RİSALE-İ NUR

03.01.2010

5472

Risale-i Nur'u şerh ve izah etmede izin ve ölçü nedir?

Risale-i Nur'u sözlü ve yazılı anlamda şerh ve izah etmek hangi esaslara dayanmalıdır? Şerh ve izah dışında kalan şeyleri tarif edebilir misiniz?

06.01.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

Risâle-i Nur'ların şerh ve izah edilme meselesinde delil yine kendisidir. Yâni Bediüzzaman Hazretlerine dayanmaktadır. Kendisi bu meseleyi talebelerine aşağıdaki cümlelerle izah etmektedir:

Hâlbuki bilmecbûriye bunu haber veriyorum ki, bu dürûs-u Kur’âniyenin dâiresi içinde olanlar, allâme ve müctehidler de olsalar, vazîfeleri ulûm-u îmâniye cihetinde yalnız yazılan şu Sözler’in şerhleri ve îzâhlarıdır veya tanzîmleridir.1

Bu paragrafta iki husus dikkatimizi çekmektedir. Birincisi; Üstad risalelerinin şerh ve izahlarının yapılmasına müsaade etmektedir. İkinci husus ise, Risale-i Nur dairesinde bulunanların, ilimleri ne kadar fazla ve yüksek de olsalar, şahsî ilimlerini hiç karıştırmadan vakitlerini yalnızca Risale-i Nur'a sarf etmeleri gereğidir. Yani Risale-i Nurların anlatılmasına ve anlaşılmasına çalışmalıdırlar.

Yine Mektûbat adlı eserinde, 12. Mektubun ilk paragrafında talebelerine ilmî münazarada usûl dersi verirken: "... Yalnız kader ve cüz’-i ihtiyârîye âit Yirmi Altıncı Söz hâtırıma gelmemişti. Size söylememiştim. Ona da bakınız. Fakat gazete gibi okumayınız." buyurarak, Risale-i Nur'ların anlaşılarak mütalaa edilmesi gerektiğine dikkatimizi çekmektedir.

Son olarak Hz. Üstad'ın şu cümlelerine de dikkatinizi çekmek isteriz:

Fakat yirmi sene evvelki Türkçe ile şimdiki Türkçe’nin farklı olduğundan, yeni Türkçe için bazı kelimât-ı Arabiyede tasarruf edildi. Siz de öyle yapabilirsiniz. Risâle-i Nûr yirmi sene evvelki Türkçe ile konuşur. O zamanı görmeyen gençlere teshîlât olmak için bazı ta‘birâtı değiştirirseniz, iyi olur.2

Yukarıdaki cümlelere dayanarak şunu da belirtmek isteriz ki Risale-i Nur medreselerinde insanlarımıza ve özellikle gençlere yapılan derslerde, konuya dair yapılan izahlar ve daha iyi anlaşılması için yapılan örneklendirmeler Hz. Üstadın bu iznine binâendir.

Bununla beraber, Risale-i Nur’u ya da başka bir ilmî eseri şerh ya da izah ederken dikkat edilecek hususlardan bazıları şunlardır:
1- Yapılan izahların Kur’an ve sünnete, ehl-i sünnet düsturlarına muhalif olmaması.
2- Risale-i Nur’un diğer bahislerine ters düşmemesi. Çünkü bazı meselelerin pek çok yönü olmakta, bu yönlerden yalnız biri esas alınarak yapılan izahlar hatalı olabilmektedir.
3- Elimizdeki sayfada geçen ağır kelimelerin, âyet ve hadislerin, Arabî ve Fârisî ibarelerin izahı yapılmalıdır.
4- İslam ilimlerine ya da fen bilimlerine dair ıstılah ve tabirler, o ilimlerin aslî kaynaklarına dayanarak izah edilmelidir.
5- Okuduğumuz cümle veya cümlelerin kastettiği manalar anlaşılır bir dille özetlenmelidir.
6- Cümleler ve paragraflar arasındaki mana bağlantıları izah edilmelidir.
7- Tarihî meseleler hakkında kısa malumat verilmelidir.
8- Bahsi geçen meselenin risalenin telif dönemi ile alakası varsa, bu alaka izah edilmelidir.
9- İzah yaparken sadet haricine çıkılmamalıdır. Dersin izahı sadedinde, yeri geldikçe âyet ve hadis meallerine, tarihî kıssalara, büyük zatların sözlerine müracaat etmek; bazı derin hakikatlerin anlaşılabilmesi için misaller getirmek, dersin daha iyi anlaşılmasına, dikkatlerin canlı kalmasına ve cemaatin bilgilenmesine vesile olabilir. Yalnız burada da bunların mevzu ile alakasının kuvvetli olmasına ve dersin önüne geçecek miktarda çok olmamasına dikkat etmek lazımdır.
10- Dersin izahında asıl maksat, o risaledeki hakikatlere tercüman olabilmektir. Eğer izahları fazla uzatırsak ve daldan dala atlarsak tercümanlık maksadını aşmış oluruz. Yani orada konuşan Risale-i Nur değil, bizim kendi malumatımız olur. Belki bazen kendi malumatımızla bir derleme sunmak ihtiyacı da olabilir. Fakat her ders böyle olursa, biz ders adı altında bilmeden risalelerle cemaat arasına girmiş ve perde olmuş oluruz. Risalelere hizmet etmek değil, âdeta risaleleri kendi vaazımıza hizmet ettirmiş oluruz. Bunun da ihlâslı bir hâl olmadığı malumdur.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s.312

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s.192


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız