Bu mânaya yakın şöyle bir hadis bulunmaktadır:
Kişi, kardeşleriyle çok olur. 1
Müslümanların birlik beraberliği, kardeşliği ve birbirlerine muhabbeti ile ilgili pek çok âyet ve hadis vardır. Bunlardan bir kısmını başlıklar hâlinde aşağıya alıyoruz.
Mü’minlerin Kardeşliği: Kur’ân’ın Açık Hükmü
Mü’minler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki size merhamet edilsin.2
İslamiyet’te kardeşlik bir tercih değil, iman bağının neticesidir. Bu âyet, mü’minler arasındaki bağın ırk, menfaat, zümre veya mizaca dayalı değil; doğrudan imana dayalı olduğunu bildirir. Bu kardeşlik, muhabbeti ve tesânüdü (dayanışmayı) farz derecesinde gerekli kılan bir esastır.
Hem kardeşliğin korunması “ıslah” vazifesini gerektirir. Âyet, kırgınlık, ihtilâf ve ayrılığı gidermeyi mü’minin vazifesi yapar.
Allah’ın İpine Sarılmak ve Bölünmekten Kaçınmak
Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı sarılın; tefrikaya (ayrılığa) düşmeyin.3
Birlik ve beraberlik, Kur’ân’ın emridir. Bu emir, mü’minlerin aynı istikamette toplanmasını ve ayrılık sebeplerini büyütmemesini ister. Kardeşliğin zemini ise “Allah’ın ipi”, yani Kur’ân ve İslam’dır. Kardeşliğin temeli şahıslar, liderlik tartışmaları veya dünyevî bağlar değil; Kur’ân ve imandır. Bu da Risale-i Nur hizmetinde kardeşliğin “hakikat merkezli” olmasını gerekli kılar.
Yardımlaşmanın Ölçüsü: İyilik ve Takvâ
...İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın.4
İslam’a hizmette esas, hayırda yardımlaşmaktır. Bu âyet, mü’minin mü’minle omuz omuza hayra koşmasını emreder. Kardeşlik, günah ve düşmanlıkta değil; takvâda birleşmektir. Aynı âyet, yanlış bir dayanışmayı da yasaklar: Günah ve düşmanlıkta yardımlaşmak kardeşlik değil; tefrika, ayrılık ve zulümdür.
Sünnet-i Seniyye’de Kardeşliğin Ana Prensipleri
Müslüman, Müslümanın kardeşidir; ona zulmetmez, onu (düşmana) teslim etmez.5
Bu hadis, kardeşliğin en alt sınırını çizer: Haksızlık etmemek, zayıf anında yalnız bırakmamak, onu hedef hâline getirmemek.
Sizden biriniz, kendisi için sevdiğini (mü’min) kardeşi için de sevmedikçe iman etmiş olmaz.6
İmanın kemâli için kişi sevdiği şeyi din kardeşi için de sevmeli ve istemelidir. Bu hadis, kardeşliğin yalnız nezaket ile değil, imanın kemâliyle ilgili bir düstur da olduğunu gösterir.
Mü’minin mü’mine karşı hâli, birbirini kenetleyen bina gibidir.7
Bina gibi kenetlenmek örneği, İslam’a hizmette dayanışmanın; birbirini tamamlamak, boşluk bırakmamak ve yükü paylaşmak olduğunu ders verir.
Mü’minler, birbirlerini sevmekte, birbirlerine merhamet etmekte ve birbirlerine şefkat göstermekte bir beden gibidir. Ondan bir uzuv rahatsız olunca, diğer uzuvlar da uykusuzluk ve ateşle ona iştirak eder.8
Bu hadis, bir mü’minin derdiyle dertlenmeyi, ihtiyacına uzak kalmamayı, sevinciyle sevinmeyi kardeşliğin ölçüsü yapar.
6) Risale-i Nur Hizmetinde Kardeşlik Nasıldır?
