"Yaratılanı severim Yaradan’dan ötürü" sözü, Anadolu’nun büyük mutasavvıf şairlerinden Yunus Emre’ye nispet edilen meşhur bir ifadedir. Her ne kadar bu sözün geçtiği şiire dair kesin bir kaynak gösterilemese de, asırlardır Yunus Emre’nin Allah sevgisini ve yaratılmışlara karşı merhamet anlayışını özetleyen bir söz olarak kabul edilmiştir.1
Bu sözden anlamamız gereken kısaca şudur: Bir varlığı sadece kendi menfaatimiz veya hoşumuza gittiği için değil, onu Allah yarattığı için sever ve ona saygı duyarız. Çünkü Allah’ın yarattığı her şey, O’nun kudretinin ve sanatının bir eseridir. Dinimizde yere düşen bir nimetin kaldırılıp öpülerek yüksek bir yere konulması da bu anlayışın bir yansımasıdır. Ekmek veya başka bir nimet sadece maddi değeri olduğu için değil, Allah’ın ihsanı olduğu ve ortaya çıkmasında İlâhî takdirle birlikte birçok emek bulunduğu için hürmete layıktır. Aynı şekilde insanlara, hayvanlara, bitkilere ve bütün yaratılanlara karşı da saygılı davranmak gerekir. Elbette sevmek her davranışı tasvip etmek anlamına gelmez ancak yaratılan her şeye Allah’ın eseri nazarıyla bakmak, onları hor görmemek ve varlıklarına hürmet etmek “yaratılanı Yaradan’dan ötürü sevmek” anlayışının özünü oluşturur. Bu bakış açısı, insanı hem Allah’a daha fazla muhabbet etmeye hem de bütün kâinata karşı daha merhametli ve saygılı davranmaya sevk etmektedir.

