Makaleler

Vuslata yürüyüş miraç Sene hüzün yılı diye adlandırılan bi’setin onuncu yılını biraz geçmiş. Bu isimle adlandırılmasının sebebi, Kâinatın Efendisi’ni üzen birçok hadise o zaman olmuş; oğulları Kasım ve Abdullah vefat etmiş, kendisini yetim ve öksüz kalmasından o yana himaye eden amcası vefat etmiş, yaşadığı her zorluğu onunla paylaşan hanımı Hz. Hatice (r.a.) da vefat etmişti. İşte bu sıkıntılı günlerin ardından bir gün, Recep ayının yirmi yedisi; vakit gece yarısı…Kabe-i muazzama’nın Hatim kısmında kırık bir gönül,
İbadet Hakkında Üç Mühim Soru İbadet Edemeyenler Neden Edemiyor?Allah'ın insanı yaratmakdaki muradı, kendisine kulluk etmesidir. Fakat bu, Allah'ın muradı olduğu gibi, insanın kendi isteğiyle ibadet etmesi de Allah'ın muradıdır. Yani insanlar, melekler gibi seçme şansı olmaksızın ibadet edecek bir yaratılışta yaratılmamışlardır. Bu şekilde ibadet için melekler yeterlidir.İnsanın meleklerden farklılığı ve üstünlüğü, ibadeti, kendi tercihiyle, nefis ve şeytana galib gelerek gerçekleştirmesidir. Nefis ve şeytana galib gelerek i
Üç Aylar ve Gafletten Kurtuluş Cenâb-ı Allah, Tebâreke Sûresi 2. âyetinde “Hanginiz amelce daha güzeldir diye sizi imtihan etmek için ölümü ve hayatı yarattı.” buyurduğu üzere insanın bu dünyaya gönderilişinden gaye imtihan olmaktır. Kim hayırlı işlerle, güzel bir ömür sürerse imtihanı kazanacak ve ebedî tükenmez bir saadete kavuşacaktır. Kim de nefis ve şeytana uyarak gaflete dalıp şerli işler yaparsa imtihanı kaybedecek ve cezasını da görecektir.  Bu imtihanı kaybetmek veya kazanmak meselesi her şeyin üzerinde en büyük bir
Allah'ın Seçtiği Aylar Kalbi hüşyar olanların manevî iklimlere seyahat edecekleri mevsimlerdir üç aylar…  Ruhların manevî iflas ve kaybedişlerle sancı çekmesine bedel Allah’ın kullarına şefkati, ihsanı, fırsatı ve manevî kâr zamanıdır bu seçilmiş aylar…  Hoş gel, dolu gel, kârlarla, müjdelerle, duâlarla gel Âlem-i İslam’a ey şuhûr-u selase!  Regaibinde, ihsanlara, ikramlara uğrayalım…  Miraç’ında, ulvi hislerle ruhlarımız terakki etsin,   Beraat’ında, kudsî senelik mukadderat çekirdeğimiz, hayırlı meyvelerle ekilsin,
Hoşgeldin Ey Rahmet Mevsimi! Seksen küsur sene bir ömr-ü ma’nevîyi sizlere kazandıracak olan şuhûr-u selâse-i mübârekeyi ve bilhassa bu geceki Leyle-i Regâib'i tebrik ediyoruz.  (Kastamonu Lâhikası, 96)   Bu şuhûr-u selâse, seksen küsur sene bir ömrü kazandırıyor. Elbette sizler gibi mücahidler, onu kazanmaya çalışacaksınız.  Cenâb-ı Hak her bir gecesini sizin hakkınızda Leyle-i Mi’rac ve Leyle-i Berat ve Leyle-i Kadir kadar kıymetdar eylesin, âmîn.  (Kastamonu Lâhikası, 55)Cenâb-ı Hakk’a hudutsuz şükürler olsun ki bizlere
Nefsimizi nasıl terbiye edeceğiz? Bazı  dostlarımız –bilhassa gençler- “Nefsimizi nasıl terbiye edeceğiz?” sorusunu çoklukla soruyorlar. Burada hem kendi nefsimi terbiye etmek için, hem de soru soranlara faydalı olmak için bazı noktalar üzerinde duralım.Peygamberimiz düşmanla yapılan cihadı “küçük cihad”, nefisle yapılan cihadı “büyük cihad” olarak tarif eder. İsmail Hakkı  Bursevi, nefis için “7 başlı ejder” ifadesini kullanır. Elbette, bir ejderha ile savaşmak kolay değildir.Küçük cihadla büyük cihad, pek çok yönlerden birbirl
İman-ı Tahkîkî'nin Kazanılması Tahkîkî iman, araştırmalara ve elde edilen sağlam delillere ikna olmaya dayanan kuvvetli ve sarsılmaz bir inanç demektir. Tahkîkî imanı elde etmek için; 1- Tahkiki imana ne kadar ihtiyacımız olduğunu iyice anlamak, yani dünya ve ahret saadetimiz için bunun ne kadar elzem olduğunu bilmek lazımdır. 2- Ölümü çokça düşünmek ve son nefeste imansız gitmekten kurtuluşun tek garantisinin iman-ı tahkiki sahibi olmak olduğunu bilmek gerekir. Bu mevzuyu Üstad Bediüzzaman Hazretleri şöyle anlatır:
Kâinatın Allah’ın Varlığını İspatı Allahın varlığını yarattığı eserlerinden yola çıkarak ispatlayabiliriz. Varlığının en büyük delili yarattığı bütün kâinat ve içindeki her şeydir. Ortada öyle büyük bir sanat vardır ki onun sanatkârı olan Allah’ın varlığını görmemek için âdeta kör olmak gerekir. Bir tek düzgün harf bile onu bir yazan olmadan veya bir iğne dahi bir usta olmadan ortaya çıkmadığı hâlde şu muhteşem kâinat sarayı nasıl kendiliğinden ortaya çıkabilir? Bütün kâinat ve içindeki âlemler ve bu alemlerde ortaya çık
Kur’an’ın Meydan Okumasındaki Sekiz Mertebe Kur’an pek çok ayetleriyle inanmayanları muaraza etmeye, yani onun bir benzerini getirmeye davet etmektedir. Üstad Bediüzzaman Hz. Kur’an’ın bu daveti sekiz mertebe olarak ortaya koyduğunu mealen şöyle anlatır: 1. Yüksek edebiyatıyla,  gaybden verdiği haberleriyle, ihtivâ ettiği ilimlerle, ve yüksek hakikatleriyle berâber, Kur’ân’ın tam mislini ve benzerini, ümmî bir şahıstan getiriniz! 2. Eğer böylece benzerini getirmeye gücünüz yetmiyor ise, uydurma şeylerden olsun yalnız belâğat ve
Barla'daki muvaffakiyetin sırrı: ihlâs Anadolu’nun en ıssız, en ücra yerlerinden bir yer… Dağların arasında mahrumiyet, kimsesizlik ve gurbet diyarlarından bir diyardı Barla!Fakat 1926 senesinde Isparta’nın bu tenha beldesinde bir tarih yazılmaya başlandı. Şubat ayı sonlarında karayolu olmayan bu köye, sandalla sürgün olarak bir zat getiriliyordu. Ve tarihte görülmemiş bir zulüm ve tecâvüzatın hüküm sürdüğü bir zamanda, bir köyden bir şahıs, dünyaya hükmeden zalimlerin planlarını boşa çıkaracaktı. İşte bu zat, Hazreti Peygamberin var