RİSALE-İ NUR

02.06.2009

3963

Meslek ve Meşreplerde İttihad Neden Caiz Değildir?

Bediüzzaman Hazretleri'nin "Maksadda ittihad lazımdır. Meslekler ve meşreblerde ittihad mümkün olmadığı gibi, caiz de değildir" sözünü nasıl anlamak gerekir?

24.04.2010 tarihinde cevaplandı.

Cevap

İlgili kısım Risale-i Nur'da şöyle geçmektedir:

Ey dînî cerîdeler! Maksadımız, dînî cemâatler maksadda ittihâd etmelidirler. Mesâlikte ve meşreblerde ittihâd mümkün olmadığı gibi, câiz de değildir. Zîrâ taklîd yolunu açar. Ve Neme lâzım, başkası düşünsün sözünü de söylettirir. 1

İnsanlar yaratılış olarak farklı mizaçlara, anlayışlara ve kabiliyetlere sahiptir. Her insanın olaylara bakışı, anlayış tarzı ve öncelikleri farklı olabilir. Bu farklılıklar yaratılışa ait zenginliklerdir ve yok sayılması mümkün değildir. Üstelik bu farklılıklar eksiklik değil, aksine bir rahmettir. Herkesin aynı meslekte ve aynı tarzda olması, yaşamın ve eğitim tarzlarının daralmasına sebep olur. Zaten insanları tek bir anlayışa zorlamak hem adaletsiz hem de zararlı olur. Çünkü sadece bir yolun mutlak doğru kabul edip diğerlerini dışlamak, Müslümanlar arasındaki kardeşlik ruhunu zedeler ve ayrılıklara yol açar. Oysa İslâm’da asıl olan, hak olan farklı yol ve eğitim tarzlarının birbirini tamamlamasıdır; birbirini yok etmesi değildir

Bu söz aynı zamanda ihtilaf ile muhalefet arasındaki farkı da öğretir. Bir yere varmak noktasında yollar faklı olabilir, fakat bu bir düşmanlık sebebi değildir. Maksat bir olduktan sonra, farklı yollardan gitmek normaldir ve hatta gereklidir.

İslamiyet içinde ortaya çıkmış ve istikamet üzere devam eden mezhepler, tarikatlar, cemiyetler ayrı gibi gözükse de hepsinin gayesi Allah'a kul olmak ve Onu razı etmektir. Yol başka olsa da varılmak istenen yer aynıdır. Herkesin yolu da bir olsa idi bu sefer taklitçilik ortaya girerdi, taklid ise bir toplumun gelişimini engelleyen bir haldir.
Sonuç olarak bu değerlendirme İslâm’da birlik anlayışının tek tipçilik olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. İnsanların mizaç, anlayış ve kabiliyet bakımından farklı yaratılması, hayatın ve değerlerin zenginleşmesine vesile olur. Önemli olan herkesin aynı yolu tercih etmesi değil; Allah rızası gibi ortak bir hedefte buluşabilmesidir. Farklı düşünceler ve yöntemler, hakikat adına olduğu sürece bir çatışma değil, birbirini tamamlayan ve destekleyen yollardır. Bu bakış açısı, Müslümanlar arasındaki kardeşliği güçlendirir ve gereksiz tartışmaların önüne geçer. Böylece İslâm toplumunda hem birlik korunur hem de farklılıklar bir rahmet olarak değerlendirilmiş olur.

Kaynakçalar
  1. Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, Hayrat Neşriyat, Isparta 2016, c. 1, s. 115.


Paylaş

Facebook'ta paylaş

Whatsapp'da paylaş

Hesaplarımıza abone olun sorularımızdan ilk siz haberdar olun

Yorumlar (0)

Yorumunuz

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız