Bağış Yap

RİSALE-İ NUR

7684

Osmanlıca Risale-i Nurlarda Çizgiler ve Kırmızı Yazılar Neden Kullanılmıştır? Bediüzzaman Hazretlerinin Görüşü ve Osmanlı Yazı Geleneği

Sesli Dinle

Yapay zeka ile seslendirilmiştir

Osmanlıca Risale-i Nurlar'da cümlelerin üzerine çekilen kısa çizgilerin önemi nedir? Bediüzzaman Hazretleri'nin kendisi mi emretmiş? Bu çizgiler ve kırmızı renkli yazılar Osmanlı zamanında da kullanılıyor muydu?

08.09.2026 tarihinde soru cevabı güncellenmiştir.

Cevap

Bu çizgilerin Risale-i Nur nüshalarında hangi sebeple, hangi ölçüye göre ve bütün nüshalarda (kopyalarda) nasıl kullanıldığı konusunda Bediüzzaman Hazretleri'nin ayrıntılı bir açıklaması bulunmamaktadır. Bununla beraber, gerek Üstad Bediüzzaman'ın bu konudaki bazı ifadelerinden gerekse Osmanlıca Risale-i Nur nüshalarının incelenmesinden birtakım sonuçlara ulaşmak mümkündür.

Risalelere bakıldığında çizgilerin özellikle paragraf ve bölüm başlangıçlarında, kırmızı mürekkeple yazılan konu başlıklarında, ayetlerde ve metin içerisinde dikkat çekilmek istenen bazı önemli kelime ve ifadelerin üzerinde kullanıldığı görülmektedir. Bu da çizgilerin esas olarak metni düzenlemek, önemli kısımları belirginleştirmek ve okuyucunun metni takip ederek anlamasını kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığını göstermektedir. Bediüzzaman Hazretleri'nin kendi ifadelerine baktığımızda ise bu değerlendirmeyi destekleyen açık işaretler bulunmaktadır. Bediüzzaman Hazretlerinin çizgiler konusundaki şu ifadesi önemlidir:

İşittim ki, Onuncu Söz’den sen kendi nüshanı pederinize göndermişsiniz. Ben ona mukābil bir nüshayı kardeşime hediye ediyorum. O nüshada, fehmi teshîl eder, çok yerlerinde çizgi çekilmiş. Onu Şeyh Mustafa, Hakkı Efendi, Hüseyin Efendi’ye veriniz ve daha sâir bildiğinize gösteriniz. Tâ onlar nüshalarını onun gibi yapsınlar.1

Burada "fehmi teshîl eder" ifadesi, çizgilerin söz konusu nüshada anlamayı kolaylaştırmak amacıyla kullanıldığını açıkça göstermektedir. Ayrıca mektubun devamında Bediüzzaman Hazretleri, çizgiler bulunan nüshayı başka kişilere göstermelerini ve onların da "nüshalarını onun gibi yapmalarını" istemektedir. Bu sebeple yazıların üstüne çizgi çekme uygulaması Bediüzzaman Hazretlerinin bildirdiği ve faydalı gördüğü bir uygulamadır.

Ayrıca eserlerin elle çoğaltıldığı dönemlerde müstensihler (kopyaları çoğaltan kişiler) ve talebeler de kendi nüshalarında bu tür işaretlemeler yapmışlardır. Neticede Bediüzzaman Hazretlerinin onayı ile bu uygulama eserlere yansımıştır. Başka bir mektupta çizgiler ile ilgili olarak şöyle denilmektedir:

Asâ-yı Mûsâ Mecmûası’nın başında, bu gelen ve çizgi ile işâret edilen fıkra yazılsa münâsibdir. İsteyen, bu mektûbun başındaki kısmını da beraber yazabilir.2

Burada da görüldüğü üzere Bediüzzaman Hazretleri, eser üzerinde önemli ve münasip gördüğü bir yeri çizgiyle işaretlemekte ve bu şekilde o bölümün özellikle dikkate alınmasını sağlamaktadır.

