Makaleler

Haccın Hikmetleri Haccın, kişinin hem kendi şahsına, hem İslâm dünyasına bakan pek çok önemli faydaları ve hikmetleri vardır. Hac, kişinin küçük ve büyük günahlarının bağışlanmasını, kalbinin günah kirlerinden temizlenmesini sağlar. Usulüne uygun olarak yapılan haccın kul hakkı hariç, bütün günahların affedilmesine vesile olacağına dair Peygamber Efendimiz (sav)’in şu müjdesi ne  güzeldir: “Kim hac ibadetini yerine getirir, boş söz konuşmaz ve Allah’a itaatten dışarı çıkmazsa anasından yeni doğmuş gibi geri dö
Hiç Ölmeyecekmiş Gibi Dünya İçin, Yarın Ölecekmiş Gibi Ahiret İçin Çalışmak Bazı kimselerin uydurma zannettikleri, fakat aslı hadis kaynaklarında bulunan, “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalış.” hadisini nasıl anlamalıyız diye suallerle karşılaşıyoruz. Bu hadis, gerek dünya için olsun, gerek ahiret için olsun, yapılacak her işin ciddiyetle ele alınması gerektiğine işaret etmektedir. Yarın ölecek olan insan, bütün dünyevi işlerini unutur ve samimi ve ciddi bir şekilde ahiretine yönelir. Hiç ölmeyecek olan insan da, yapacağı işlerin
Üç Aylar ve Gafletten Kurtuluş Cenâb-ı Allah, Tebâreke Sûresi 2. âyetinde “Hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yarattı.” buyurduğu üzere insanın bu dünyaya gönderilişinden gaye imtihan olmaktır. Kim hayırlı işlerle, güzel bir ömür sürerse imtihanı kazanacak ve ebedî tükenmez bir saadete kavuşacaktır. Kim de nefis ve şeytana uyarak gaflete dalıp şerli işler yaparsa imtihanı kaybedecek ve cezasını da görecektir. Bu imtihanı kaybetmek veya kazanmak meselesi her şeyin üzerinde en büyük bi
Ramazan-ı Şerif, Kur'ân Ayı ve Oruç Ramazan ayı, adeta on bir ayın sultanı hükmünde olan; en kıymetli, en faziletli, en çok sevap kazandıran ve âhirete manevî mahsuller yetiştirmek için en bereketli bir zamandır.   O kadar münbit bir zemindir ki her bir iyilik ve haseneye ya da her bir Kur’ân harfine sair vakitlerde on sevap yazılırken Ramazan’ın gündüz ve gecelerinde en az bire bin sevap verilmekte, hususen Kadir Gecesi olan yirmi yedinci gecesinde bire otuz bine kadar çıkmaktadır. Kadir Gecesinin bin aydan yani 83 seneden daha
Dünya Tarihinin En Büyük İnsanı Hz. Muhammed (sav) Bu yazımızda sizlerle gayr-i müslim bir batılı yazarın, Peygamber Efendimiz (sav) hakkındaki tesbitlerini paylaşacağız. Üstad Bediüzzaman der ki; “Fazilet odur ki, düşmanları dahi tasdik etsin.” İşte bu zat da bir gayr-i müslim olduğu halde, sırf insafla bakınca, sevgili Peygamberimiz’in (sav) faziletini çok açık bir şekilde görmüş ve kitabında herkesin anlayabileceği açıklıkta göstermiştir. “Dünya Tarihine yön veren en etkin yüz” adındaki kitabında, Hz. Muhammed’e (asm) ilk sırayı vererek çok
Risale-i Nur Talebesi Olmanın Şartları Risale-i Nur Talebesi kimdir? Üstad Risale-i Nur Talebesi’ni nasıl tarif eder ve onlarda aradığı şartlar nelerdir? Bediüzzaman Hazretleri bu suallerin cevablarını çeşitli risale ve mektublarında vermiştir. Bunları üç ana başlık altında toplayabiliriz:   1. Risale-i Nur’u neşretmeyi en büyük vazifesi bilmek: Hazret-i Üstad bu şartı şöyle açıklar: “Talebeliğin hâssası ve şartı şudur ki: Sözler'i (Risaleleri) kendi malı ve te'lifi gibi hissedip sahib çıksın ve en mühim vazife-i hayatiyesini,
Üstad Bediüzzaman'ın Halefi Bediüzzaman Hazretleri’nin kendinden sonra yerine bıraktığı vekili, en önde gelen bir talebesi olan Ahmed Hüsrev Efendi’dir. Bunu sözlü olarak, talebelerine mükerreren bildirdiği gibi, yazdığı risalelerde de buna işaret eden muhtelif beyanları vardır. Ayrıca Hz. Üstad’ın Risale-i Nur’da geçen pek çok ifadeleri, Hüsrev Efendi’nin bu makama liyakatini göstermektedir. Bu çok mühim meseleyi dört ana başlık altında inceleyerek bunun Nur hizmetinin en parlak en açık hakikatlerin
Risaleler Niçin El Yazısıyla Neşredildi? Bediüzzaman Hazretleri’nin Isparta’ya sürgün edildikten sonra, telif ettiği ilk eseri, Haşir Risalesi olmuştu. Bu risaleyi, 1928 yılında İstanbul’a göndererek henüz harf inkılabı yapılmadığı için İslam harfleriyle tab ettirdi. Lakin aynı yılın Kasım ayında harf inkılâbı olmuş, Kur’an harfleri kaldırılıp Latin harflerine geçilmiştir. Buna bağlı olarak eski harfle kitap basmak da yasaklanmıştır. Haşir Risalesi’ni, bastırarak matbaayı kullanan Bediüzzaman Hazretleri, inkılabdan sonra ise, artık L
Bediüzzaman ve Kur'an Harfleri Bediüzzaman Hazretleri, Kur’an harflerinin okunup yazılmasına büyük ehemmiyet vermiş ve Risale-i Nur talebelerini, Kur’an harflerine hizmet etmeye tekrar tekrar teşvik etmiştir. ‘Risale-i Nur’un bir vazifesi de bid’ate karşı huruf ve hatt-ı Kur’anı muhafaza etmektir’ diyerek bu vazifenin ehemmiyetine dikkat çekmiştir. Burada dikkat edilmesi gereken mühim bir nokta şudur: Hazret-i Üstad Kur’an harflerine, yalnız Kur’an okumak ve yazmak için  ehemmiyet vermiş değildir. Bununla birl
Tevâfuk Mûcizesi Tevâfuk, iki şeyin birbirine denk ve uygun gelmesi demektir. Kur’ân’daki tevâfuk denilince, başta Allah ve Rab isimleri olmak üzerek aynı kökten gelen kelimelerinin alt alta, karşı karşıya veya sayfalar arasında sırt sırta gelerek güzel ve manidar şekilde diziler oluşturması anlaşılır. Tüm Kur’ân’da bulunan 2806 aded Allah lafzı ve 846 aded Rab lafzı ile aynı kökten gelen kelimeler bütün sayfalarda çok kesretli bir şekilde tevâfuk ediyorlar. Bu meseleyi etraflı bir şekilde ve Üstad Bedîü