1) Kardeşliği Sağlamanın Temel Şartı "İhlâs"
Risale-i Nur hizmetinde kardeşlik; şahıs, makam ve rekabet etrafında değil, hakikat merkezli Kur’ân hizmetinde uhuvvet (kardeşlik) ve ihlâs ile omuz omuza vermekle olur. Hizmette maksat, isimlerin parlaması değil; hakikatin ortaya çıkması ve ihlâsın muhafazasıdır. Bu iman ve Kur’ân hizmeti büyük ve mühim olduğundan çok mâni‘ ve hücumlarla karşılaşılır; bunlara karşı dayanılacak en sağlam kuvvet ihlâstır, yani Allah rızasını elde etmeye çalışmaktır. İhlâsı zedeleyen sebeplerden şiddetle sakınmak gerekir. Nefse güvenilmez; bu hizmette birinci düstur, amelde rızâ-yı İlâhîyi yani Allah'ın rızasını esas maksat yapmaktır.
Bu sebeple kardeşliği tesis etmenin en mühim metodu, kişisel başarıyı hedef almak yerine Allah rızasını merkeze koymaktır. Merkeze Allah rızası konulduğunda, kardeşlik bağını zedeleyen rekabet damarı söner; hizmette hedef “benim muvaffakiyetim”e değil, “Kur’ân hizmetinin ve kardeşlerin muvaffakiyeti”ne döner. Böylece aynı gaye etrafında birlikte netice almak ön plana çıkar ve kardeşlik bağı kuvvetlenir. 9
2) Enâniyeti (benliği) Kırmak ve Rekabeti Söndürmek
Hizmette “ben yaptım, ben söyleyeyim” hissi ihlâsı zedeler. Bunun için kendi nefsini geri plana çekmek, dava kardeşini öne almak; hayrı kendi eliyle olmasa bile kardeşinin eliyle olmasını sevmek esastır. Kardeşleri tenkîd ederek kusur aramak, üstünlük taslamak ve kıskançlık damarını harekete geçirmek kardeşlik bağına zarar verir. Rekabeti doğuran övülmek, şöhret ve makam arzusu gibi hisleri kırmak da kardeşliği muhafaza eden temel bir ölçüdür. 10
3) Tefânî ve “Fenâ Fil’ihvânı” Merkeze Koymak
Kardeşinin yetenek ve başarılarını kıskanmak yerine, kendi yeteneği ve başarısı bilerek sevinmek “tefânî” (kardeşini kendine tercih) düsturunun bir neticesidir. Kardeşlerin faziletlerini kendi şahsında varmış gibi düşünerek onların şerefleriyle sevinmek kardeşliği kuvvetlendirir. Bu mânâ, bu meslekte “fenâ fil’ihvân” tabiriyle de ifade edilir: Kendi nefsânî hislerini geri plana alıp kardeşlerinin güzel hasletleriyle fikren yaşamaktır. 11
7) Sonuç
Mü’minlerin kardeşliği; Kur’ân’ın açık hükmü, ayrılığı ve bölünmeyi yasaklayan birlik emri ve hayırda yardımlaşma düsturu ile sabittir. Sünnet-i Seniyye bu kardeşliği; zulmü terk etmek, başkası için de istemek, bina gibi kenetlenmek ve bir beden gibi hassasiyet göstermekle ortaya koyar. Risale-i Nur hizmetinde kardeşlik ise ihlâsı koruyan, enâniyeti (benliği) ezen, rekabeti söndüren “tefânî” (kardeşini kendine tercih) ve tesânüd (dayanışma) çizgisinde yaşanır.
Suyuti, Câmiu's-Sağîr, 9189.
Hucurât, 49/10.
Âl-i İmrân, 3/103.
Mâide, 5/2.
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58; Ebû Dâvûd, Edeb, 38/60; Tirmizî, Hudûd, 3, Birr, 19; İbni Mâce, Mukaddime, 17.
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71-72.
Buhârî, Salât, 88, Mezâlim 5; Müslim, Birr, 65.
Buharî, Edeb, 27; Müslim, Birr, 66.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 166.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 166-167.
Bediüzzaman Said Nursi, Lem’alar, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 169-170.