Ayrıca bu çizgilerin metnin görsel olarak daha rahat okunmasına ve anlaşılmasına da katkı sağlamaktadır. Osmanlıca metinlerde kelimelerin birbirine oldukça yakın ve sayfanın yoğun bir görünümde olması, uzun süreli okumalarda gözü yorabilmektedir. Çizgiler ise belirli bölümleri birbirinden ayırarak sayfanın yoğunluğunu azaltmakta, okuyucunun metni takip etmesini kolaylaştırmakta ve böylece okumaya bir rahatlık kazandırmaktadır. Bunun yanında çizgiler, estetik bir unsur olarak da sayfaya zinet ve zarafet katmaktadır. Tamamen düz ve yoğun bir yazı görünümünden ziyade, çizgiler sayfada bir ahenk meydana getirerek metnin daha düzenli ve estetik görünmesini sağlamaktadır.

Ancak burada önemli bir noktayı da belirtmek gerekir: Bu çizgilere, “İslam ordusunun veya manevi cihad ordusunun okları, mızrakları” gibi manevi ve sembolik anlamlar yüklemek doğru değildir. Çünkü Bediüzzaman Hazretleri'nin veya talebelerinin çizgilerin böyle bir manevi karşılığı olduğuna dair açık bir beyanı bulunmamaktadır. Bu sebeple çizgilerin hikmeti olarak; önemli yerleri belirginleştirme, okumayı ve anlamayı kolaylaştırma, sayfaya düzen, zinet ve zarafet kazandırma gibi görülebilen ve metinlerden desteklenebilen yönleri ön plana çıkmaktadır.

Osmanlı'da Bu Kullanım Var mıydı?

Risale-i Nur'un Osmanlıca nüshalarında görülen kırmızı yazı ve çizgi kullanımının, Osmanlı dönemindeki kitap ve yazma eser geleneği içerisinde bir karşılığı vardır. Öncelikle kırmızı mürekkebin başlıkları ve metnin bazı bölümlerini belirginleştirmek için kullanılması Osmanlı kitap kültüründe yaygın bir uygulamaydı. Osmanlı dönemi yazma eserleri üzerine yapılan araştırmalarda normal metnin çoğunlukla siyah mürekkeple, başlıkların ise kırmızı ve kırmızının farklı tonlarındaki mürekkeplerle yazıldığı bilinmektedir.3 Ayrıca yazma eser örneklerinde başlıkların yanında ayet ve hadislerin de kırmızı mürekkeple yazıldığı görülmektedir. Örneğin Süleymaniye Kütüphanesi'ndeki bir yazma hakkında yapılan akademik incelemede, "başlıklar, ayet ve hadisler kırmızı mürekkeple yazılmıştır" bilgisi açıkça yer almaktadır.4 Dolayısıyla Risale-i Nur nüshalarında konu başlıklarının ve bazı önemli bölümlerin kırmızı yazılması, dönemin kitap yazım geleneğiyle uyumlu bir uygulamadır.

Metinlerin veya önemli kısımların çizgiyle belirginleştirilmesi de İslam yazma eser geleneğinde daha eski bir uygulamaya sahiptir. Yazma eserlerde okuyucunun metni takip etmesini kolaylaştırmak için farklı renkler, işaretler, cetveller ve çeşitli ayırıcı unsurlar kullanılmıştır. Nitekim eski Kur'an yazmalarında ayet sonlarını belirleyen kırmızı işaretler ve metni bölümlere ayıran çeşitli işaretleme yöntemleri görülmektedir. Daha sonraki Osmanlı mushaflarında da sure başlıkları ve bölüm işaretlerinde farklı renk ve süsleme teknikleri kullanılmıştır.5 Dolayısıyla Risale-i Nur'daki çizgiler, Osmanlı ve İslam kitap geleneğinde de kullanılan bir işaretleme biçimidir.

