İslam fıkhında zina, aralarında meşru bir nikâh veya nikâh şüphesi bulunmayan mükellef bir erkek ile kadının, kendi rızalarıyla cinsel birleşmede (cinsi münasebet) bulunmasıdır. Zina, birey ve toplum ahlakını, neslin korunmasını ve aile kurumunu tehdit ettiği için dinin temel esaslarına aykırı en ağır haramlardan ve büyük günahlardan (kebâir) biri kabul edilmiştir. Hakiki manada zinanın vuku bulması ve şer'i cezanın (had) uygulanabilmesi için cinsel birleşme şarttır; bu şart gerçekleşmediğinde yapılan eylem hakiki zina sayılmaz.
Zina, hakiki (asli) zina ve mecazi (fıkhen haram kabul edilen öncüller) zina olmak üzere kısımlara ve mertebelere ayrılır. Hakiki zina, organların cinsel birleşmesiyken; mecazi zina, diğer organlar ve zihin vasıtasıyla işlenen günahlardır. Hadis-i şerifte bildirildiği üzere gözün zinası harama bakmak, kulağın zinası fuhuş ve haram sözleri dinlemek, dilin zinası haram konuşmak, elin zinası harama dokunmak, ayağın zinası ise harama yürümektir. Düşünce ve kalbin zinası ise kişinin zihninde haramı arzulaması ve buna heves etmesidir. Mertebe bakımından en alt kademe zihinsel ve duyusal meyiller iken, dokunma ve sarılma gibi fiziki temaslar üst mertebeleri, fiili cinsel birleşme ise en tepe noktayı (hakiki zina) oluşturmaktadır.
Tüm zina türleri ve öncülleri haram olmakla birlikte, hepsinin günah derecesi, dini ve hukuki sorumluluğu aynı değildir. Hakiki zina, dünyada şer'i had cezasını ve ahirette en ağır vebali gerektiren en büyük günahtır. Göz, el, kulak zinası veya zihinsel meyiller gibi mecazi zina türleri ise asli zinanın haram kılınmış öncülleridir. Bunlarda dünyevi had cezası uygulanmaz, duruma göre fıkhen tazir cezası verilip tevbe ve istiğfar edilmesi gerekir. Ancak bu öncüller insanı adım adım hakiki zinaya sürükleme riski taşıdığı için dinen haram sayılmıştır.1
Fiziksel temas olmasa dahi evlilik dışı flört ve sevgililik ilişkisi; mahremiyet ölçülerinin ihlali, harama bakma, konuşma ve baş başa kalma (halvet) yönleriyle haram kapsamındadır. Hz. Peygamber (sav), aralarında mahremiyet bulunmayan bir erkek ile kadının yalnız kalmasını (halvet) yasaklamış ve üçüncülerinin şeytan olacağını şöyle ifade etmiştir:
Bir adam kendisine helal olmayan bir kadınla başbaşa kalmasın. Zira üçüncüleri şeytan olur. 2
Dolayısıyla temas gerçekleşmese bile duygusal ve sözlü yakınlaşmalar göz, kulak ve dil zinası/öncülleri sayılır. Kişiyi harama yaklaştırdığı için İslam fıkhında kesinlikle caiz görülmeyip haram kabul edilir.
NÛR SURESİNİN ÜÇÜNCÜ AYETİNE GÖRE ZİNA EDENLERİN EVLİLİKLERİNİN HÜKMÜ
EVLİ CARİYE KADINLARIN ZİNA CEZASININ AZ OLMASININ HİKMETİ / NİSÂ, 25
HALVET NEDİR? NAMAHREM (YABANCI) OLAN KİŞİNİN ARABASINA BİNMEK UYGUN MUDUR?
ERGENLİK ÇAĞINDAKİ ERKEK ÇOCUĞA MAHREMİYET VE CİNSİYET EĞİTİMİ NASIL VERİLMELİDİR?
YENGE, ENİŞTE, KUZEN VE BENZERİ AKRABALARLA MAHREMİYET ÖLÇÜSÜ NEDİR?
Vehbe Zuhayli, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, Risale Yay., İstanbul 1990, c. 7, s. 331-334.
Buhârî, Nikâh 111, Cihâd 140.

