Arama sonuçları: 556 sonuç bulundu.

Bir zaman kalbime geldi, niçin Muhyiddin-i Arabî gibi hârika zâtlar sahabelere yetişemiyorlar? Sonra namaz içinde سُبْحَانَ رَبِّىَ الْاَعْلٰى derken, şu kelimenin manası inkişaf etti. Tam manasıyla değil, fakat bir parça hakikatı göründü. Kalben dedim: Keşke bir tek namaza bu kelime gibi muvaffak olsaydım, bir sene ibadetten daha iyi idi. (27.Sözün zeyli 2.sebeb) Keşke bir tek namaza bu kelime g...
"Eskiden vatanımda ve sair memleketlerde gördüğüm o cins sarı çiçekleri derhatır ettirdi. Şöyle bir mânâ kalbe geldi ki: Bu çiçek kimin turrası ise, kimin sikkesi ise ve kimin mührü ise ve kimin nakşı ise, elbette bütün zemin yüzündeki o nevi çiçekler Onun mühürleridir, sikkeleridir."  Yukarıdaki bir bahisteki mesele kafamı karıştırıyor. Mesele Ankaradaki nakışlı bir çiçek Amerikada gözüküyorsa, ...
"Gafletten neş'et eden dalâlet, pek garip ve aciptir. Mukareneti, illiyete kalb eder. İki şey arasında bir mukarenet olursa, yani daima beraber vücuda gelirlerse, birisinin ötekisine illet gösterilmesi o dalâletin şe'nindendir. Halbuki, devamlı mukarenet, illiyete delil olamaz."(Mesnevi-i Nuriye, katre, Osmn. 66) Burada üstad(ra) mukarenetin illiyete delil olamayacağını anlatırken bir de ayrı ola...
Kuranla, dinle alay edilen yerde bulunursak onlara kalben katılmıyor olsak bile küfre mi gireriz? Veya ne yapmamız lazım?
2. Lem'a'da Eyyub (as)'ın  yaralarından doğan kurtların diline ve kalbine ilişmesi neticesinde yaptığı duadan bahsedilmektedir. Fakat tefsirlerde kurtların kalbe ve dile ulaşması sebebi ile dua ettiği şeklinde bir ifade bulamadım. Acaba üstad bunu nereye dayandırıyor? İkinci bir sorum da şu: Hz Eyyub (as)'ın maddi yaralarından doğan kurtların diline ve kalbine ilişmesi ile ubudiyetine halel nasıl ...
Gençlik Rehberi'nde, "(Kabir) Âhireti tasdik eden, fakat sefahet ve dalâlette gidenlere, bir haps-i ebedî ve bütün dostlarından bir tecrid içinde bir haps-i münferid, yalnız başına bir hapis kapısıdır. Öyle gördüğü ve îtikad ettiği ve inandığı gibi hareket etmediği için öyle muamele görecek." diyor. Bu anlatılan durum kabir için mi geçerli, yoksa bütün ahiret için mi geçereli? Ahirette olsa, -Kalb...
Üstadımız hediye kabul etmezmiş. Peki biz Risale-i Nur talebeleri bu noktada nasıl hareket etmeliyiz? Bizim kabul etmemizde ihlasımıza bir zarar var mı? İhlas Risalesinde kalben muntazır kalmamak şartıyla sanki kabul edilebileceğini söylüyor. Buna rağmen kabul etmemiz tebliğ vazifemizin istikameti açısından nasıl olur?
Hücumatı Sittede birinci desise olan hubbu cah kısmında üstad 'hakiki olmayan bazı biçare dostlarımı o suretle çekdiler manen onları tehlikeye attılar. Haşiye o biçareler kalbimiz üstad ile beraberdir fikriyle kendilerini tehlikesiz zan ettiler....' diye giden kısımdaki hadise hakkında detay verebilir misiniz? Bunlar üstadın etrafındaki talebelerden mi oluşuyormuş, şahıslar belli midir, bu olay ne...
"Mü’minler mabeyninde husumet ve adavet bir seyyiedir. O seyyie içinde kalb, ve ruhu sıkıntılarla boğacak bir azab-ı vicdanîyi, âlîcenap ruhlara hissettirir." Namaz kılmayan veya fasık olan birisi de ettiği adaveti ruhunda hissedebilir mi?
Son bir senedir kalbimde Allah'a ve dinime karşı huşusuzluk var. O kadar anlatılan şeylere rağmen bu sıkıntıdan kurtulamıyorum. Bunların şeytandan ve nefisten olduğunu biliyorum. Allah'ın izniyle yardımcı olmanızı bekliyorum.