"Osmanlıcada kelimelerin üstü çizilir, Latin harfli yazıda ise altı çizilir" şeklindeki ifade, Osmanlıca eserlerde hep üstü çizilir gibi değişmez bir kuralı ifade etmemektedir. Osmanlıca yazıda kelimenin üst tarafında işaretleme yapılması, Arap harflerinin yazı düzeni ve geleneksel kitap tertibiyle yakından ilişkilidir. Risale-i Nur nüshalarındaki uygulama da bu geleneksel yazı anlayışıyla birlikte değerlendirilmelidir. Fakat Osmanlı matbu eserlerinde vurgu yalnızca üst çizgiyle yapılmaz. Parantez, farklı mürekkep, başlık düzeni ve başka yöntemler de kullanılmıştır. Nitekim Osmanlıca matbu metinlerde vurgulanmak istenen kelimelerin parantez içine alınması gibi uygulamalar da sıkça görülmektedir.

Sonuç olarak, Osmanlıca Risale-i Nur nüshalarında görülen kelime, cümle ve bölümlerin üzerindeki çizgiler hakkında Bediüzzaman Hazretleri'nin kendi ifadeleri, bu çizgilerin okumayı ve anlamayı kolaylaştırmak ve önemli görülen yerleri öne çıkarmak amacıyla kullanıldığını bilinmektedir. Nitekim "fehmi teshîl eder, çok yerlerinde çizgi çekilmiş" ifadesi bunu açıkça göstermektedir. Ayrıca "çizgi ile işaret edilen fıkra" ifadesi de önemli gördüğü bir bölümü çizgiyle belirginleştirdiğini göstermektedir. Bu bağlamda Risale-i Nur'un çeşitli nüshalarında konu başlıkları, ayetler, paragraf başlangıçları ve bazı önemli kelimelerin çizgi veya kırmızı mürekkeple öne çıkarılmıştır. Ayrıca bu çizgiler metne okumada bir kolaylık ve zerafette katmaktadır.

Bunun yanında kırmızı mürekkep ve metin içindeki çeşitli işaretlerle önemli bölümleri belirginleştirme, Osmanlı ve daha geniş İslam kitap geleneğinde daha önce de kullanılan bir yöntemdir. Dolayısıyla Risale-i Nurlarda görülen bu uygulama geleneksel bir yöntem olarak değerlendirilmektedir.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Barla Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, s. 332.

  2. Bediüzzaman Said Nursi, Emirdağ Lahikası, Hayrat Neşriyat, Isparta 2020, c.1, s. 398.

  3. Bahattin Yaman, "Osmanlı Kitap Sanatlarında La‟lî Mürekkep Yapımı", Süleyman Demirel Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2012, say. 28, s. 130-131.

  4. Muhammed İbrahim Yıldırım, "Yazma Eserler Kütüphanelerinde Yanlışlıkla İdris-i Bitlis’nin Adına Kayıtlı Bulunan Eserler ve Bunların Mahiyeti", Yozgat Bozok Üniversitesi, s. 133-134.

  5. Abdullah Taha Orhan, "Abdurrahim Karahisârî’nin Tasavvufî Görüşleri ve Münyetü’l-Ebrâr ve Gunyetü’l-Ahyâr İsimli Eseri (Metin ve İnceleme)", Marmara Üniversitesi, Doktora Tezi, 2019, s. 106.

Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Kanallarımız

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun.

Yorumlar (2)

Osmanlıca Risale-i Nur'u okurken üzeri çizgili kelimelere vurgu ve hafif bir duraksama yapılarak okunduğunda mananın daha güzel anlaşıldığını bizzat tatbik ederek yaşadım...

29.06.2010

Kanaatimizce, Risalelerdeki çizgiler; 1- Fikrin dağılmasını engellemek içindir. Takib edilirse, fikir dağılmadan konu kavranmış olur. 2-Üstü çizili kelimelerin önce kendilerini, sonra sağında ve solunda bulunan kelimelerle veya takip eden cümlelerle bağlantılarını düşünmek suretiyle manalar inkşaf eder, açılır.

09.04.2010

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız