekir. Üniversite eğitimi almış birisinin ise üniversiteyi bırakıp ilkokul, ortaokul veya lise eğitimine tekrar geri dönmesi, ilerlemişken geriye gitmek olur. Aynı şekilde, Sevgili Peygamberimizin (sav) getirdiği en son ve en kuşatıcı yol ortadayken, onu devre dışı bırakıp önceki yollarda nur aramaya çalışmak pek mümkün değildir. Güneş dururken, lambada nur aramak insanı eksik bir aydınlıkla yetinmeye mecbur eder.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Sözler, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 153.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız